Halkın Vergileri Nereye Gidiyor?

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) kamu harcamalarını da içeren (Government at a Glance 2021) isimli raporunda Türkiye yer almadı. Oysa ki Türkiye 1961 yılında kurulan OECD’nin kurucu üyeleri arasındadır.

Raporda Türkiye neden yok? Çünkü OECD’nin elinde bütçe harcamaları ile ilgili sağlam veri yok. Aslına bakarsak bizim elimizde de yok… Zira bütçeyi Cumhurbaşkanlığının hazırlamaya başlamasından beri, Meclis adına denetim yapan Sayıştay denetimine sınırlama getirildi. Bütçe detayları artık açıklanmıyor.

OECD raporunun 2019 yılı kamu harcamaları verileri ile aynı yıl Türkiye bütçe verilerini hesaplayarak karşılaştırırsak, ‘’Peki o zaman halkın vergileri nereye gitti? ‘’ sorusunu sormak zorunda kalıyoruz. 

Kamu harcamaların GSYH içinde payına bakarsak; (Türkiye 2019 Bütçesi)

Savunma harcamalarının GSYH’daki payı; OECD ortalaması yüzde 2.2 Türkiye yüzde 1.1

Çevre koruma harcamalarının GSYH’daki payı; OECD ortalaması yüzde 0.5, Türkiye yüzde 0.01 

Sağlık harcamalarının GSYH payı; OECD ortalaması yüzde 7.9, Türkiye yüzde 1.17 

Eğitim harcamalarının GSYH içindeki payı; OECD ortalaması yüzde 5.1, Türkiye yüzde 3,4 

Sosyal yardımların GSYH içindeki payı; OECD ortalaması yüzde 13.3, Türkiye yüzde 5.11

Not: Veriler ortalama olarak alındığı için GSYH büyüklüklerini ayrıca karşılaştırmak gerekmez.

Yine OECD’nin genç popülasyona yönelik yapılan son araştırmasına göre; OECD ortalamasında ‘’hükümet pandemi sürecinde daha fazlasını yapabilirdi” diyenlerin oranı yüzde 50 iken Türkiye’de bu oran yüzde 78’dir.  Bu oran pandemi sürecinde Türkiye‘de gençlerin de bütçeden yeterli destek alamadıkları göstermektedir.

O zaman yine iş dönüp- dolanıp aynı soruya geliyor? Halkın vergileri nereye gitti? 

2020 ve önceki bütçe gerekçelerinden halkın vergilerinin nereye gittiğini görebiliriz. Sonrasında göremeyiz. Toplu rakam görürüz.

AKP’nin seçim popülizmi harcamaları; 

1. Bütçede transfer harcamaları içinde, hane halkına yapılan yardımlar ve ayrıca hane halkına yapılan diğer yardımlar şeklinde iki ödenek kalemi var.  Aslında bütçede her ülkede olduğu gibi sosyal transfer harcamaları da var. Ama Türkiye’de AKP iktidarında bütçeye bu iki yeni kalem girdi. Aslında yapılan bu ödemeler yalnızca popülist amaçlı harcamadır.

Ayrıca seçimler sırasında devletin, belediyelerin tüm olanakları, uçakları, araçları, bütçeleri, AKP ‘nin propagandasında kullanılıyor. Bu konuyu uluslararası kuruluşlar da her raporunda açıklıyor.

2. Bir diğer kalem, görev zararları ödemeleri içinde dört kamu bankasının görev zararları da var. Dört kamu bankasının bu zararları; seçim sırasında KOBİ’lere ve diğer işletmelere verilen kredilerden, TOKİ konutları satılsın diye verilen düşük faizli konut kredilerinden, yandaşlara verdiği aylık ödemelerden kaynaklanıyor. KOBİ’ler aldıkları kredilerle yatırım yapsalardı istihdam artışı olurdu ve tepki olmazdı. Ama yatırım yapılmadı, krediler tüketime ve ithalata gitti.

3. Devlette yüksek boyutta israf var. İsrafın nedeni, itibardan tasarruf olmaz anlayışıdır. Bu nedenle, Cumhurbaşkanlığı sarayları, Türkiye yetmedi Kıbrıs’a da saraylar, saray giderleri, Cumhurbaşkanlığı uçakları, kamuda lüks Mercedes furyası ve Cumhurbaşkanının camiye ve törenlere giderken konvoyları, bütçe içinde önemli yer tutuyor.

4. Kamu-Özel işbirliği yoluyla talep garantili verilen, hastane, yollar, köprüler, geçitler için yapılan ödemeler ve

5. Halk işsiz ve yoksul kalırken, beş milyon Suriyeliye , şimdi de Afganlara yapılan harcamalar da bütçe harcamalarını arttırdı.

Buradan iki sonuç çıkıyor…

Devlet siyasi çıkar için yaptığı bu harcamaları, yatırımlarda kullansaydı, Türkiye’de işsiz kalmazdı. 

AKP halkın vergilerini siyasi konumu korumak için kullanıyorsa, o zamanda halk ben neden vergi vereyim? diye soruyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir