YATIRIMLAR NEDEN DÜŞTÜ?

2017 ortasında Türkiye ekonomisi için pozitif bir ekonomi tablosu çizmek imkânsızdır.

Nisan referandumu için 2016 sonu ve 2017 yılı ilk yarıda bütçe giderleri ön çekildi ve arttırıldı… Doğal olarak Bütçe açığı da arttı. Kamu borçlanması yükseldi.  Yatırımlar ve tüketim için Devlet desteği arttı. Kredi garantisi sağlandı ve krediler genişledi.  Buna rağmen ilk çeyrekte Türkiye yüzde 5 büyüdü… Ayrıca da sanayi üretim artışının daha düşük kalması, büyümenin sürdürülebilir olması ve açıklanan oranının ciddiliği konusunda tartışma yarattı.

Büyümeye rağmen, İşsizlik oranı yükseldi.

 

 

Büyümenin ve istihdam artışının sürekli ve kalıcı olması için, sabit sermaye yatırımlarının  artması gerekir. Oysa ki, 2017 ilk çeyrekte yüzde 5 büyümeye rağmen sabit sermaye oluşumunda büyüme düşük kaldı, yüzde 2.2 oldu.

Aslında yerli ve yabancı doğrudan sabit sermaye yatırımı olarak yatırım eğilimi düşüktür. Borsa ve Devlet iç borçlanma senetleri gibi portföy yatırımlarına daha fazla yabancı sermaye giriyor.

 Dünyada yabancı yatırım sermayesi hareketlerinde bir yavaşlama var. Ayrıca 2015 yılında Uluslararası yabancı yatırım sermayesinin yarısı 4 ülkeye gitmiş ( ABD’ ye yüzde 22’si, Hong Kong ‘a yüzde 10’u, Çin’e yüzde 8’i ve İrlanda’ya yüzde 6’sı  ) 

Türkiye ye gelen doğrudan yabancı yatırım sermayesinin payı ise azalmış. 2006 yılında yüzde1.55 iken, 2015 yılında yüzde 0.94 ve 2016 yılında ise yüzde 0.80’e gerilemiş. (Aşağıdaki grafik )

Daha önemlisi, yabancı sermaye 2012’den sonra kaçak güreşmeye başlamış.  Gelen doğrudan yatırım sermayesinin üçte biri gayrimenkul alımı için gelmiş. Sanayi için gelen sermayenin payı ise 2012 yılından itibaren düşmeye başlamış, 2011 yılında toplam içinde sanayi yatırımı için gelen yabancı yatırım sermayesinin payı yüzde 49 iken, bu oran giderek düşmeye başlamış ve 2016 yılında yüzde 22’ye gerilemiş. Buna karşılık hizmetler sektörü, özellikle finans sektörüne gelen yabancı yatırım sermayesinin payı artmış.  (Aşağıdaki grafik )

Dikkat edersek bizde yerli ve yabancı yatırımların hacmi 2012 sonrasında düşmeye başladı. Büyüme de aynı yıldan sonra daraldı.

Bu yıldan sonra altı önemli gelişme oldu…

·         Birisi paralel devlet ve Fetö terörünün gün yüzüne çıkması,

·         İkincisi,  Türkiye’nin siyasi haklar ve demokratik özgürlükler olarak dünyanın en fazla geri düşen ülkelerinden birisi olması,

·         Üçüncüsü, hukukun üstünlüğünde dünya sıralamasında geri düşmesi,

·         Beşincisi yalnızca OHAL süresince uygulama için çıkarılması gereken bazı kararnameler, kalıcı ve sürekli olarak uygulanmak üzere çıkarıldı.

·         Beşincisi, dışarıda Başkanlık sistemi otokrasiye gidiş olarak algılandı.

·         Atıncısı ise, dış politika ve iç politika da sorunların tırmanmasıdır.

Yeniden yatırımlar için bu sorunların düzelmesi gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir