MAASTRİCHT KRİTERLERİNİN NERESİNDEYİZ? (II)

Dün bu köşede,   enflasyon, devlet borçları, bütçe açığı, faiz oranları ve devalüasyon konusunda olan 5 maastricht kriterini açıkladık ve bunlardan enflasyon kriterini tahlil ettik… Kalan 4 kriter içinde, ikinci sırada devlet borçları yer almaktadır.

2) DEVLET BORÇLARI :

AB’de birçok ülkenin kamu borç stoku, yüzde almış  olan maksimumu oranın altında kalıyor… Yeni üyelerden Malta ve  Güney  Kıbrıs yüzde  70 oranıyla borç kriterini geçiyor

Türkiye’nin dış borç stoğunun  GSYİH’ya oranı brüt, yüzde 77.4 ve net yüzde 63.5’tir.

 

KAMU BORÇ STOKUNUN GSYİH’YA ORANI

                                                                      YÜZDE 

             Brüt Borç Stoku                               : 77.4

             Net Borç Stoku                                : 63.5


Aslında net borç stoku  kamunun nakit ihtiyacını gösterir… Bu nedenle uygulamada kriter olarak net borç stokunun alınmış olması gerçek yükü göstermiyor.

3) BÜTÇE AÇIĞI:

Bütçe açığının GSYİH’ya oranı en fazla yüzde 3 olmalıdır şartı Fransa gibi ülkelerde bile tutmuyor… On yeni üyede ortalama oran yüzde  eksi 4.7 ‘dir... Üstelik  Yeni üyeler içinde bu oranlar Çek cumhuriyetinde  eksi 12.6 ve Matlada eksi 9.6’dır.

 

BÜTÇE AÇIĞI / GSYİH

                                                                YÜZDE

              2004                                        :  – 7.1

              2005                                        :  – 6.1


Türkiye’de bütçe açığının GSYİH’ya oranı düşmektedir..Ancak halen maastricht kriterlerine yaklaşmış değildir. 2005 tahmini olan yüzde eksi 6.1 oranının, daha düşük seviyede  gerçekleşme olasılığı bulunmaktadır.

4) FAİZ ORANI

Avrupa da en iyi performans gösteren üç üye ülke ortalama faiz oranı tahminen yüzde 3 ‘tür.. Maastricht kriterine göre  Türkiye’de  nominal faiz oranı da bu ortalamanın en fazla yüzde 1.5 üstünde olmalıdır… Yani yüzde 4 ile 5 arasında olmalıdır… Oysaki 3 ekimden sonra bir-iki puan düşmesine rağmen, faiz oranı yüzde 14 dolayındadır.

5) DEVALÜASYON ŞARTI…

Son iki yılda üye ülkenin devalüasyon yapmamış olması şartına gelince… Türkiye’de tersine Türk Lirası bir kararla değil ve fakat  dolaylı yoldan, yani MB faizleri yüksek tutarak, revalüe edilmiştir… Yani dövizler karşısında aşırı değerli tutulmuştur.

Aslında dalgalı kur rejiminde, doğrudan kararla devalüsayon veya revalüasyon yoktur… On yeni ülke içinde bizden başkası da dalgalı kur rejimi uygulamıyor… Yeni üyelerde kur politikası ve kur rejimi şöyledir:

Güney Kıbrıs          :% 15 Bant içinde Euro’ya bağlı dalgalanma

Çek Cumhuriyeti   : Yönetimli Dalgalanma   

Estonya                   : Para Kurulu(Euro’ya Bağl)

Macaristan              :% 15 Bant içinde Euro’ya bağlı dalgalanma

Letonya                   :%1 Bant İçinde SDR’ye bağlı dalgalanma

Litvanya                : % 0 Dalgalanma ile Euro’ya bağlı Para

                                   Kurulu Hazırlığı

Malta                      : Döviz Kuru Sepetine Bağlı (EUR%70,GBP%

                                  20,USD%10)                                                  

Polonya                 : Serbest Dalgalı

Slovakya               : Yönetimli Dalgalanma

Slovenya               : Yönetimli Dalgalanma

Türkiye                  : Dalgalı Kur Rejimi

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir