Bayram Gelmiş Neyime

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) her yıl İnsani Gelişme Endeksi hazırlamaktadır. Bu endekste kullanılan üç değişken; uzun, sağlıklı ve yaratıcı bir hayat yaşamak; bilgi ve eğitim alabilme imkanına sahip olmak ve insana yaraşır bir hayat için gerekli kaynaklara ulaşabilmektir.

En son yayınlanan 2020 raporunda yer alan 2019 verilerine göre; Türkiye 189 ülke içinde 54. sırada, yüksek insani gelişme gösteren ülkeler arasında yer aldı. Türkiye bu endekste birkaçı hariç, Avrupa ülkelerinden sonra geliyor. Arjantin(46) ve Kazakistan(51), Türkiye’den önce geliyor.

Öte yandan, Türkiye aynı endekste değerlendirilen toplumsal cinsiyet eşitsizliği endeksinde daha geri sırada, 68. sırada yer alıyor.

Ancak hazırlanan bu İnsani Gelişmişlik Endeksi, demokrasiyi kriter olarak almıyor. Söz gelimi otokrasinin hâkim olduğu Rusya, İnsani Gelişme Endeksi’nde Türkiye’den önce 52. sırada yer alıyor.

Gerçekte ise demokrasi, insan hakları ve siyasi özgürlükler, duyarlı insanlar için kaliteli yaşamın ve refahın ilk şartıdır. Bunu biz yaşayarak gördük. Daha tarafsız bir gözle baktığı için dünya ise daha net gördü.

Freedom House (Dünya Özgürlükler Evi) İnsan Hakları ve Siyasi Özgürlükler Endeksine göre Türkiye, bu haklarda 2017 yılında ”özgür olmayan ülkeler” statüsüne geriledi. Son on yılda dünyada özgürlük alanında en fazla gerileyen ikinci ülke olduk.

Freedom House; Ülke raporunun başında ”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümeti siyasi haklara ve sivil özgürlüklere yönelik artan bir küçümseme gösterdi ve algılananlara yönelik çarpıcı ve geniş kapsamlı bir baskı uyguladı. 2016’daki darbe girişiminden bu yana muhalifler. 2017’de kabul edilen anayasa değişiklikleri, gücü cumhurbaşkanının elinde topladı.” deniliyor.

Freedom House’un son anketinde, Türkiye’de demokrasi, hukuk ve insan hakları dip yapmış görünüyor:

1) Mevcut Hükümet Başkanı özgür ve adil seçimle mi geldi ? (Puanı: 4 üstünden 2)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014 yılında Başbakanlık’tan Cumhurbaşkanlığı’na geçmesinden bu yana hükümette baskın bir rol oynadı. 2017 Anayasa Referandumu ile Cumhurbaşkanlığı yetkilerini genişleten ve başbakanın rolünü ortadan kaldıran yeni bir başkanlık hükümet sistemi kuruldu. Seçimler olağanüstü hal içinde yapıldı.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile seçim gözlemcileri, 2018’de Erdoğan’ın kampanya sırasında muhaliflerini defalarca terörizmi desteklemekle suçladığını da kaydetti.

2) Seçim yasaları adil mi? Yüksek Seçim ve Seçim Kurulları tarafsız mı? (Puanı: 4 üstünden 1)

AKP’nin çıkardığı 2016 tarihli bir yasa ile AKP, Yüksek Seçim Kurulu ve Yargıtay’a da hâkim oldu.

3) Resmî yolsuzluğa karşı önlemler güçlü ve etkili mi? (Puanı: 4 üzerinden 1)

Yolsuzlukla mücadele yasalarının uygulanması tutarsızdır ve Türkiye’nin yolsuzlukla mücadele kurumları genellikle etkisizdir ve yolsuzluklar cezasız kalmaktadır

4) Devlet açıklık ve şeffaflıkla işliyor mu? (Puanı: 4 üstünden 0 )

2016 darbe girişiminden bu yana hükümetin uyguladığı baskının yarattığı siyasi ve yasal ortam, sıradan demokratik gözetim çabalarını neredeyse imkânsız hale getirdi. Sivil toplum grupları ve bağımsız gazeteciler gibi dış gözlemciler, hükümetin yanlışlarını ifşa etmeye çalışırlarsa tutuklanabilir ve yargılanabilir.

5) Akademik özgürlük var mı ve eğitim sistemi kapsamlı siyasi telkinlerden arınmış mı? (Puanı: 4 üstünden 1)

2018 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine hem kamu hem de vakıf üniversitelerinde rektör atama yetkisi veren bir kararname çıkardı. Hükümet ve üniversite yönetimleri, akademisyenlerin hassas konuları araştırmasını engellemek için artık rutin olarak müdahale ediyor ve siyasi baskı, birçok akademisyen arasında otosansür uygulanıyor.

6) Bireyler, gözetim veya cezalandırma korkusu olmadan siyasi veya diğer hassas konularda kişisel görüşlerini ifade etmekte özgürler mi? (Puanı: 4 üstünden 1)

İnsanlar kamuoyunda söyledikleri konusunda dikkatli davranıyor. Genellikle tutuklulukla sonuçlanan ve uzun hapis cezaları riski taşıyan muhalefet iddiaları için kovuşturmaların keyfiliği giderek arttı.

7) Sendikalar ve benzeri meslek örgütleri veya işçi örgütleri için özgürlük var mı? (Puanı: 4 üstünden 1)

Grev hakkı da dahil olmak üzere sendikal faaliyetler kanunla ve uygulamada sınırlandırılmıştır; işverenlerin sendika karşıtı faaliyetleri yaygındır ve yasal korumalar yetersiz şekilde uygulanmaktadır.

8) Bağımsız yargı var mı? (Puanı: 4 üstünden 1)

Binlerce sadık yargıcın atanması, büyük bir davada yürütme aleyhine karar vermenin olası profesyonel maliyetleri ve darbe sonrası tasfiyenin etkileri, Türkiye’de yargı bağımsızlığını ciddi şekilde zayıflattı.

9) Hukuki ve cezai konularda yasal süreç geçerli midir? (Puanı: 4 üstünden 0)

2016-2018 yılları arasındaki olağanüstü hâl sırasında yasal süreç garantileri büyük ölçüde aşındı. Davalıların yedi yıla kadar süren uzun tutukluluk sürelerinde tutulduğu terör suçlamalarıyla ilgili davalarda yasal süreç ve delil standartları özellikle zayıftır.

Demokratik özgürlükler insan olmanın ve insanca yaşamanın ilk şartıdır. İktidarların demokrasiyi yaşamış toplumlarda, demokrasiyi engellemeleri hayatın olağan akışına aykırıdır. Demokrasi içinde yaşayacağımız daha mutlu bayramlarımız yakındır.

Bayramınız kutlu olsun.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir