Toplam Faktör Verimliliği Neden Düşük?

BETAM ,Türkiye ekonomisinde büyüme döngüleri ve Toplam Faktör Verimliliği 1980-2018, araştırmasına göre Türkiye de Toplam faktör verimliliği giderek düşüyor. 1980 -1989 yılları arasında ortalama toplam faktör verimliliği yüzde 2,2 iken , 2003 -2013 yılları arasında yüzde 1,2 oldu. 2014-2018 yılları arasında da yüzde 0,4 e geriledi.

Toplam faktör verimliliği (TFV) üretimdeki artışın emek ve sermaye artışı ile açıklanamayan kısmıdır. Toplam faktör verimliliği ve teknolojik gelişme GSYH ‘ da büyümenin itici gücü olarak kabul edilir. Uzun dönemde ekonomik büyümenin ve gelişmenin ardındaki temel dinamik verimlilik artışlarıdır.

Birleşmiş Milletler  kalkınma programı (UNDP) ‘ nin AB ve Türkiye tarafından finanse edilen bir teknik projesinde de , ‘’Toplam Faktör Verimliliği Türkiye’nin ekonomik büyüme performansına katkısı kısıtlı kalmakta ve inişli çıkışlı bir seyir izlemektedir. Yakın dönemde (2012-2017) yüzde 5,8’lik büyümenin sadece 0,8 puanı toplam faktör verimliliği (TFV) artışlarından kaynaklanmıştır.  Türkiye’de TFV artışlarının sınır olması büyümenin sürdürülebilirliği açısından dezavantaj oluşturmaktadır.’’deniliyor. 

Dünya ;  GSYH ‘da büyüme ve halkın refahının artması için ,  verimlilik artışı ve teknolojik gelişmelerle ilgili projelere öncelik  veriyor. Bu konular bizim ekonomi yönetiminin aklına bile gelmiyor. Üniversitelerde de yeterli araştırma yapılmıyor.

Türkiye de toplam faktör verimliliği neden düşüktür ve nasıl artırmak gerekir ? 

1. Dışa bağımlı üretim yapısı olduğu için , entegre yatırım yapılmıyor. Kendi ipliğini üreten dokuma fabrikası olursa, maliyetler düşer , işgücü ve sermaye verimliliği artar. Bunun için üretimde ithal girdi payını azaltmalıyız. İthal girdi yerine ikame yatırımları desteklemeliyiz. Gerekirse Devletinde geçici olarak piyasaya girmesi gerekir.

2. Gelir dağılımı bozuk . Yüksek gelir gurupları ile düşük gelir gurupları arasında fark fazladır. Bu nedenle ikili piyasa yapısı oluştu. 500 liraya ve 5000 liraya ceket var. Firmalar lüks mal üreterek daha yüksek kar elde edebilmektedir. Bu durumda da kapasite kullanım oranı da düşük kalıyor. Söz gelimi Türkiye de imalat sanayiinde kapasite kullanım oranı yüzde 75 dolayındadır.

3. Türkiye de yeni teknolojik yatırımlar yetersizdir. Hatta son yıllarda Hukuki ve demokratik altyapı bozulduğu için hiç yapılmıyor. Oysaki yeni teknolojiler, sermaye ve emek verimliliğini artırır.

4. Üretimde nitelikli işgücü düşüktür. Çünkü eğitimde işgücü planlaması yoktur. Eğitime din motifi hakimdir. Dahası olanlar da beyin göçü ile dışarıya gidiyor. 

Toplam faktör verimliliğini artırmadan  ve teknolojik gelişmesini tamamlamadan Türkiye’ orta gelir tuzağından ve yoksulluk kısır döngüsünden çıkamaz. Bu dediklerimden ekonomi yönetiminin ne kadar haberi var ? Doğrusu mu endişeliyim.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir