SEÇİM EKONOMİSİ VAR MI YOK MU?

İlgili bakan, ‘’seçim ekonomisi tarihe gömüldü ‘’ diye gerçekten tarihe geçecek bir söz söyledi… Halk arasında bu gibi asılsız  iddialar için ‘’kargalar güler‘’ deniliyor.

Seçim ekonomisi, iki türlü ortaya çıkıyor. Birisi, siyasi iktidarla ilgisi olmayan bir ekonomidir. Seçimler yaklaşınca, tüm siyasi partiler propaganda harcamalarını artırır.  Piyasa hareketlenir, ısınır.

İkincisi, siyasi iktidar seçim öncesi devlet harcamalarını artırır. İstihdam politikasında daha popülist davranır.. Daha çok imtiyaz dağıtmaya başlar.

AKP  hükümeti seçim ekonomisini en ağır şekilde uyguluyor. Geçmiş hükümetlerden iki farkı var… Bir : Hükümet bu işi  daha gizli yapıyor.  İki: Yalnızca merkezi hükümet düzeyinde  değil, AKP’li belediyeler, AKP’li il, ilçe ve belde örgütleri de aynı şekilde popülizm yapıyor.

Son günlerde medyada yer alan haberler, seçim ekonomisi yapıldığını ispat etmeye yetiyor. Örnekler:

1)TOKİ’nin, taksitli satışlarında bu yılın ilk yarısı için  memur maaşlarına endeksleyerek yaptığı 8.38 ‘lik zammı Başbakan yarıya indirdi. Geçmiş yıllarda işçi ücretleri ve memur maaşlarındaki reel gerilemeye itiraz etmeyen başbakan, şimdi neden memur yanlısı oldu?

2)Kamu Kurumları, Belediyeler ve KİT’lerde çalışan 215 bin işçinin kadroya alınması kararlaştırıldı. Bu da devlete 650 milyon yük getirecek.

3)Dünkü Resmi Gazete’de 21.193 geçici personel istihdam edileceği  yayınlandı.  

Şimdiye kadar IMF ve Hükümet kamuda istihdam fazlası olduğunu iddia ediyordu. Şimdi birdenbire ihtiyaç mı doğdu?

İhtiyaç var idiyse şimdiye kadar neden alınmadı?

4) Hükümet ve Başbakan şimdiye kadar ‘’elektrik fiyatları düşük, zarar var ‘’ diyorlardı. TETAŞ zam kararı aldı, Başbakan müdahale etti. Yüzde 29.8 zam kararını yüzde 8’e indirdi.

5) AKP’li  belediyeler, özel şirketler kurarak, geçici personel alıyor. Bu sene bu uygulamalar hızlandı.

6)Belediyeler seçime yönelik bu hizmetleri yaparken ya borçlanıyor veya kamu kurumlarına olan borçlarını ödemiyor. Örneğin, Ankara Büyük Şehir Belediyesi BOTAŞ’ a olan borcunun bir milyar YTL olduğu açıklandı. Bütçe açığına bu borcu da ilave etmek gerekir.

Ayrıca belediyelerin kamuya olan borçları nedeniyle, faiz ödemeyecekleri kararlaştırıldı.

7 ) Hükümet belediyeler gibi  diğer kamu kurumlarını da seçim ekonomisi için kullanıyor. Örneğin özelleştirme gelirlerinden 1.5 milyar YTL doğrudan  KÖYDES’e aktarılarak  bütçeden kaçırıldı.

8 ) 2007 yılı bütçesinde Yedek ödenek 2.3 milyar YTL olarak konuldu. 2006 yılına göre yüzde 92‘lik artış oldu. Hükümet bu yedek ödeneği AKP‘li belediyelere destek vermek ve diğer popülist amaçlı ödeneklere dönüştürmek için kullanmaktadır.

Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

Demokrasilerde kamu kaynaklarının gerçek sahibi halktır.  Siyasi iktidarlar bu kaynakları geçici olarak yönetirler. Ne yazık ki AKP’ de şimdiye kadar siyasi iktidarları yaptığından daha fazla olarak kamu kaynaklarını kendi malı gibi popülist amaçla kullanıyor. Bunun bir nedeni AKP’nin devlet anlayışıdır. Bir nedeni ise maalesef şimdiye kadar yapanın yanında kar kalmış olmasıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir