MB Rezervleri ve Kur İstikrarı

Merkez Bankası Temmuz ayı ‘’Uluslar arası Rezervler ve Döviz Likiditesini ‘’ açıkladı.99.4 milyar dolar olarak açıklanan  Rezervlerde bir yıl öncesine göre az bir düşme var.

Daha önceki yıllarda bu rezervler 130 milyar dolara kadar çıkıyordu.

Döviz rezervlerinin seviyesi, özellikle gelişmekte olan ülke ekonomilerinde şu açılardan büyük öneme sahiptir:

  • Karşılaşılabilecek iç ve dış şokların yarattığı olumsuzlukların giderilmesi
  • Dış borç servisinin düzenli olarak gerçekleştirilmesi
  • Uluslararası finans çevreleri ile piyasalarda, ülkeye duyulan güvenin artması

Söz gelimi Merkez Bankasının resmi rezervleri 400- 500 milyar dolar olsaydı , Türkiye 2018 kur şokunu yaşamazdı. Aslında dalgalı kur politikası , aşırı kur hareketlerinde kura müdahaleyi gerekli kılar. Bunun içindir ki Dalgalı kur politikasının uygulamanın bir şartı da döviz rezervlerinin yeterli olması şartıdır.

Merkez bankaları uluslar arası rezervlerinin bir kısmı döviz , bir kısmı ise altın cinsinden tutar. Türkiye’nin resmi rezervleri içinde de altın cinsinden rezervlerinde  artış var.

Son yıllarda Dolara olan güven kaybı nedeniyle başta Çin ve diğer ülkeler kısmen EURO ‘ya ve daha çok ta altın rezervlerini artırmaya başladılar. Zira altının da stratejik bir rezerv tutma aracı olma  ve her an nakde çevrilebilme özelliği  var.  Altın rezervlerinin artması ,altına olan talebi artırdı ve Dünyada altın fiyatları arttı.

Her ülkede olduğu gibi bizde de Merkez Bankasının döviz rezervlerinin bir kısmı  muhabir bankalar ve diğer ülke merkez bankalarında açtırılmış olan cari ve senet saklama hesapları aracılığı ile muhafaza edilir.

Altın rezervleri de kısmen İngiltere ve kısmen ABD (Fed) Merkez Bankası altın deposunda saklanıyor. MB İngiltere’de veya ABD’de tutulan altın rezervleriyle swap işlemleri yapabiliyor. Bir anlamda bu işlemler için güven unsuru olarak görülüyor.

2019 Temmuz ayı itibariyle ,99.4 milyar dolar tutarındaki toplam rezervler içinde ;

  • 17.1 milyar doları vadesine bir yıl kalmış Merkezi Devletin ve Merkez bankasının ödenecek dış borçlarıdır.
  • 36.1 milyar doları da bir yıl içinde ödenecek Hazine garantili dış borçlar ile Bankacılık sektörünün döviz ve altın cinsinden zorunlu karşılıkları ve akreditifleridir.

Bunları toplam rezervlerden çıkarırsak  , geriye  Bankanın 46.1 milyar dolar serbest kullanabileceği  rezervleri kalıyor.

ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ
  2018 2019
1 ) RESMİ REZERVLER 100.7 99.4
2 ) DÖVİZ VARLIKLARI 76.9 74.4
3 ) SDR’LER VE IMF REZERV POZİSYONU 1.5 1.5
4 ) ALTIN CİNSİNDEN DÖVİZ REZERVLERİ 22.3 23.5
1 ) VADESİNE BİR YIL KALMIŞ MERKEZİ

İDARE VE MB DÖVİZ YÜKÜMLÜLÜKLERİ

10.7 17.1
2 ) ŞARTA BAĞLI DÖVİZ YÜKÜMLÜLÜKLERİ 57.6 36.1
MB DÖVİZ REZERVİ 32.4 46.2

MB rezervleri bir yıl içinde ödenecek dış borçlarımıza göre  çok düşüktür. Kur riskini artıran faktörler arasında MB ‘nın yetersiz kalan rezervlerini  de saymak gerekir.

Dış borçların çevrilmesi  Türkiye’nin yumuşak karnıdır. Dışarıda beş yıllık tahvillerimizde dış borç iflas risk primi olan CDS’ ler bu nedenle yüksektir.

Zaman zaman bu verilerden yola çıkarak , Türkiye’nin yüksek riskten kurtulması için ya AB veya İMF’ çıpasına ihtiyaç olduğunu söylüyorum. Özellikle sosyal medyada çok seyrek olsa da bazıları terbiye sınırını aşarak tepki gösteriyor.

Aslında Türkiye’nin 300 milyar dolar döviz rezervi olsa , kimsenin aklına İMF gelmez.

İMF’ poltikaları gelir dağılımının bozulmasına neden olur ve fakat aynı zamanda Hükümetlerin gelir dağılımının daha çok bozulmasına neden olan popülist politikalarını ve siyasi kayırmalarını , stand- by şartı olarak önler.

Özetle ; İstikrar içinde kimse İMF’ yi istemez. Tepkiler İMF’ye değil, istikrarı bozanlara olmalıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir