DÜNYA GELİRİ NASIL PAYLAŞILIYOR?

Yaklaşık 200 yıl önce, 1820 ‘de Çin Halk Cumhuriyeti Dünya Toplam Gelirinin (Dünya GSYH ) üçte birini alıyordu. (Yüzde 33 ) Dünyanın en büyük ekonomisi idi. Bu gün Nüfusu Dünya Nüfusunun yüzde 17’sidir. Dünya toplam gelirinden aldığı pay ise yüzde 15’tir. 

ABD’ nin 1820 ‘de  Dünya gelirinden aldığı pay yalnızca yüzde 2 idi. Bu gün ise bu pay yüzde 19’dur.  

Aşağıdaki Grafikte, 1820, 1980 ve 2012 yıllarında Bazı ülkelerin ve ülke guruplarının Dünya gelirinden aldıkları pay gösterilmiştir.  

 

 

İktisat politikaları ve ülke kaynakları dışında Ülkelerin Dünya gelirinden aldıkları payın değişmesini etkileyen iki tarihi olay var: Birinci ve ikinci Dünya savaşları ve Sosyalist düzen.  

1)Birinci ve İkinci Dünya savaşları sırasında ABD’ nin Dünya gelirinden aldığı pay arttı, Avrupa’nın düştü. 

·         Avrupa’nın dünya gelirinden aldığı pay , 1910 yılında yüzde 39 iken   Birinci ve İkinci Dünya savaşları nedeni ile düştü ve 1945 te  1820 yılındaki  seviyesine yani yüzde27’ye geriledi .

·         ABD’ nin Dünya gelirinden ikinci dünya savaşı sırasında aldığı pay yüzde 35’e çıktı.  

·         İkinci dünya savaşında, Çin, Hindistan ve Latin Amerika’nın, Dünya gelirinden aldıkları pay eşitti… Bu ülkelerin her biri yüzde 6 pay alıyordu. 

2) Sosyalist Düzen gelirin düşmesine neden oldu.   

Marksist düzen, özel mülkiyetin teşvik edici etkisini ortadan kaldırdı. Rusya ve Çin eğitim ve askeri güç olarak büyüdü. Ancak toplumsal refah ve dünya gelirinden aldıkları paylar düştü. 

 Çinin katı bir Komünizm uyguladığı ve dışa kapalı kaldığı 1949 ile 1980 ‘li yıllar arasındaki dönem, aynı zamanda bu ülkenin Dünya gelirinden en az pay aldığı dönemdir. 

Sonuç olarak, Dün ve bu gün Dünya gelirinden en yüksek pay alanların aldıkları bu pay aşağıdaki tabloda olduğu gibi zaman içinde değişiklik geçirdi.  

Çin ABD’ yi geçerek Dünya gelirinden en yüksek pay alan ülke haline yeniden gelebilir mi?  

Parantez içinde söylemek gerekir ki, Toplam GSYH’ nın yüksek olması, toplumun refahını göstermiyor. Zira refah göstergesi fert başına düşen Milli Gelirdir. Çinin Milli Geliri ABD’ yi geçse de Nüfusu yüksek olduğu için doğal olarak Fert başına geliri düşüktür. 

Dünya gelirinden aldıkları paya gelince, Çin aynı hızla büyürse, Milli geliri ABD’ yi geçer. Halen ABD’ nin Milli Geliri 16 trilyon 800 milyar dolar, Çinin Milli Geliri ise 11 trilyon 700 milyar dolardır. Nüfus farkı nedeniyle ABD’ de fert başına Milli gelir 52 300 dolar Çin’de ise 8 622 dolardır.(Aşağıdaki tablo )  

Milli Gelir büyüklüğü olarak, Çinin ABD’ yi geçmesi için yüzde 7’lik büyümesini devam ettirmesi gerekir. Benim bu konuda endişelerim var.

 Her şeyden önce Çin ekonomisi halen yönlendirilen bir ekonomi ve serbest piyasa koşulları hakim değil. Çin doğrudan demokrasiye geçmez ve piyasa rekabet kuralları çalışmazsa, büyümesi bir yerde tıkanacaktır.

Söz gelimi, Moody’s, Çin’de gölge bankacılık varlıklarının 2014 yılı sonunda 45 trilyon Yuan ile Çin’in GSYH’sının yüzde 71’i seviyesine ulaştığı belirtildi.

Gölge Bankacılık parayı elinde tutanların, bankacılık sektörüne yönelik kısıtlamaların etrafından dolanmalarını sağlayan ve yüksek faiz kazancı elde etmelerini mümkün kılan bir yöntemdir. Gölge bankacılık piyasayı bozar ve sürdürülemez. Gölge bankacılık rekabet önünde küçük bir örnektir.  

 Çin’de tek parti hakimdir.  Demokrasi yoktur. Demokrasinin olmadığı bir ekonomide, uzun süreli istikrar ve büyüme yaşanmıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir