HAYAL EKEN HÜSRAN BİÇER

Ekonomiden sorumlu bakan, global ekonomide ortaya çıkan dalgalanma nedeniyle en risksiz ülkenin Türkiye olduğunu söylüyor… Ve Türkiye’nin en güvenli liman olduğunu ekliyor.

Keşke bu söyledikleri doğru olsa… Elbette ki bu doğru her vatandaşın sevineceği bir doğru olur. Ne var ki AKP iktidarıyla birlikte, hükümet üyeleri ve TÜİK gibi bazı bürokratik kurumlar gerçekleri değil, söylemek istediklerini söylüyorlar.

2002 yılından bu güne kadar AKP Hükümeti hep madalyonun bir yüzünü gösteren açıklamalar yaptı… Örneğin büyüme rakamlarını, kendinden önceki dönemlerle karşılaştırdı… Ancak dış ticaret açıklarını, cari açıkları, dış borçları, sıcak parayı hiç karşılaştırmadı. Madalyonun bir yüzünde büyüme var… Ancak diğer yüzünde saydığımız açıklar ve bu büyümeye karşı Türkiye’nin borçlanarak geleceğini bu günden tüketmesi var.

TÜİK sık sık büyüme oranlarını revize ediyor… O kadar ki bazen bu oranlar yüzde 100 dolayında değişebiliyor.

Büyüme tahminlerinde yüzde 5 dolayında sapma olması, olağan
karşılanmaktadır. Ancak yüzde 100 sapma olursa burada ya tahmini yapan TÜİK iş bilmiyor… Veya büyüme oranının büyük göstermek için hülle yapıyor. Muhtemeldir ki 2007 yılı 4. çeyreği içinde aynı hülleyi yapacaktır.


Ekonomik gerçekler saptırıldı

BU yanlış yolu Başbakan ve hükümet açtı. Başbakan ekonomiler için bir saatli bomba olan sıcak para girişini övdü. Yaratılan suni ortamı kullandı. Bugün faizi ve kuru sıcak para idare ediyor. Bu nedenle ekonomi aşırı kırılgan… Bugün düşük kur nedeniyle cari açık 37 milyar dolara yükseldi. AKP iktidarında toplam cari açığımız 120 milyar dolar oldu. Bu kan kaybını kısa vadede millet hissetmedi. Ancak şimdi maalesef, başta tekstil sektöründe olmak üzere düşük kurun getirdiği sorunlarla yaşamaya başladık.

Şimdi, TOBB, TÜSİAD, TİM, YASED gibi iş adamları, ihracat ve yabancı sermaye ile ilgili kuruluşlar, “Ekonomide önemli bozulma var… Küresel dalgalanmayı dikkate alın” diyor.

Ekonomiyle ilgili bakanlar ve AKP’li siyasiler buna karşılık, ekonominin küresel ve yerel şoklara direncini arttığını açıklıyorlar. Türkiye’nin Avrupa’da ve bölgesinde “siyasal istikrarı, mali disiplini sağlamış en güvenilir liman” olduğunu ilave ediyorlar.

Gerçekler nedir?

GLOBAL dalgalanma, bu defa bölgesel değil, tam globaldir. ABD ekonomisindeki sorunlar, durgunluk riski, mortgage krizi, tüm dünyayı etkiledi.

Avrupa Birliği de büyüme tahminlerini düşürdü.

ABD’de FED faizleri yüzde 3 indirdi. Ancak bu çözüm değil. Çünkü 2007’de ABD’de tüketici fiyatları artış oranı yüzde 4.1 oldu. Bu sene enflasyonun daha yüksek olması bekleniyor.

Asıl sorun da burada ortaya çıkıyor. Çünkü eksi faiz de bir dengesizliktir.
Bu dalgalanmadan hiçbir ülkenin güvenli liman olarak kurtulması mümkün değil.

Mamafih, yaşamakta olduğumuz dalgalanma sırasında İMKB dünyada en fazla düşen borsaların ilk sıralarında geliyor. Demek ki bizim ekonomideki kırılganlık daha yüksektir. Ayrıca bazı rating kuruluşları Türkiye’nin rating notunu düşürmeye hazırlanıyorlar.

Türkiye’de, özel sektörün 150 milyar dolara ulaşan dış borcu, yüz milyar dolar dolayındaki sıcak para, ekonomide risklerin daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Ekonomiyi yönetenlerin akıllı davranıp, milleti kandırmaya uğraşmaktan vazgeçmeleri ve ne gibi önlemler alacaklarını açıklamaları gerekir.


Ekonomik gerçekler saptırıldı

BU yanlış yolu Başbakan ve hükümet açtı. Başbakan ekonomiler için bir saatli bomba olan sıcak para girişini övdü. Yaratılan suni ortamı kullandı. Bugün faizi ve kuru sıcak para idare ediyor. Bu nedenle ekonomi aşırı kırılgan… Bugün düşük kur nedeniyle cari açık 37 milyar dolara yükseldi. AKP iktidarında toplam cari açığımız 120 milyar dolar oldu. Bu kan kaybını kısa vadede millet hissetmedi. Ancak şimdi maalesef, başta tekstil sektöründe olmak üzere düşük kurun getirdiği sorunlarla yaşamaya başladık.

Şimdi, TOBB, TÜSİAD, TİM, YASED gibi iş adamları, ihracat ve yabancı sermaye ile ilgili kuruluşlar, “Ekonomide önemli bozulma var… Küresel dalgalanmayı dikkate alın” diyor.

Ekonomiyle ilgili bakanlar ve AKP’li siyasiler buna karşılık, ekonominin küresel ve yerel şoklara direncini arttığını açıklıyorlar. Türkiye’nin Avrupa’da ve bölgesinde “siyasal istikrarı, mali disiplini sağlamış en güvenilir liman” olduğunu ilave ediyorlar.

Gerçekler nedir?

GLOBAL dalgalanma, bu defa bölgesel değil, tam globaldir. ABD ekonomisindeki sorunlar, durgunluk riski, mortgage krizi, tüm dünyayı etkiledi.

Avrupa Birliği de büyüme tahminlerini düşürdü.

ABD’de FED faizleri yüzde 3 indirdi. Ancak bu çözüm değil. Çünkü 2007’de ABD’de tüketici fiyatları artış oranı yüzde 4.1 oldu. Bu sene enflasyonun daha yüksek olması bekleniyor.

Asıl sorun da burada ortaya çıkıyor. Çünkü eksi faiz de bir dengesizliktir.
Bu dalgalanmadan hiçbir ülkenin güvenli liman olarak kurtulması mümkün değil.

Mamafih, yaşamakta olduğumuz dalgalanma sırasında İMKB dünyada en fazla düşen borsaların ilk sıralarında geliyor. Demek ki bizim ekonomideki kırılganlık daha yüksektir. Ayrıca bazı rating kuruluşları Türkiye’nin rating notunu düşürmeye hazırlanıyorlar.

Türkiye’de, özel sektörün 150 milyar dolara ulaşan dış borcu, yüz milyar dolar dolayındaki sıcak para, ekonomide risklerin daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Ekonomiyi yönetenlerin akıllı davranıp, milleti kandırmaya uğraşmaktan vazgeçmeleri ve ne gibi önlemler alacaklarını açıklamaları gerekir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir