Döviz Cephesi İç Açıcı Değil

Bu sene pandemi sıkıntısı yetmedi , döviz sorunu da çıktı. Uluslar arası kuruluşlar Türkiye’nin dış finansman  sorununa ve içerde sorunlu kredilere dikkat çekiyorlar.

Haziran ayında üç raiting kuruluşundan birisi olan  Moody’s Türkiye için ; ‘’ ekonomik sorunlar bankaya borcu olanların  geri ödeme kapasitesini zayıflatacak ve sorunlu kredi oranı artacaktır. TL’nin değer kaybı bankalarda ilave sermaye bozulması yaratacaktır.’’ demişti.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD) 2020 dünya yatırım raporuna göre, ‘’Türkiye’ye 2015 yılında 19 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım sermayesi girmişken, 2019’da bu tutar 8,4 milyar dolara geriledi.’’ UNCTAD 2020 yılında pandemi nedeniyle dünya sermaye hareketlerinin yüzde 40 azalacağını bildirdi. Bu demektir ki hem Dünya sermaye hareketleri azalacak , hem de Türkiye ye gelen yabancı sermaye  daha da azalacak.

Şimdi de İMF’ den yeni uyarı geldi… Dış Sektör  2020 sayısında ; “Büyük dış finansman ihtiyaçları ve nispeten düşük rezervler Türkiye’yi şoklara karşı savunmasız bırakıyor.” Deniliyor ve ayrıca ; ‘’  dış pozisyondaki  belirsizliklerin yüksek olmasına rağmen orta vadeli temeller ve istenen politikalarda belirtilen seviyeden kısmen daha güçlü olduğu da ‘’ ilave ediliyor.

Ekonomik anlamda global olan dünyada , Uluslar arası kuruluşlar ve raiting şirketleri bir ülkede ortaya çıkan ve başka ülkeleri etkilemesi olası ekonomik sorunlarla ilgili bilgi vermek zorundadır. Amaç sorunların yerinde bastırılması ve dünyaya yayılmasının önlenmesidir.

Söz gelimi kuruluş sözleşmesinde  İMF’ ye ‘’ödemeler dengesi ihtiyaçlarını karşılamak için üye ülkelerin mali kaynaklarını kullanılabilir hale getirmek, uluslararası ekonomik iş birliği, uluslararası ticaret,  döviz kuru istikrarını teşvik etmek ‘’ gibi hedefler veriliyor. Bu nedenle üye ülkeleri hem uyarıyor , hem de istendiğinde destek oluyor.

Sonuç olarak , uluslararası kuruluşlara ‘’kim oluyor ‘’ demek yerine dediklerini dikkate almak zorundayız.

Merkez Bankasının açıklanan aşağıdaki Haziran ayı Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi tablosu , rezervlerin yetersiz olduğunu gösteriyor. 

ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ 

  1. Resmi rezerv varlıkları ve diğer döviz varlıkları(milyar dolar )

Rezerv ;         86,3

Döviz   :         45,7

Altın   :           39,1

İMF Rezerv:      1,5

 

  1. Döviz varlıklarından önceden belirlenmiş kısa dönem net çıkışlar (nominal değer)

Döviz Kredileri : -21,2

Yurt içi para karşılığında döviz forward ve future’ların toplam açık ve fazla pozisyon  : -54,4

III. Döviz varlıklarından şarta bağlı kısa dönem net çıkışlar.

Şarta bağlı döviz yükümlülükleri -27.9

Merkez Bankasının 86,3 Milyar dolar rezervine karşılık , 103,5 eksi  çıkışı olacak. Elbette krediler ve swaplar yenilenir . Ama bu tablo yabancı yatırım sermayesi için ve yeni dış krediler için güven veren bir tablo değildir. Bunun içindir ki Türkiye’nin beş yıllık tahvillerinin sigorta risk primi din itibariyle 541 baz puan idi.

Öte yandan Ocak-Mayıs beş aylık cari açık 16,7 milyar dolara yükseldi.

Bu olumsuz tabloya karşı kısa dönemde yapılması gereken iki adım var :

Bir ; Üretimde yüzde 40 olan ithal girdi payını düşürmemiz gerekir. Bu alanda teşvikler yanında devletinde geçici olarak piyasaya girmesi gerekir.

İki ; Çinden ithalata kota getirmemiz gerekir . Çin’den ithal ettiğimiz , plastik , bavul , incik , boncuk gibi tüketim mallarına kota koyarsak , Çine olan 20 milyar dolar dış ticaret açığımızı , 5 milyar dolara çekebiliriz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir