İşsizlikte Kritik Yıl

İşkur verilerine göre , İşkur’a kayıtlı işsiz sayısı  2017 Ekim ayında 2 milyon 612 bin iken, 2018 Ekim ayında 3 milyon 215 bine yükseldi.  Bu demektir ki ,geçen senenin ilk on ayına göre bu senenin ilk  on ayında , işsiz sayısında artışın 603 bin olduğunu gösteriyor.

Oysaki TÜİK’in Ağustos ayı verilerinde geçen seneye göre bu sene işsiz sayısındaki artış , 266 bindir.

Bu çelişki kısmen , iş aramayıp çalışmaya hazır olanların işkura başvurmaları nedeni ile , kısmen’de TÜİK’ in ilan ettiği işsiz sayısındaki artışla izah edilebilir. Zira Türkiye İstatistik Kurumu iş arama kanallarından birine başvurmayanları işsiz saymıyor.

TÜİK İşsizliği :  ‘’Hiç bir işte çalışmamış kişilerden iş aramak için son 4 hafta içinde(2014 öncesi 3 aydı ) iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki fertler işsiz nüfusa dahildirler. ‘’ şeklinde tanımlıyor ve bu uygulamada Avrupa İstatistik Ofisi , Eurostat’ın işsizlik  tanımını kullanıyor.

Türkiye de  iş aramada çoğu defa geleneksel yöntemler kullanılıyor. Eş-dost vasıtasıyla iş aranıyor. Bu neden le TÜİK  iş aramayıp çalışmaya hazır tanımını yapmak zorunda kalıyor.

Bu şartlarda en son açıklanan Ağustos ayı işsizlik verilerine göre , Fiili işsiz sayısı 5.823 bin , fiili işsizlik oranı da yüze 16.6 ‘dır.

İşsizlik için önümüzdeki sene kritik senedir. Hükümetin ve Uluslararası kurumların tahminlerinden daha yüksek bir işsizlik oranı yaşayabiliriz.

İşsizliğin artacağını gösteren faktörlere gelince ;

1.Yaz ayları , Turizm ve Tarım’da istihdamın yüksek olduğu aylardır. Kışın işsizlik oranı artacaktır  ve tahminen fiili işsiz sayısı 6 milyon , fiili işsizlik oranı da yüzde 18 olacaktır.

2.Ekonomide durgunluk artıyor … Toplam talepte ve üretimde derileme var. 2019 büyüme oranı eksi olarak bekleniyor.

Eylül ayında, bir yıl öncesine göre sabit fiyatlarla perakende ticaret, yüzde 3,4 oranında geriledi. Elektrikli ev aletleri ve mobilyada ise yüzde 27.6 oranında geriledi.

Elektrikli ev aletlerine talep kriz dönemlerinde düşer.

Eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre , toplam sanayi üretim endeksi yüzde 2.7 ve imalat sanayi üretim endeksi de  yüzde 3.2 oranında düştü.

Tüketici Güven endeksi Kasım ayı verilerine göre , tüketici önümüzdeki 12 ay için ekonomik durumda kötüleşme bekliyor. Ekonomik durum beklentisinde 2017 yılı kasım ayında 87.1 olan güven endeksi , bu kasımda 77.4’ e geriledi. Tüketicinin güveni düştü. Kötümser beklenti içindedir.

3.Global ekonomide düşüş yaşanıyor .

ABD -Çin dış ticarette sınırlama , Gümrük vergileri , Kotalar , dünya ticaret hacminin daralmasına neden olacaktır.  Dünyada   ucuz ve fakat düşük kalitede , ayrıca sağlıksız olan bazı çin mallarına olan talepte hızlı bir düşme var. Dolayısıyla bu sorun  Dünya ticaret hacmini düşürüyor.

Bir süreden beri daralan Dünya sermaye hareketlerinin 2019 yılında daha da daralması bekleniyor.

Dünyada siyasi belirsizlikler arttı. Özellikle orta doğuda taşlar yerine oturmadı. Siyasi islamın birçok ülkede ve farklı şekillerde etkin olması , ABD’ nin Ortadoğu politikası  belirsizliği artırdı.

Uluslar arası kuruluşlar , dünyada büyüme oranlarının düşeceğini tahmin ediyor. Söz gelimi OECD , 2019 dünya ortalama büyüme tahminini yüzde 3.5’ e çekti. Türkiye ‘ büyüme tahminini , eksi 0.04 olarak tahmin etti.

Sonuç olarak ; 2019 Dünyada ekonomik kriz olmaz ve fakat global  ekonomik konjonktür iniştedir. Büyüme , işsizlik , Enflasyon , dış borç risk primi , verilerine bakarsak , topun ağzında da Türkiye vardır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir