DİNLEME DE BİR YOLSUZLUKTUR

AB Türkiye İlerleme Raporu’nda, yolsuzluklarla yeterli mücadele edilmediği yazıldı. Yolsuzluklarla kim mücadele edecek? Elbette hükümet mücadele edecek.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın odasının dinlenmesinden sonra herkes korkmaya başladı. Eğer bir ülkede herkes dinlenmekten korkuyorsa bunu ya hükümet yapıyor.. Veya yapılmasına göz yumuyor.

Nasıl ki hırsızlık ve kapkaçın artması, siyasi iktidarın, hükümetin ve İçişleri Bakanı’nın yetersiz olduğunu gösterirse, dinleme olayının artması da yine hükümetin ve İçişleri Bakanı’nın yetersiz olduğunu veya bu işi bilerek yaptığını gösterir.

Bu dinlenme olayı, Deniz Baykal’ın, Telekom, ATV- Sabah satışı ve diğer yolsuzluklarla ilgili çıkışları, bu konuyu ve bağlı olarak mafyasal ilişkileri gündemde tutuyor..

Mafyasal güçler ve mafyasal ilişkiler, her şeyden önce toplumda etik değerlerin yıpranmasına ve hukuk düzeninin yara almasına neden oluyor… Ancak aynı zamanda topluma “ekonomik maliyetler” de getiriyor…
İhalelerin cılkı çıktı

EN yüksek maliyet, kamu ihalelerinde ortaya çıkıyor… Hele belediye ihalelerinde bu işin âdeta “cılkı çıkmış” durumdadır…

Kamu ihale kanununun değişmesi mafyasal ilişkileri önlemeye yetmedi. Zira bu ilişkiler de zor oyunu bozuyor…

Örneğin ihalelerde olay şöyle cereyan ediyor:

Mafyasal güçler ihaleye katılan firmaları tehdit ediyor… Veya önceden para vereceğini söylüyor… Diğer firmalar ya ihaleden çekiliyor… Veya daha yüksek fiyat veriyor… İhaleyi alan firma diğerlerine “pul” veya “çıkma” tabir ettikleri bir para dağıtıyor… Sonuçta ihale olması gerekenden pahalıya çıkıyor…
Bu yolla bugüne kadar yapılan ihale yolsuzlukları olmasaydı, devlet bugünkünden en az yüzde 50 daha fazla altyapıya sahip olurdu…
Bu durum kalkınmaya da yansıyor… Kaynakların yanlış kullanılmasına, yatırımlarda verimin düşük olmasına yol açıyor… Bütçe açıklarına yansıyor… Ekonomik istikrarı bozuyor.

Mafyasal güçlerin ihale dışında özelleştirme, banka imtiyazı ve yer altı ekonomisi dahil, etkili oldukları işler, piyasada baskı ve terör yaratıyor. Piyasa dinamiklerini olumsuz etkiliyor… Rekabeti bozuyor… Haksız rekabet yaratıyor… Spekülatif faaliyetleri artırıyor. Özetle “piyasanın kirlenmesine” ve “haksız rekabete” yol açıyor.

Mafyasal ilişkiler arttı

MAFYASAL ilişkiler, yolsuzluk ve usulsüzlük demektir… Bu ilişkilerin tırmanması Türkiye’ye yabancı sermaye girişini de önlemiştir. Yabancı sermaye bu durumun haksız rekabet yarattığını ve kendisinin rekabet şansını düşüreceğini hesaplıyor…

Öte yandan Avrupa Birliği yolunda da önemli bir engeldir… Zaten AB, uygulamalardan ve yolsuzluklardan şikâyetçidir.

Ayrıca mafyasal ilişkiler istikrar sorununa ek bir sorun olarak Türkiye’nin dışarıda “risk faktörünü” artırıyor… Bu şartlarda Türkiye dış kaynak bulmak için daha yüksek faiz vermek zorunda kalıyor…

Bu işin temel çözümü siyasetten geçer… Bir ülkede bu gibi kirli ilişkileri besleyen siyasi altyapı yoksa, mafyasal ilişkilerin etkisi azalır…

Ayrıca, mafyasal ilişkileri önleyecek diğer bir imkân “vergi” idaresidir… Zira mafyasal ilişkilere girmeyen tek güvenilir kurum “vergi idaresi”dir. Vergi idaresi bu gibi ilişkileri tespit edip sıkıştırmalıdır. ABD’de de mafyayı çökerten vergi idaresi olmuştur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir