İŞSİZLERİ GİZLEMEK NE KADAR MÜMKÜNDÜR

Milliyetin araştırmasına göre , işsizlik oranı yüzde 16.3 çıkıyor.. Buna karşılık TÜİK’( Türkiye İstatistik Kurumu ) en son Aralık 2006 ayı işsizlik oranını  yüzde 10.5 olarak açıkladı.

Hatta bir önceki yıl aralık ayında  işsizlik oran yüzde 11.2 iken bir yıl sonra 2006 yılında 10.5 ‘e gerilemiş..

Yaşananlar veya Milliyetin araştırmasında olduğu gibi  başka anketlerden çıkan sonuçlar birbirini  yakın olduğu halde , TÜİK ‘in rakamları bunlardan  çok farklı çıkıyor.

Bu kargaşaya üç soruda cevap arayabiliriz ?

·       Hangi işsizlik oranı doğrudur ?

·       İşsizlik oranı gerçekten düştü mü ?

·       İşsizliğin kalıcı çözümü nedir ?

1)Elbette ki yaşanan işsizlik oranı doğrudur.. TÜİK yaşanan işsizlik oranını değil , tarif edilen işsizlik oranını açıkladığı için işsizlik oranı düşük çıkıyor.

 

Örneğin, Aralık ayında ,TÜİK’in kabul ettiği işsiz sayısı 2 milyon 608’ bindir. Bu sayıyı 24 milyon  742 bin olan işgücüne oranlarsanız sonuç  yüzde 10.5 çıkar.

Aslında ise işsiz sayısı daha yüksektir.. Örneğin , TÜİK’ in ‘’iş aramayıp , işbaşı yapmaya hazır olanlar ‘’dediği 2 milyon 127 bin kişide işsizdir.. Bunlar iş aramadığı için işsiz sayılmıyor.. Yine TÜİK’in ‘’İş bulma ümidi olmayanlar ‘’ dedikleri 699 bin kişide işsizdir.. Bunlarda yıllarca iş aramış .. Bulamayınca umudu kaybolmuş ve mecburen iş aramaktan vazgeçmiş olan işsizlerdir.

Bu çerçevede TÜİK ‘in işsiz olarak gördüğü ve fakat işsiz saymadıklarının  toplamı ,5 milyon 434 bin oluyor.. Ve işsizlik oranı yüzde 19’a çıkıyor.. Milliyetin anketi bu orana daha yakındır.. 

2) İşsizliğin  çözümü için her şeyden önce işsizliğin gerçek boyutunu bilmek gerekir.. Neyi çözeceğimizi bilmezsek , kesin çözüm de bulamayız.. Örneğin IMF işsizlikle uğraşmaz.. Buna rağmen AKP hükümeti IMF’nin  önüne veri olarak yüzde 10 dolayında bir işsizlik oranı veriyor.. IMF’ de yüzde 6.5 faiz dışı fazla oranının diretiyor.

 3) Öte yandan , iktisat bilimi temelde üretim , bölüşüm ve istihdam olarak üç kısımdır.. İktisat Politikalarını bu  üç ayak arasında denge sağlayacak şekilde oluşturmak gerekir..

IMF ‘nin kitabında , bölüşüm ve istihdam yoktur.. Önceki gün açıklanan 2007 Türkiye  IV raporunda , istihdamın adı geçmiyor..

Kaldı ki , hem Stand- by düzenlemelerinde  hem de  halen uygulamada olan  Kemal Derviş’in ‘’Güçlü Ekonomiye geçiş Programında ‘’  İstihdam sorunu yok varsayılıyor..

AKP hükümeti bu programlar dışında bir program yapmadığı için ve bu gün politikaları IMF belirlediği veya onayladığı için , Bu hükümet istihdam sorununu çözemez.

Yine ,istihdam sorunu , marjinal çözümlerle , şimdi Odalar Birliğinin 25 milyar YTL olan işsizlik fonuyla ilgili önerileriyle olmaz. İktisatta mucize çözümler  yoktur..

Yapılması gereken yeni bir istikrar planı yaparak , üretim , bölüşüm ve istihdam ayağı olan politikalar uygulamaktır.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir