Reel Sektörde Alarm

İstanbul Sanayi Odası ilk beş yüz büyük  sanayi kuruluşunu açıkladı. Bütün göstergeler büyük firmaların zora girdiğini gösteriyor.

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması İlk kez 1968 yılında “100 Büyük Firma” olarak kamuoyuna açıklanmıştır. Aşamalı olarak bu sayı artırılmış ve 1981 yılında ise 500 kuruluşa çıkarılmıştır. İSO’nun bu araştırması aynı zamanda  ekonomik konjonktürün hangi durumda olduğunu da gösterir.

 

İSO 500 BÜYÜK SANAYİ KURULUŞU
2017 2018
FİNANSMAN GİDERLERİ / FAALİYET KARI 49,8 88,9
BÜYÜME (YÜZDE) 9,1 1,1
KAR EDEN ŞİRKET SAYISI 422 381
ZARAR EDEN ŞİRKET SAYISI 78 119
FİNANSAL GÖSTERGELER İÇİNDE BORÇLARIN

PAYI (YÜZDE)

62,9 67
ÖZKAYNAKLARIN PAYI (YÜZDE) 37,1 33

Sorunların başında faaliyet  karlarının yüzde 88.9’unun finansmana gitmesidir. Bu pay 2017 yılında daha düşük yüzde 49.8 oranında idi. Karların finansmana gitmesi , firmaların yatırım için kaynak yaratmasını engelliyor.

İlk 500 sanayi şirketinin büyüme oranı 2017 yılında yüzde 9.1 iken 2018 yılında yüzde 1.1 ‘e geriledi. Aslında 2018 yılında  tüm sanayi sektöründe büyüme eğilimi düşmeye başlamış ve  son çeyrekte yüzde 0.1 olmuştu. 2019 ilk çeyreğinde küçülme olacaktır.

Paralel olarak bu eğilim, 500 büyük işletme içinde  zarar eden şirket sayısının artmasına  ve  özkaynak oranının da gerilemesine neden olmuştur.

Türkiye 1994 , 2001 ve 2009 krizlerini yaşadı. Hepsi de finansal kaynaklı idi. Krizden bir yıl sonra GSYH  da büyüme devam etti.  Bu defa ise farklı olarak reel sektör daralmaya başladı. Aşağıdaki tabloda , 2018 yılı ile 2019 yılı reel sektör verileri yer alıyor.

REEL SEKTÖR
  2017 2018
SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ (MART) 120,7 115,0
İMALAT SANAYİ KAPASİTE KULLANIM

ORANI (MAYIS-NİSAN)

76,3 75,0
REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (MAYIS) 106,7 94,7
DEVREDEN  KDV (MİLYAR TL) 6,2 9,7

Son bir yılda , sanayi üretim endeksi düştü , imalat sanayi kapasite kullanım oranı daraldı, reel kesim güven endeksi  güven sınırının altına indi.

Bu şartarda  sanayide düşük kapasiteden dolayı üretim maliyetleri daha yüksek oldu ve enflasyona yansıdı. Ayrıca reel sektörün daralması  2019  yılında GSYH ‘nın da daralmasına neden olacaktır.

Dahası ; reel sektörde riskler arttı ;

Dalgalı kur politikası nedeni ile ve siyasi iktidarın sıcak paraya yol vermesi sonucu 2007 yılında TL kuru yüzde 26 daha değerli idi ve bu nedenle  üretimde ithal aramalı ve hammadde payı arttı. Bu gün tersine TL yüzde 30 oranında daha düşüktür. Bu nedenle bu defa da ithalatın finansman maliyeti arttı  ve zorlaştı. İthal malları pahalı hale geldi. Bu durum üretim maliyetlerini artırdı ve üretimin düşmesine yol açtı.

Çözüm ;kur politikasını değiştirmek , daha görünür bir kur politikasına dönmek ve ithal aramalı ve hammadde sektöründe ithal ikameci politika uygulamaktır.

Özel sektörün bir yıl içinde  60.4  milyar dolar dış borç çevirmesi gerekir. 5 yıllık Türkiye tahvillerinin uluslar arası piyasalarda iflas risk primini gösteren CDS oranı, 500 baz puanı geçmiştir. Bu yüksek risk demektir ve dış borçların çevrilmesini zorlaştırmaktadır.

Çözüm ; Kısa vadede Tek çözüm İMF’ ye gitmek ve taze döviz bulmaktır. Orta ve uzun vadede istikrar programı yapmaktır.

Öte yandan Reel sektörün güveni de düşmüştür . Güven kaybı ekonomide iç dinamiklerin körleşmesine neden olur ve krizden çıkış uzar. Yatırım isteği azalır.

Çözüm ; Siyasi popülizmden uzak durmak ,  hukuki ve demokratik altyapı temelini  yeniden ve daha sağlam yapmaktır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir