Rekabetçi Kurun Altyapısı Çöktü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK ) Yurt dışı Üretici fiyat endeksini (YD-ÜFE) açıkladı. 2021 yılında yurt içinde üretimi yapılan ve ihracata konu olan ürünlerin üretici fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 87,64 oldu.

Bu demektir ki 2020 yılı sonunda  ihracata konu bir malın üretim maliyeti 1000 lira idiyse , 2021 yılı sonunda  1876,40 liraya yükseldi.

YD-ÜFE ‘de meydana gelen bu yüksek artışta, kur artışı ve bu yolla ithal girdi fiyatlarının artması ile enerji fiyatlarında yüksek artış etkili oldu.

Yurt içinde İhracat malı üretiminde , kesin bir ortalama oran açıklanmadı ve  fakat ihracatçıların söylediği ve bazı tahminlere göre ihracat malı üretiminde ortalama ithal girdi oranı yüzde 70 dolayındadır.

Başka bir ifade ile 100 dolarlık ihracat malı üretmemiz için en az 70  dolarlık aramalı ve hammadde ithal etmemiz gerekiyor. Yani Kur artışları otomatik olarak ihracat malı üretim maliyetlerine yansıyor. 

2020 Aralık ayında ortalama dolar kuru 7,7189 idi. 2021 Aralık ayında 13, 5699 oldu.  Dolar  bu bir yılda TL karşısında yüzde 75,80 oranında arttı. Ama YD- ÜFE daha fazla yıllık yüzde 87,64 oranında arttı .  Aslında 2021 de yıllık Yİ-ÜFE’ de yüzde 79,89 oranında ve yine  Kur artışından daha yüksek oranda arttı.

Bu şartlarda politika oluşturmak için şu iki soruya cevap vermek gerekir;

  • Bir… YD-ÜFE neden , hem Yİ-ÜFE hem de kur artışından daha fazla arttı?
  • İki… Kur artışı ihracatta rekabet gücünü artırdı mı:

1) Türkiye de yapısal sorunlardan kaynaklanan yüzde 10 çekirdek enflasyon var. Hükümet bu güne kadar yapısal sorunlar dedi ve fakat çözemedi. Zira çözmek için halkın  kemer sıkması , devletin liyakata dayalı kurumsal bir yapı kazanması ve iktidarın popülizmden , Cumhurbaşkanının şatafat harcamalarından  uzak durması gerekir. Mümkün değil, çünkü İktidar bunları yapmaya kalkarsa yok olur. Ayrıca da yapmaya uygun bir anlayışa ve kadrolara sahip değil.

Kur artışı da bu kronik enflasyon üstüne biniyor.

2) YD-ÜFE , nin kur artışından daha yüksek olması , ihracatta rekabet gücünü düşürdü.

2020 Aralık ayında üretim maliyeti 1000 lira olan bir malı ihracatçı 1000 /7,7189 = 129,55 dolara ihraç ediyordu. 2021 Aralıkta aynı malın maliyeti YD-ÜFE oranında artarak 1876,40 liraya yükseldi. Bu durumda 2020 Aralık ayında 129,55 dolara sattığı malı , 2021 Aralık ayında 1876,40 /135699 = 138,28 dolara , yani dolar olarak daha pahalı satması gerekir. Aksi halde zarar eder.

YD-ÜFE’ kur artışından daha yüksek olduğu için , ihracatta kur avantajı, dezavantaja dönüşmüştür. Demek ki hükümetin yüksek kur’dan dolayı hedeflediği  ihracat avantajı çalışmadı. 

Zaten 2021 de ihracatta pandemi sonrası artan dış talebe bağlı olarak arttı. Ama 2022 aynı oranda artış olmaz. 

Bu hesapları yapmak için iktisatçı olmaya gerek yok. Ayrıca veriler de TÜİK’in verileridir. Hükümetin bu verilerden haberi yok mu ? Bu hesapları yapamıyor mu ? Neden kur şoklarına sebep olduğu halde düşük faizde israr ediyor? 

Bu soruya  , bilinen ve kabul görmüş rasyonel iktisat politikaları ile cevap verilemez. Yine merkez bankası reel kur endeksine göre bu gün bir doların 7 lira olması  gerekir. Ama 13,5 lira olduğu halde neden hükümet kurları düşürdük diyor?

Dahası ekonomi  bunalımın eşiğinde iken , hükümet neden sorun yok diyor?

Bütün bunların altında , faiz nas gerekçesi mi var ? Yoksa ekonomi yönetiminin  özel hesapları mı var? Bu sorulara cevap çıkmadan, ekonomi bu kritik eşikten dönmez.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.