KONUT KREDİLERİ İNŞAAT SEKTÖRÜNÜ ZORA SOKUYOR

Nisan sonuna kadar , konut kredi faizi yüzde 0.9 ve yüzde  1’e gerilemişti.. Faiz artışından sonra bankalar daha atik davrandılar .. Şimdi aylık faiz yüzde 2 dolayına çıktı.. Yani bir ayda ikiye katlandı.. Aylık yüzde 2 faiz, yıllık bileşik yüzde 27 faiz demektir.. Masrafları ve komisyonları da katarsak bu oran daha da yükselir.

Faizlerin artması yetmez.. Ayrıca vadeleri de kısaldı.. Bazı bankalar işi abarttılar .. Bir banka vadeyi bir yıla indirdi..

Bu şartlar altında banka kredisiyle konut almak işi zorlaştı.

Önceden alınmış konut  kredilerinde , sabit faiz şartı varsa , bankalar  faizi artıramıyacaklar.. Ancak  bu durumda da  , daha yüksek faizle mevduata toplayacakları için , zarar edeceklerdir.

Konut  satışlarının durması veya yavaşlaması , inşaat sektöründe daralmaya neden olur.. özellikle normal dairelerin , satışı düşer.

Türkiyede gelir dağılımı çok bozuk ve ikili ekonomik yapı olduğu için , lüks daireler , akıllı evler ve villa satışları gerilemez.. Başka bir ifade  ile villa alacaklar her zaman vardır.. Hele birde konut adına yabancı bir isim taktınızsa , örneğin my citi , life, my world gibi , hanımlar birbirine gösteriş yapmakta yarışacaklardır.

Türkçe isimler varken, konutlara yabancı isimler verilmesinin nedeni , toplumda ikili yapının olması , gösteriş yapacakların az buna karşılık  gösteriş yapılacak kitlenin geniş olmasıdır..

Bir inşaat gurubu yaptığı evlerin adını , semerkent konutları , taşkent evleri ve buhara konutları koymuş.. Ne güzel ..Eğer bu tercih göre konut alacakların taleplerine   yansırsa, herkes konutların adını aynı şekilde türkçe koyacaktır.
 
Konut kredi faizlerinin artması , inşaat şirketlerini ve TOKİ ile TOKİ’den ihale alanları da zora sokacaktır..

Gazeteci ve yönetici Erhan çayhan , bu durumu şu senıryo ile açıklıyor..

 

 TOKİ’nin açıklamalarına göre halen 500 dolayındaki TOKİ şantiyesinde 250.000 konutun inşaatı sürmektedir.

TOKİ’nin metropollerdeki arsalarını “gelir paylaşımı” veya “m2 birim fiyat” üzerinden ihale etmektedir.

TOKİ, rant getiren arsalarını bir baz satış fiyatı garanti edilerek gelir paylaşımı tarzında ihale etmiştir. Bu ihaleleri alan mütahitler piyasada proje üzerinden bitmemiş inşaatları halka satmayı sürdürmektedirler. TOKİ’nin birim m2 üzerinden yaptığı ihalelerde de mütahitler belli bir birim fiyattan inşaatı bitirmeyi taahhüt etmektedirler.

İnşaat sektöründeki bu canlanma ve büyüme, inşaat malzemeleri fiyatlarında 2005’in ilk çeyreğinden itibaren genel enflasyon trendinin üstünde artışlara yol açmıştır. Halen süren bu maliyet ve fiyat artışlarına genel enflasyon artışları da eklenince birim maliyetlerdeki artışların %50’e yaklaştığı iddaları ortaya atılmıştır.

Bu şartlar altında :

1. TOKİ mütahitlerinin bir kısmı aldıkları ihaleleri tamamlamakta zorlanacak ve bazı inşaatlar yarım    kalacaktır.
2. Bu inşaatlarından, proje üzerinden konut alanların bir çoğuna konut teslim edilemeyecektir.

3. Yarım kalan konutların büyük bir kısmı bankaların konut kredisi ile satıldığından kısa bir     süre sonra ülke gündemine yeni bir “konutzade-emlakzade” krizi gelbilir..

Bu nedenlerle , yalnızca faizlerle oynayarak , bu günkü istikrar sorununu çözemeyiz.. Reel sektörü de dikkate alacak yeni istikrar programı yapmalıyız.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir