CARİ AÇIĞIN TEK NEDENİ DÜŞÜK KURDUR

Ekonomi yönetimi ısrarla, “cari açığın bir sorun yaratmayacağını” iddia ediyor… Oysaki cari açığın ortaya çıkmış olmasının kendisi zaten bir dengesizliktir… Yani bir istikrarsızlıktır.. Dengesizliktir..

Ekonomide istikrar, makro göstergelerin dengede olması demektir… Bu dengesizlik açık şeklinde veya fazla şeklinde olabilir… Her iki durum bir istikrarsızlık göstergesidir… Zira, her ikisi de arz-talep dengesini bozar. İç ve dış açığın olması, ekonomide istikrarsızlığın olduğunu gösterir… Buna rağmen “cari açık sorun yaratmaz” demek yanlıştır… Anlaşılan ekonomi yönetimi cari açığı kapatmanın zor olmadığını ve kapatılacağını söylemek istiyor…

Cari açığın kapatılması konusunda da, ortada koskoca bir sorun var… Yabancı yatırım sermayesi gelmediğine göre, bu açık dış borçla ve kısa vadeli sermaye girişi ile kapatılacaktır… Her ikisi de, ekonomik istikrarı bozar. Cari açık, şöyle veya böyle kapatılır… Önemli olan bu kapatmanın ekonomik maliyetidir… Açık kapamak için alınan yüksek faizli dış borcun da, giren sıcak paranın da maliyeti yüksektir.

Ekonomiden sorumlu bakan cari açıkta meseleyi “kriz olmayınca sorun yok” şeklinde kabul ediyor… Oysaki bu maliyetlerin birikmesi de yine aynen kriz gibi zaman içinde makro dengeleri bozacaktır.

Eğer cari işlemler açığı olmasaydı onu kapatmak telaşı da olmazdı… Bu noktada tartışılması gereken, nasıl yaparız da bu açığı vermeyiz?

Teorik olarak iç açığın olması, dış açığı da etkiler… Hatta temel yaklaşım “iç açık eşittir dış açık” şeklindedir.

İç açıktan kasıt tasarruf yatırım açığıdır… Kısaca bir ülke iç tasarruf açığı kadar dış açık verecektir…

DPT temel ekonomik göstergelerinde, 2003 yılında Gayri Safi Sabit Sermaye oluşumunun Gayri Safi Milli Hasılaya oranı yüzde 15.4’tür… Stokların oranı ise yüzde 7.3’tür.

Yani toplam yatırım oranı yüzde 22.7’dir… Aynı yıl yurtiçi tasarruf oranı ise yüzde 19.3’tür… Sonuçta  içeride GSMH’nın yüzde 3.4’ü kadar bir tasarruf açığımız ortaya çıkmıştır… Buna karşılık yine geçen yıl meydana gelen 7.7 milyar dolarlık cari açığın GSMH’ya oranı da yüzde 3.2’dir.

Eğer geçen sene tüketim oranı daha düşük olsaydı, tasarruf oranı yüksek olurdu… Ancak tüketim neden arttı? İki nedeni var… Bir.. ekonomik krizlerden ertelenen talep, krizlerden sonra devreye giriyor… İki, enflasyonu frenlemek için, döviz kurları düşük tutuldu… İthal malları ucuzladı… Ucuz olan mala talep artar…Fiyatlar ekonomide anahtar işlevi görmektedir. Sonuçta fiyatı ucuzlayınca ithal malına olan talep arttı… İthalat ihracattan daha hızlı arttı… Ayrıca ithalatın ucuz olmasıyla, ihracat mallarında ithal girdi payı arttı… Neticede dış ticaret açığı arttı… Cari açık arttı…

Bu açığın kapanması da, kurların gerçek değerine ulaşmasıyla sağlanır… Hatta kur artışı olsa da, bu sene cari açık “pat” diye durmaz… Ancak eğer kurlar tedrici artarsa, Türkiye bir devalüasyondan kurtulur… Zaman içinde pozisyon açıkları kapatılır

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir