BORCUMUZU HARCIMIZI İYİ HESAPLAMALIYIZ

Yunanistan’ın bu günkü çıkmazını bizim “Borç bini aştı” deyimi çok iyi ifade ediyor. Bu deyim borçlanmada tehlike sınırını ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Türkiye için bu deyimi kullanmak bu gün için doğru olmaz. Ancak çok dikkatli olmamız gerçeğini de unutturmaz.

 

 

 

Dünyada borcu olmayan devlet yoktur. Hatta artık borçlanma normal bir kamu finansman aracı olarak kabul edilmektedir.

Mesele devlet borcu olunca, borcun bini aşması, yalnızca borç stokunu değil, aynı zamanda üstü kapalı olarak ödeme kapasitesinin de uygun olmadığını ifade etmektedir. Zira bir ülkenin borç yükü kadar, borcun vadesi, faiz yükü ve ödeme kapasitesi de önemlidir. Devlet aldığı borçla yatırım yapmışsa, altyapı yapmışsa, o borç kendi kendini öder. Yani borç ödeme kapasitesi artar. Buna karşılık bizdeki gibi devlet yalnızca kamu açıklarını kapatmak için borçlanıyorsa, o zaman ödeme kapasitesi de yetersiz olacaktır. Devletin borçlanması iktisat politikasının bir aracıdır. Bu aracı kullanmak için güncel verilere ihtiyaç var. Ekonomide bazen bir gün bile önemlidir. Bu anlamda hazine, kamu borç stoku olarak hala 2010 yılını yayınlayabiliyor. 6 ay sonrası nedir? Bilinmiyor.

Aylar itibariyle yayınlanan borç stoku yalnızca bütçe ile ilgili olan “genel yönetim borç stoku” dur. Ancak bir anlam ifade etmiyor. Çünkü sorun devletin borç stokudur. Yani Konsolide bütçe dışında, belediyenin, KİT’lerin ve bütçe dışı fonların borçları da devlet borcudur.

Öte yandan bu saydıklarımızdan daha da önemlisi “borç idaresi” dir. Borç idaresi bir ülkenin ne kadar borcu olduğunu ve bu borçların yapısını kamuoyunu aydınlatacak şekilde gecikmeden ve doğru olarak açıklamalıdır… Çünkü, özel sektörde risk hesabı yaparken, yatırıma da karar verirken borç yapısına da bakacaktır. Kaldı ki devlet borcu milletin borcudur. Halkta borcunu bilmek zorundadır.
Bu anlamda, hazine “net kamu borç stoku” hesabı ile kafa karıştırıyor. Kamunun tüm borcu sanki net kamu borcu kadarmış gibi yanlış bir imaja neden oluyor.

Örneğin, hazine raporuna göre, 2010 yılı toplam kamu brüt borç stoku 496.7 milyar liradır. Buna karşılık yine Hazine, MB net varlıkları, kamu mevduatı ve işsizlik sigortası fonunu, bu brüt borç stokundan indiriyor. Geriye “net borç stoku” olarak… 317.4 milyar lira olarak ilan ediyor.
Bu yanlıştır. Çünkü, kamu borçları vadesi gelince geri ödenecektir. Bu nedenle kamu mevduatını borç stokundan düşmek yanlıştır. Zira kamu mevduatındaki para, tahakkuk etmiş, zamanı gelince ödenecek paralar veya ay içinde çalışanlara ödenecek maaş ve ücretlerdir.

Yine, işsizlik sigortasındaki parayı da hazine borç olarak almıştır. Borç olarak aldığı parayı neden borçtan saymıyor?

MB net varlıklarını borçtan düşmekte aynı şekilde olmaz… Çünkü iç borçlanma ve geri ödeme GSMH içinde bir transferdir. Bu transferin likiditeyi etkileme, faiz oranlarını etkileme gibi sonuçları bulunmaktadır. Diyelim ki takas yapıldı. Hazine, Merkez Bankası’na olan borcunu ödemedi… Bu işleminde olumsuz ekonomik etkileri olacaktır.

IMF gibi kuruluşlar, net borç stoku telaffuz ediyor… Ancak bunun gerekçesi herhangi bir zamanda devletin nakit ihtiyacını belirlemektir. Borç stoku için yapılması doğru değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir