TÜKETİCİ KREDİLERİNDE ÇÖZÜM NEDİR?

Tüketici kredileri ve kredi kartların yapılmak istenen yeni düzenleme taslağında, tüketiciyi asıl ilgilendiren sorunlar yer almıyor… Bu nedenle tasarının asıl amacının tüketiciyi korumak değil, tüketici kredilerini kısmak olduğu anlaşılıyor… Hatta bu hususta tartışma yaratılması dahi, ister istemez tüketici kredilerinin kısılmasına neden oluyor…

Tüketici kredileri ve kredi kartlarında mevcut sorunları çözmek için, 2 önlem yeterlidir…

1)      Tüketici kredileri ve kredi kartlarına sınır getirmekten vazgeçilmelidir.

Bankaların açtığı toplam krediler 72 katrilyondur. Bunlar içinde tüketici kredilerinin payı yüzde 17’dir… Kredi kartlarının payı ise yüzde 14’dür… Ayrıca tüketici kredileri toplam mevduatın yüzde 8’i kadardır… Tüketici kredilerinin toplam tüketim harcaması içindeki payı da yüzde 6-7 dolayındadır. ani, tüketici kredilerinin hacmi düşüktür… Bu nedenle kredileri kısıtlamak yanlıştır. Kaldı ki risk bankalara aittir. Bankalar kendi riskini daha iyi hesaplar.

2)      Tüketicinin istismar edilmesi önlenmelidir.

Tüketici kredilerinde yıllık bileşik faiz oranı yüzde 53 ile yüzde 60 arasında değişiyor… Oysaki repo faizleri yüzde 22, mevduat faizleri ise yüzde 18 ile yüzde 23.50 arasında değişiyor.

Tüketici kredilerinde yüzde 60’a varan faiz oranı fahiş bir orandır.

Kaldı ki, tüketici kredilerinde faiz oranı Nisan ayında yüzde 29-40 arasında idi… Ne oldu da 3 ay sonra bu faizler 20 puan arttı… Nisandan bugüne enflasyon artmadı… Riskler aynı riskler… Cari açık o günde vardı… Nedeni tüketici kredilerine talebin artması ve bankaların bu talebi istismar etmesidir.

Faizlerin serbest olması, bankaların tüketiciyi istismarı demek değildir… Zira, spekülatif ve fahiş faizler, piyasada rekabet düzenini bozar… Ve piyasa çarkının dönmesini engeller… Kaldı ki faizde bir fiyattır… Fiyat, piyasa ekonomisinin anahtarıdır… İstikrar için önce fiyatların dengede olması gerekiyor…

Fiyat denilince yalnızca mal ve hizmetlerin fiyatını kollamak yanlıştır. Faizde, paranın kirasıdır ve bir nevi fiyatıdır… Kurlarda dövizin TL cinsinden fiyatıdır…

Bu fiyatlar arasında denge olmalıdır… Aksi halde şimdi olduğu gibi TL faiz oranları yüksek, kurlar düşük olursa, faiz-kur makası açılır… İstikrar bozulur…

Bu fiyat politikası içinde, faizler arasında fahiş farklar da rekabeti bozar.

Bu nedenle, tüketicinin korunması hakkındaki kanunda, ödünç para verme işleri hakkındaki kamu hükmünde kararnamede, değişiklik yapılıp, tüketici kredilerine ve kredi kartlarına fahiş faiz önlenmelidir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.