PARALI EĞİTİM SİSTEMİ BOZDU

Bu aylar üniversiteye kayıt aylarıydı. Üniversitelere kayıtlarda en çok dikkatimi çeken, vakıf üniversitelerine ve vakıf yüksek okullarına kayıt yaptıranların indirim talebi oldu.

Vakıf üniversitelerinde, yıllık ücret fakültesine göre, 30 bin YTL’ye kadar çıkıyor. Ayrıca bu üniversitelerin bir kısmına bütçeden de yardım yapılıyor.
Bir söz var… “Kendisi himmete muhtaç bir dede… Olmaya ki herkese himmet ede…”

Milli eğitim, okul yapın diye herkese avuç açıyor… Okul yapana vergi indirimi veriliyor… Üniversitelerde yurt sorunu var. Şimdi yeni açılan üniversitelerin kaynak sorunu var… Buna rağmen devlet bazı vakıf üniversitelerine bütçelerinin yüzde 40’ı kadar yardım yapıyor.

Öte yandan, AKP Hükümeti’nin yaptıklarından eğitimi tamamıyla özelleştirmek istediği anlaşılıyor.

Devlet kamusal hizmetleri yapmak için oluşmuş bir tüzel varlıktır… Eğitim ve sağlık ta, kamusal fayda sağlayan hizmetlerdir… Bunları da özelleştirirsen, o zaman devlete ne gerek var…

Eğitimin sosyal faydası var

Eğitilmiş toplumda, üretimde, yönetimde verimlilik artar.

İnsan ilişkilerinde kalite artar. Çatışma azalır. İktisadi gelişme hızlanır.
Örneğin, İkinci Dünya Harbi’nde fabrikaları yıkılan Almanya’nın hızlı kalkınması eğitim düzeyinin yüksek ve vasıflı işgücünün olmasından kaynaklandı. Bugün Rusya’nın hızlı toparlanması da halkın yüzde 100’ünün eğitilmiş olmasından ileri geliyor.

Yine eğitimli toplumda yatay ve dikey hareketlilik sağlanır… Sosyal kastlaşma olmaz… Örneğin tarımdaki okur… Memur veya işadamı olur…

Kaldı ki, eğitimi devletin yapmasını gerektiren başka nedenler de mevcuttur.
Eğitimi devlet yapmazsa tarikat yapar

1) Özel sektör eğitim için, özel faydası kadar kaynak ayırır… Sosyal faydayı dikkate almaz…Bu durumda yeteri kadar kaynak ayıramaz. Devlet ise sosyal faydasını da dikkate alarak gerekli olan ve yeteri kadar kaynak ayırır.

2) Eğitimde fırsat eşitliği, eğitimin verimini artırır.
Örneğin, parası olan değil, yeteneği olan yüksek öğrenim yaparsa, eğitimde etkinlik artar. Daha yetenekli olanları bulmak için eğitim yapacak olanları daha geniş tabandan, tüm toplumdan seçmek gerekir… Paralı eğitim buna imkan vermez.

Paralı eğitimde, eğitim kalitesi ikinci planda kalır.

Vakıf üniversitelerinin çoğunda, üniversite isteyenler, bir kaç istisna dışında, önce karar verip, sonra vakıf kuruyorlar. Kâr amaçlı kuruluyor… ABD’deki fonlarla Türkiye’deki vakıflar ayrılıyor. Türkiye’deki vakıf üniversiteleri araştırma yapacak kadro bulundurmuyor… Asistanlık müessesesini çalıştırmıyor. Çoğu dersi dışarıdan verdiriyorlar.

3) Eğitimde işgücü planlamasını ancak devlet yapabilir…
gelişme sürecinde devletin iş gücü planlaması yapması gereklidir… Türkiye’de işsizlik yüksek olduğu için, piyasa talebi eğitim arzını yönlendiremiyor… Sonuçta eğitilmiş işgücü arasında bu günkü gibi işsizlik oranı daha yüksek oluyor… Bazı dallarda eğitilmiş işgücü arz fazlası, örneğin mühendislik, bazı dallarda ise eğitilmiş işgücü arz eksiği, örneğin doktor -hemşire ortaya çıkıyor.

4) Eğitimi devlet yapmazsa, tarikatlar, dış lobiler el atar… Zira eğitim bir ülkenin geleceği demektir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir