RİSKLER SON KERTERE DAYANDI

Türkiye’de, piyasalar denilince, para ve sermaye piyasası anlaşılıyor… Mal piyasası, emek piyasası yok kabul ediliyor… Bunun nedeni küreselleşmenin de aynı yaklaşım içinde olması ve dengelerin finans sektörü lehine değişmesidir.

Bu değişme finans sektörünün balon yapmasına neden oldu.

Para ve sermaye piyasalarının hakimiyeti, aynı zamanda dünyada ve

Türkiye’de kırılganlığı artırdı.

Dünyada konjonktürün değişmesi yönünde beklentiler oluştu. Zira 6-7 senedir devam eden genişleme ve canlanmanın geçmişte olduğu gibi bugün de daralma getirmesi beklentisi yaygındır. Finans sektörünün balon yapması da bu beklentiyi artırıyor.

Türkiye’de para ve sermaye piyasasını birlikte değerlendirmek gerekir… Bu şartlarda Türkiye’de finans sektörünün GSMH’ya oranı sanayileşmiş ülkelere göre daha düşük bir düzeydedir… Ancak Türkiye’de para ve sermaye piyasalarını birlikte değerlendirmek gerekir… Sıcak para, dış borç, borsa endeksi, reel değerlere göre şişti.

Ekonomik krizin aşamaları

EKONOMİK krizler üç aşamalıdır:

1. Devalüasyon
2. Finans ve reel sektörde iflaslar.
3. Sosyal patlama.

 


1.Sıcak paranın AKP iktidarına olan güveni azalıyor.

AKP iktidarına sıcak para, şirket satın alan fırsatçı yabancı sermaye ve Arap sermayesi destek veriyor.

AKP’nin Gül’de direnmesi, halkın tepkisi ve askerin tavrı, sıcak paranın, AKP’ye olan güvenini sarstı. Gelecekte AKP’nin iktidar olamayacağını hesaplıyor. Sıcak para çıkışı hızlanabilir. Veya yeni sıcak para gelmez. Her iki durumda da kurlar artar.

Sıcak para çıkışındaki engeller

SICAK para çıkışının önünde üç engel var:

– Borsa’nın yüzde 70’i yabancılarındır… Sıcak para çıkışında kim kime satacaktır?

– Sıcak para çıkışında kur artışını önlemek için MB’nin döviz rezervi, 70 milyar dolar dolayındadır. Döviz pozisyon fazlası 21 milyar dolardır.

– Dalgalanmada faizler artıyor. Faizin hızlı artması Sıcak paranın reel getirisini artırıyor.

MB’nin döviz yükümlülüğü yaklaşık 50 milyar dolardır. Bunlar için MB faiz ödemektedir. Örneğin toplam 16 milyar dolar tutan Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesapları’na, yüzde 2.75 ile yüzde 4 arası faiz ödemektedir.

Bankaların mevduatına da faiz ödemektedir.

Üstelik bu dövizler MB atıl olarak durmaktadır.
Bu engeller sıcak para çıkışını yavaşlatabilir. Ancak AKP’ye olan güven azalması yeni sıcak para girişini engeller.


Cari açık sürdürülemez

2. KUR artışı kaçınılmazdır.

l Sıcak para girişi kesilirse, kurlar artar. MB kur artışını önlemek için, günlük döviz alım limitini 90 milyar dolardan 45 milyar dolara indirdi.

l Tasarruf sahibi, kur artışı yönünde bir beklenti içindedir. Örneğin son bir yıl içinde döviz tevdiat hesapları 20 milyar dolar kadar arttı. Bu daha çok ta halkın YTL’ye olan güvensizliği ve özellikle devalüasyon beklentisi nedeniyle oldu.
l Cari açık düşük kurun etkisi daha yüksektir. 2008 yılında bu açık 50 milyar dolara ulaşabilir. Durgunluk artarsa, 40 milyar dolarda kalabilir. Ne olursa olsun bu düzeyde cari açık sürdürülmez.

Bu şartlarda, 2001 gibi bir gecede ortaya çıkan bir kriz olma riski daha azdır. Şimdi ortaya çıkacak olan ve hatta kısmen yaşamakta olduğumuz kriz farklı ve daha derindir. Ekonomide daralma, üretimde düşme, özellikle KOBİ iflasları ile genişleyecek, işsizliğin daha da artacağı ve iki-üç sene devam etmesi olası bir durgunluk yaşanacaktır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir