EKONOMİ NEREYE GİDİYOR? (I)

Önceki gün , emekli iktisat hocalarından birisi IMKB endeksindeki artışı dinlerken, ‘’çok fena ‘’ dedi.. Ben de borsa düşmedi.. Arttı.. Neden fena olsun ? diye sordum ..

Emekli hoca… İyi ya ..  Günde 1000- 2000 puan artan bir borsa aynı hızla da düşer..  Spekülatif balon olduğu için çok fena diyorum .. diye cevap verdi. 

Öte yandan , gerek borsa ve gerekse cari açık sorunları , başka ülkelerle de  mukayese edilerek her gün tartışılıyor.. Bazıları kriz olur mu ? diye soruyor.. 

Kısa vadeli Risklerin yüksek olması , işsizliği, yoksulluğu , göçü , hırsızlığı , kapkaçı ve yolsuzlukları ikinci plana itmiş görünüyor.. Eğer riskler olmasaydı , istikrar olsaydı , kriz şüpheleri de olmazdı.. 

Aslında  Ekonomik krizler, tanıma bağlı olarak değişir..Örneğin şu anda , ihracata dönük sektörlerde ve özellikle tekstil sektöründe bir kriz ( sektörel kriz ) yaşanmaktadır.

 Tekstil sektöründe kapanan firma ve işsiz sayısı artmıştır.

 Turizmde ilk iki ayda gelen turist sayısında azalma olmuştur..

 Kriz riskinin temel nedenleri   olarak ,

 Bir.. uygulanmakta olan kısa vadeli politikalara, zaman içinde dinamizm getirilmemiş olması ve 2001 yılında yangın söndürme olarak tarif edilen kısa vadeli politikalara aynen devam edilmesidir..

İki .. İstihdam ve gelir dağılımı politikalarının devre dışı bırakılmasıdır..  Kısa vadeli politikalar uzayınca ve yapısal çözümler dışarıda tutulunca ,  bu güne kadar ekonomik risklerde aşırı birikme olmuştur.

 Başbakan ve Ekonomi yönetimi bu riskler için bazen önemli değil.. Bazen de ekonomi kaldırır gibi yuvarlak laflara etmektedir. Eğer aşağıdaki sorulara cevabı varsa, o zaman herkes tatmin olabilir..

 1. ilk sorun devalüasyon riskidir..  Dalgalı kur rejiminde devalüasyonu , piyasa yapar.. Bu da beklentilere, sıcak para çıkışına ve siyasi sorunlara ve dış şoklara bağlı olarak  ortaya çıkar.

 MB reel kur endeksine göre , Kurların dengeye geldiği 2001 Mayıs ayına göre Türk lirası 2005 sonunda ÜFE bazına göre

Yüzde 64.6 ve TÜFE bazına göre ise yüzde 64.9 aşırı değer kazandı. Liranın aşırı değer  kazanması devalüasyon beklentisi yarattı..

 Türk lirasının yüzde 64 değer kazanmasına rağmen , döviz mevduat hesaplarının artması da devalüasyon beklentisi olduğunu göstermektedir..

 

DÖVİZ MEVDUAT HESABI(MİLYAR DOLAR)

 

                                                         2005                     2006

                                                       ( 25 şubat)      ( 24 şubat ) 

YURTİÇİ DÖVİZ

TEVDİAT HESABI                               61.1                        66.9

 

YURTDIŞI DÖVİZ

TEVDİAT HESABI                               1.9                          2.5

 

KREDİ MEKTUPLU DÖVİZ            

TEVDİAT HESABI                              18.1                        15.6

 

TOPLAM                                           79.2                         82.5


 Dolar cinsinden hesaplanan Yurt içi döviz mevduat hesapları geçen sene şubat sonunda  61.1 milyar iken bu sene aynı tarihte 66.9 milyar dolara
yükseldi..

 Kur baskısına rağmen tasarruf sahibinin dövizini bozdurmuyor olması ve üstelik te  Döviz hesaplarının artması , devalüasyon beklentisini göstermektedir.

 Ekonomi yönetimi bu beklentiyi nasıl kıracak?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir