TÜRKİYE DE NEDEN YATIRIM YAPILMIYOR?

Küresel Ekonomi, sürekli sermaye hareketleri, balonlar ve krizler üstüne kurulu bir günübirlik bir ekonomik düşünce platforma oturdu. Tasarruf- yatırım gibi asıl sorunlar tartışılmıyor.

 

Türkiye de siyasi partiler de iç tasarrufları ve yatırımları artırıp, işsizliğe çözüm getirmek, bu yolla refahı artırmak yerine, millete poşet ve para dağıtma yarışına girdi.

 

 

Her ülke bütçeden yoksula yardım yapar… Burada mesele finansman meselesi olarak dar bir çerçevede tartışılıyor. Oysaki asıl sorun şudur:  ‘’maddi yardım eğer asgari ücrete yakın veya onun üstünde olursa, herkes yoksul kalmaya aday olur. İş olsa da çalışmak istemez.‘’

 

Oysaki, bu yardımlar yerine, bölgelere ve şehirlere devlet yatırım yapsa, bu yatırımlarda herkese iş çıkar. İşsizlik azalır. Yoksul ise devlete el açmak yerine alın teriyle yoksulluktan kurtulur.

 

Yani Çin atasözü olarak, siyasi partiler yoksula balık dağıtmak yerine balık tutmasını öğretmelidir.

 

Aslında devlet, göç veren illerde, o yöreye hakim imkanları kullanarak, örneğin Oltu’da oltu taşı, örneğin Tunceli de doğal su, örneğin Ardahan’ da bal üretimi alanında yatırım yapabilir. Bu yatırımlarda çalışanlar da ücretlerinin beşte birini her ay devlete ödeyerek, bu yatırımlara ortak olabilirler. Uzun zaman içinde bu yatırımlar halka geçmiş olur.

 

Bu konular siyasi liderlerin aklına gelmiyor mu? Yoksa halkı anlamaz mı sanıyorlar ki Türkiye’nin geleceğini tartışmak yerine attan, merdivenden düştün gibi düşük siyasi bilinç düzeyinde tartışıyorlar.

 

Türkiye de hükümet yol dışında üretim için altyapı yapmıyor… Özel sektör de, mevcut politikalar ve şartlar elvermediği için yapmıyor.

 

Aşağıdaki tabloda DPT’ den alınan tasarruf oranları yer alıyor. 2002 yılında Türkiye de özel tasarruf oranı, yani özel tasarrufların Gayri Safi Yurt içi Hasılaya (GSYH) oranı yüzde 25.3 iken, 2010 da yüzde 11.8’e geriledi. Toplam tasarruf oranı ise aynı yıllar için, yüzde 19.1’ den yüzde 11’e geriledi.

 

ÖZEL VE KAMU TASARRUFLARININ GSMH’ YA ORANI

YILLAR

ÖZEL TASARRUF/GSMH

KAMU TASARRUF/GSMH

TOPLAM TASARRUF/GSMH

2002

25,3

-6,2

19,1

2003

24,6

-5,3

19,3

2004

21,6

-1,3

20,3

2005

14,2

4

18,2

2006

11,3

5,3

18,2

2007

13,1

2,4

16,6

2008

15,1

1,7

15,5

2009

14

-0,9

16,8

2010 (1)

11,8

0,8

11

2011 (2)

12,7

0,8

11,9

Kaynak: DPT

(1) Gerçekleşme Tahmini

(2) Program

 

Öte yandan mevcut tasarruflar da yatırımlara dönüşmüyor. 

 

Sıcak para, cari açık, istikrarsız sermaye piyasası ve bu sorunların getirdiği kırılganlık, yatırımları engelliyor.

 

Siyasi riskler, terör, yatırım güvenliğini olumsuz etkiliyor.

 

Bankalar, mevduat sahibine eksi reel faiz veriyor… Yatırım kredilerinden yüksek reel faiz alıyor.

 

Yatırım teşvikleri dağınık ve yetersizdir.

 

Bir yatırım için, en az 6 bakanlık ve belediyeler karışıyor. Ağır bürokrasi yatırım maliyetini artırıyor. Belediyelerden proje geçirmenin ne olduğunu da anlatmaya gerek yok.

 

Dünya Bankası, ‘’Doing Business Report, 2009‘’ a göre Türkiye Dünyada, Polonya’dan sonra iş yeri açma maliyeti en yüksek ikinci ülkedir.

 

Son olarak, sıcak para ve düşük kur, yatırımları köstekliyor, ithalatı teşvik ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir