IMF GÖRÜŞ VE REÇETELERİ ÇELİŞKİLİDİR

IMF Türkiye için , Enflasyon hedeflemesinin ve dalgalı kur sisteminin vazgeçilmez olduğunu söylüyor..

Aslında 2006 yılında enflasyon hedeflemesi uyguladı.. Ancak Hedeften yüzde 100 sapma olduğu için , ülke riski arttı.. Faizler düşmedi.

Enflasyon hedeflemesi :

Enflasyon hedeflemesine gitmek için bir ülkede şartlar uygun olmalıdır.. Enflasyon yapısal olarak tek Rakama inmelidir. Türkiye de döviz kurları çıpa olarak kullanıldı.. Düşük kur enflasyonu düşürdü.. Kur artınca enflasyonda artıyor.. Bu şartlarda enflasyon hedeflemesine gitmek doğru bir yol değil.

Dalgalı kur :

Dalgalı kur , baştan beri yanlıştı.. Dolarizasyonun olduğu , vadeli döviz işlemlerinin gelişmemiş olduğu , reel faizlerin çok yüksek olduğu bir ekonomide , dalgalı kur sistemi çalışmaz..

Sıcak para  yüksek reel faiz  ve spekülatif karların olduğu ülkelere , aynen köpek balığı gibi reflekse geçerek saldırır.. Döviz arzı artar.. Kur  piyasası oluşmaz ve düşük kalır.

Türkiye’de kur düşük kalınca, ithalat ucuzladı.. Aramalı , hammadde ve tüketim malı ithalatı arttı. İthalata dayalı   büyüme   ithalata bağımlı bir üretim yapısı oluştu.  Cari açık sürdürülemez boyuta ulaştı.

IMF yine bölgeler arası gelişmişlik farkının giderilmesi için , altyapı ve yetişmiş işgücünün özendirilmesi gerekir diyor.

Altyapı yatırımları :

Faiz dışı fazla uygulaması , köprü , yol  gibi fiziki altyapı yatırımlarını engelledi.. IMF ‘ nin şart koştuğu yüzde 6.5 oranında faiz dışı fazla tutturmak için , AKP Hükümeti en kolay yolu seçti.. Altyapı yatırımlarını daralttı..

 Aslında personel giderlerini fazla  kısamazdı.. zaten maaş ve ücretler düşüktü..  Cari harcamalar zaten yetersizdi.. Memurun telefonunu kıstı.. Bu defa işler hiç yürümedi.. Çiftçiye verilen desteği kıstı.. Ancak , sosyal güvenlik açıklarına daha çok kaynak aktarmak zorunda kaldı..

 Sonuçta , eğitim ve sağlık harcamaları gibi sosyal altyapı ve  köprü ve yol gibi fiziki altyapı yatırımlarını kıstı. Bunun içindir ki bu gün sağlık  ve eğitim sistemi bozuldu.. Bunun içindir ki bu gün trafik anarşisi doğdu.

Faiz dışı fazla iç borcuda azaltmadı.. İç borç stoku reel olarak arttı. 

Bizim gibi Ülkelerde , önce  belediyeler dahil tüm kamu kaynaklarını bir araya getirerek kamu bütçesi oluşturmak gerekir.. Sonra bu bütçeyi  meclis denetimi altına sokmak gerekir.. Sonra da faiz dışı fazla yerine , bütçe açığının en aza indirilmesi  şeklinde hedef şeçilmesi gerekir.. Aksi halde bütçe ile kamu kaynaklarının etkin dağılımını sağlamak imkanı yoktur.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir