HALKIN GÜVENİ KALMADI

Siyasi ve ekonomik gidişat halkın moralini bozdu. Türkiye İstatistik Kurumunun hazırladığı Tüketici ve üretici güven endeksleri, 100 sınırının epeyce altına düştü. Bu endekslerde 100 güven sınırını gösteriyor. 100 altı güvensizliği gösteriyor. O kadar ki, Tüketici güven endeksi 58.5 olarak dibe vurdu. Diğer reel sektör güven endekslerinin tamamı da güven sınırının altına indi. 

Ayrıca tüketici, ekonomik durumun kötüleşeceğini, işsizliğin artacağını, tasarruf ortamının kötüleştiğini söylüyor ve maddi durumunda iyileşme beklemiyor.

  

 

Reel sektörde, hizmet sektörü ve perakende ticaret sektöründe geçen sene Eylül ayında 100 üstü olan endeksler, bu sene aynı ayda yüzün altına indi. İnşaat sektöründe de geçen seneye göre düşme oldu. (Aşağıdaki tablo )  

Kaynak: TÜİK  

TÜİK dışında yapılan özel araştırmalarda da, halkın beklentileri maalesef olumsuz yönde çıkıyor. Söz gelimi, Metropoll, un 28 ilde, örnekleme ve ağırlıklandırma yöntemi ile 2-5 Eylül tarihleri arasında toplam 2540 kişi ile yüz yüze yaptığı anket sonuçlarına göre ekonomik durumun iyileşeceğini öngörenler yüzde 29 ve ekonomik durumun kötüleşeceğini öngörenler ise yüzde 50.3 oranında çıkıyor.( Aşağıdaki Tablo )  

 

Üretici ve tüketici de güven bunalımının üç temel nedeni var… Siyasette kilitlenme, ekonomide durgunluk, terörün azması. 

1)      Siyasette kilitlenme… 

7 Haziran seçimlerinden sonra, siyasi partiler koalisyon kurmadı. Kaprisleri ve korkuları yüzünden seçimin tekrarının
önünü açtılar. Halkı eziyete sokuyorlar.
 

Sermayeye ve iş çevrelerine siyasi baskı, reel sektörün moralini bozdu. Yabancı sermaye gelmiyor. İçerdeki yabancı sermaye çıkıyor. Yetmedi tehdit altında hisseden yerli sermaye de dışarı çıkıyor. 

Halk siyasilerin ülkeyi kötü yönettiğini düşünüyor. Bu nedenle gelecek içinde kaygı duyuyor.  

2) Ekonomi tıkandı…  

İşsizlik tüketiciyi tahrip noktasında gidiyor. Uzun süreli durgunluk, reel sektörde protestolara ve iflaslara yol açıyor.  

7 Haziran seçimlerinden sonra, siyasi partiler koalisyon kurmadı. Kaprisleri ve korkuları yüzünden seçimin tekrarının önünü açtılar. Halkı eziyete soktular. 

İşsizlik tüketiciyi tahrip noktasında gidiyor. Uzun süreli durgunluk, reel sektörde protestolara ve iflaslara yol açıyor.  

Sermayeye ve iş çevrelerine siyasi baskı, reel sektörün moralini bozdu.

Yabancı sermaye gelmiyor. İçerdeki yabancı sermaye çıkıyor. Yetmedi tehdit altında hisseden yerli sermaye de dışarı çıkıyor. 

Terör de bu siyasi ve ekonomik ortamda azdı.  

Sonuç, Üreticinin ve Tüketicinin siyasete ve yönetime güveni kalmadı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir