AB KOYDUĞU STANDARTLARA UYMADI…

Önceki gün Avrupa borsaları, Yunanistan’da başlayan borç krizinin İtalya ve İspanya’ya yayılacağı endişesi ile düştü. Bu satırların yazıldığı öğlen saatlerinde IMKB’de düşme vardı.

 Anlaşılan odur ki, Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerin dış borç sorunu kolay, kolay çözülmeyecektir.

 

 

Aslında, bu ülkelerin getirdiği sorunların psikolojik boyutları ve uygulamadaki güvensizlik zaten Avrupa Birliği ekonomisini vurmuştur. 

Sorunun temelinde, Avrupalıların üye ülkeler için koydukları, Maastricht kriterlerine ve Kopenhag kriterlerine, bizzat kendilerinin aykırı davranmaları yatmaktadır. 

Avrupa Birliğinde, Maastricht kriterleri, AB’ye üye ülkelerin ekonomik ve parasal birliğe katılabilmeleri için gerekli şartları düzenlemektedir. Bu kriterler 1 Ocak 1993‘de yürürlüğe girmiştir.

Aday üye ülkelerin sağlamaları gereken ekonomik performans şunlardır:  

  • Toplulukta en düşük enflasyona sahip (en iyi performans gösteren) üç ülkenin yıllık enflasyon oranları ortalaması ile, ilgili üye ülke enflasyon oranı arasındaki fark 1,5 puanı geçmemelidir.
  • Üye ülke devlet borçlarının GSYİH’sına oranı %60’ı geçmemelidir.
  • Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sına oranı %3’ü geçmemelidir.
  • Herhangi bir üye ülkede uygulanan uzun vadeli faiz oranları 12 aylık dönem itibariyle, fiyat istikrarı alanında en iyi performans gösteren 3 ülkenin faiz oranını 2 puandan fazla aşmayacaktır.
  • Son 2 yıl itibariyle üye ülke parası diğer bir üye ülke parası karşısında devalüe edilmiş olmamalıdır.

Türkiye bu şartları, faiz oranları tartışmalı olmak şartıyla, taşımaktadır. Faiz oranlarına gelince, eğer reel faiz olarak yorumlanırsa, bu şartı da taşımaktadır. Buna karşılık AB ülkelerinin adaylardan istedikleri şartları kendileri maalesef sağlayamamıştır. 

Yunanistan, İtalya, İrlanda, Portekiz, İspanya’da devlet borçlarının GSYH’ya oranı yüzde 60’ın üstündedir. Yunanistan’da yüzde 143 ve İtalya’da yüzde 119 oranındadır.

5 AVRUPA ÜLKESİNDE KAMU BORÇ YÜKÜ

ÜLKE                    KAMU BORCUNUN GSYH’YA ORANI

———–                 ——————————————————

YUNANİSTAN                     143

İTALYA                                119

İRLANDA                               96

PORTEKİZ                            93

İSPANYA                              60

 

Yunanistan’ın hem iç açığı, hem de dış açığı yüksektir. Bütçe açıklarının Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya oranı, yüzde 10’un üstünde seyrediyor. Dış işlemler cari açığının GSYH’ ya oranı da yine aynı şekilde 6 yıldan beridir yüzde onun üstünde seyrediyor. Örneğin 2008 de bu oran yüzde 14.7 oldu. 2010 da 10.4 oldu. 

Yunanistan’da sektörel dengeler de bozuktur. Örneğin sanayi sektörünün GSYH’daki payı, yüzde 13’tür. Tarım sektörünün payı yüzde 3’tür. Turizm gibi hizmet sektörünün payı yüksektir.

Reel sektörün GSYH’daki payının ve bu nedenle üretimin düşük olması, Yunanistan’ı ithalatçı bir ülke yapmıştır. Üretmeden – tüketen bir ekonomiyi sürdürebilmek imkânı da sınırlıdır.

Türkiye’nin bütçe açığı yok… Yalnızca cari açığı var… Bu nedenle riski daha düşüktür… Ancak Türkiye’yi de üretmeden – tüketen bir ülke olmaktan çıkarmalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.