Mevduata Yüzde 100 Garanti Verilmeli

Raiting kuruluşlarını dikkate almamız gerekiyor , çünkü dünya bunların ağzına bakıyor. Yabancı yatırım sermayesi , sıcak para yüzde 90 oranında bunların raporlarına bakarak karar alıyor. Bunlar üyeleri olan fonlara , sermaye guruplarına , şirketlere ve ülkelere  objektif değerlendirme  yapmak ve bilgi vermek zorundadırlar.  Aksi halde güven sorunu doğar ve iflas ederler.

Geçen hafta Mody’sin Türkiye’nin kredi notunu B2 ‘ye düşürdü. . Mody’sin B1- B2- B3  notu , yüksek spekülatif dereceyi gösteriyor. Bu not   İlk elde sermaye girişini engelleyecek ve Türk tahvillerinde iflas risk primini (CDS) artıracaktır. Dün Türkiye’nin beş yıllık tahvillerinde CDS oranı yüzde 515 baz puandı ve aynı zamanda artıyordu. Bu şartlarda dış borçları çevirmemiz daha pahalı ve daha zor olacaktır.

Aslında öncesinde de Fitch , “Koronavirüs Türk Bankalarının Varlık Kalitelerini Zayıflatacak” başlıklı bir rapor yayınladı. Rapordaki tespitler özet olarak ;

Bankaların Pandemi nedeni ile Blanço riskleri arttı.

Kur artışı ve hızlı kredi büyümesi ve GSYH’ da daralmadan  kaynaklanan riskler ; Döviz kredisi riskleri ; Teminatsız tüketici kredileri riskleri arttı.

Bankaların takipteki kredilerinde 2021 ilk çeyreğinde sorun yaşanabilir.

Bankaların varlık kalitesi bozuldu. Yüksek büyüme yaşanırsa düzelebilir.

Aslında standart and poor’s  da benzer uyarıda bulunmuştu.

Hükümetin negatif faizde direnmesi , piyasaları finansal piyasaları ve kurları allak bullak etti. Merkez Bankasının siyasi iktidarın korkusundan gösterge faizini 8,25 te tutması  ve buna karşılık Bankaları  gecelik faiz ve geç likidite penceresinden fonlayarak , fonlama faizini 10,30’a çıkarması , bankaya olan güveni zedeledi.  Belirsizliği artırdı. Bir Merkez Bankasının Bu günkü koşullarda iktidarı ve piyasaları aynı anda tatmin etmesi mümkün değildir.

Fonlama faizi artınca, bankalar da Tüketici kredilerini yüzde 16,94’ e , Ticari kredileri yüzde 14,35’ e çıkardılar. Ancak ortalama mevduat faizi hala yüzde 9,93’ yani enflasyonun altındadır.

Öte yandan , ekonomide daralma , bankaların dönmeyen kredilerini artırdı ve artıracaktır. Mamafih 2018 Temmuz ayında  bankaların takipteki kredileri oranı yüzde 3,15 iken , bu sene  Temmuzda yüzde 4.00 e yükseldi.

Merkez Bankası rezervleri de , dikkat çekecek şekilde azladı.  Moody’s te  ‘’rezervler azaldıkça , ödemeler dengesi krizleri yaşama olasılığı artıyor ‘’şeklinde yorum yaptı.

Bu gidişat iki sorunu tırmandırıyor ;

Birisi , dış borçlarda temerrüt riski , diğeri de içerde banka krizi .

Dış borçlarda temerrüt riskinin iki subabı var…Birisi kur artışı ile döviz tutanların dövizlerini bozdurması. Ne var ki eğer hukuki ve siyasi altyapı uygun olsaydı bu subap çalışırdı. Ancak bu gün mümkün görünmüyor.

İkincisi ise , özel sektörün yurt dışında olan tasarruflarını getirmesi ve bunlarla  dış borçlarını ödemesidir. Bu sistem çalışıyor. Çünkü yılbaşından bu yana özel sektör net dış borç ödeyen konumdadır.

Bankalara gelince ; Kamu Bankaları zararlarını hazine karşılıyor. Yabancı bankalar kriz riskine karşı yurt dışına döviz  transferi  yapabilirler. Özel bankaların dönmeyen kredileri bu bankaları zora sokabilir. Mevduatı ödemede sıkıntıya girebilirler.

Bir  panik riski olmaması için halen yüzelli bin liraya kadar olan mevduatta devlet güvencesi yüzde 100’e çıkarılmalıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir