FAİZDE GİZLİ VERGİYE DİKKAT?

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in açıklamasına göre  “altın tahvili” ve “altına dayalı kira sertifikası” olmak üzere iki yeni finansal yatırım aracı getirilecek.  Medya bu haberi, vatandaş için altın fırsat, güvenli yatırım aracı, altının ekonomiye kazandırılması şeklinde, meselenin özünü araştırmadan verdi.  

Açıklamadan anlaşıldığına göre, vatandaş altınını bankaya verecek. Karşılığında alacağı kağıt ne olursa olsun, TL yatırmış gibi faiz alacak. Yani yastık altında atıl halde tutulan altınlar, sahibine gelir getirecek… Böyle olursa elbette vatandaş için ilave gelir olacak. 

 

 

Aslında olay çok basittir… Eğer vatandaşın alacağı ve vergiden sonra elinde kalan faiz enflasyonun üstünde ise gerçekten altına bağlı kağıtlar gelir sağlar.  Eğer tersine ele geçen nominal faiz enflasyonun altında ise o zaman tersi olacaktır… Vatandaş elindeki altından da olacaktır.  

Bu nedenle faizi konuşurken reel faizi konuşmak gerekir. Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankasına müdahale eden yetkililer, hiçbir zaman reel faiz dile getirmiyorlar.   

TÜİK her ay, Finansal yatırım araçlarının, ÜFE ve TÜFE’ ye göre aylık ve yıllık olarak reel getiri oranlarını açıklıyor. Mevduat reel faiz oranlarını öteden beri, Devlet içi borçlanma senetleri reel faiz oranlarını da son beş senedir açıklıyor. 

Aşağıdaki tablo, mevduat faiz oranları yer almakta ve bankaya 100 lira yatıran bir tasarruf sahibinin beş yıl sonra reel satın alma gücü olarak elinde kalan para değeri gösterilmektedir.  

 

2012 Mart ayında bankaya 100 lira yatıranın, beş yıl sonra 2017 Martında reel satın alma gücü olarak elinde 90.94 lira kalkmıştır. Birde faizden stopaj yoluyla ödenen faizin ortalama yüzde 15’i kadar vergi var. Bu vergiyi de katarsak, beş yıl önceki 100 liranın beş yıl sonraki reel satın alma gücü değeri yaklaşık 90 liraya düşmüştür. Burada 10 lira enflasyon vergisi ödenmiştir. Vergiyi veren tasarruf sahibidir. Vergiyi alan bankadır. 

Devlet iç borçlanma senetlerinin reel getiri oranı 2015 yılında 1.84 olmuş, diğer yıllar eksi değerde olmuştur. (Aşağıdaki tablo ) 

 

2013 Mart ayında Devlet iç borçlanma senetlerine 100 lira yatıranın 4 yıl sonra, 2017 Mart ayında reel satın alma gücü değeri olarak elinde 93.29 kuruş kalmıştır. Aradaki fark 6 lira 31 kuruş gizli bir vergi olarak devlete gitmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir