YABANCILAR NEDEN DÜŞÜK KUR İSTİYOR?

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD )’nün 30 üyesi var. Bu otuz üyenin çoğu Avrupa’da bulunan ülkelerdir. Ayrıca ABD , Kanada ve Japonya da üyedir.

OECD raporunda , Türkiye için “Değerli YTL ile yaşamayı öğrenin… yapısal Reformlar ve mali disiplini sürdürün” diye tavsiyede bulunuyor. Türkçe’de bu gibi tavsiyelere uygun atasözleri var… Birisi “Bekâra karı boşamak kolaydır”… Bir diğeri “Uzaktan davulun sesi hoş gelir”…

Türkiye’nin cari açığı bu sene 50 milyar dolardan fazla olacak… Bu açığın büyük kısmını OECD ülkelerine karşı veriyoruz… Bu ne demektir ? Biz bu ülkelerle yapmış olduğumuz ekonomik ilişkiler sonucu döviz kaybediyoruz… Bu ülkeler kazanıyor.

Cari açık bir kader mi?

Neden biz dış açık veriyoruz? 1980íli yıllara kadar dış açık vermemizin nedeni , teknolojide geri kalmışlıktan ileri geliyordu. O zamanlar Türkiye teknoloji üretmiyordu.. Ar- Ge yapmıyordu. Bunun için teknoloji ithal ediyordu. Teknik olarak üretemediği parçaları ithal ediyor, Türkiye de montajını yapıyordu.

Bu gün durum değişti. Bu günde sanayi üretiminin yüzde 70íi ithal aramalına dayanıyor. Türkiye iplik üretirken, şimdi ithal ediyor.. Hayvancılık ülkesi olmasına rağmen , deri ithal ediyor. Pamuk ihraç eden ülke iken, pamuk ithal eden ülke olduk. Bunun nedeni YTL’nin değerli olması ve kurun düşük olmasıdır.

Uygulanmakta olan dalgalı kur politikası, kur dengesini sağlamıyor. Çünkü içeride faiz oranı yüzde 20 , dışarıda yüzde 5ítir. Bunun için Türkiye’ye kısa vadeli sermaye giriyor. Giren sıcak para , fırsatçı sermaye , özel sektörün dış borçlanması , cari açıktan fazla olduğu için , döviz arzı artıyor. Kur baskı altında kalıyor. Değerli YTL yani düşük kur nedeniyle ithal edilen mal ve hizmetler içeride üretilen mal ve hizmetlerden daha ucuza geliyor. İş adamı içerideki iplik fabrikasını kapatıyor. İthalat yapıyor. Bu yolla işçi derdinden de kurtulmuş oluyor.

İthalata bağımlı ekonomi

Sonuçta üretimin yapısı değişti.. İthalata dayalı bir üretim yapısı oluştu. Türkiye bu yapıdan kurtulmazsa cari açığın altında kalır. Kurtulması için bir geçiş dönemi içinde aşırı değerli YTL’den kurtulması gerekir. Kur artarsa özel sektörün toplam 172 milyar dolar tutan dış borcunun maliyeti de artar. Bu nedenle bir geçiş dönemi içinde diyorum. Eğer kur artarsa, Türkiye bu cari açıktan kurtulur. Üretimi dışa bağımlı olmaktan kurtulur. Ancak OECD ülkeleri de senede 50 milyar dolar döviz kazancından mahrum olur. Siz olsanız , yılda 50 milyar dolar döviz kazancını kaybetmek istermisiniz ?

Bunun içindir ki OECD ülkeleri, değerli YTL ile yaşamayı öğütlüyor.
Bunun içindir ki, ABD ve diğer sanayileşmiş ülkeler kendilerin yılda 50 milyar dolar kazandıran AKP ve Tayyip Erdoğan’ı istiyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir