GÜNLÜK KARARLARLA EKONOMİ YÖNETİLMEZ

Merrill Lynch (ML )  2017 gelişen piyasalar raporu yayınladı ve Sırasıyla Brezilya, Türkiye ve Güney Afrika’yı gelişen ülkeler arasında en riskli üç ülke olarak açıkladı.

Merrill Lynch’ e göre, Bu üç ülke için 2017 yılında, durgunluk, dış borç, dış açık, yabancı sermaye çıkışı gibi göstergeler risk oluşturuyor.

Merrill Lynch merkezi New York’ta olan dünya çapında büyük yatırım bankalarından biridir. 

2013 yılında da Morgan Stanley’  Ağustos ayı raporunda gelişen ülkeler içinde bizim de içinde olduğumuz beş ülkeyi kırılgan beşli olarak ilan etmişti. O zaman bu beş ülkeden ikisi olan, Hindistan ve Endonezya bu günkü ML kırılgan üçlüsünde yer almıyor.

 

 

Rapora göre dış açığı ve net uluslararası yatırım pozisyonu/GSYH oranı olarak, 56 gelişen piyasa arasında en zayıf ülke Güney Afrika, 55 sırada ikinci ülke ise Türkiye’dir.

Ayrıca bu üç ülke içinde dış borç yükü en yüksek olan ülkeyiz. Dış borç stokunun Gayri safi Milli Hasılaya oranı bizde yüzde 58.7 dir. Güney Afrika’da yüzde 42.3 ve Brezilya’da yüzde 18.8 dir. Brezilyanın dış borç yükü daha düşük olmasına rağmen, CDS’ si en yüksek olan ülkedir.

Credit Default Swap (CDS ) ‘’ Kredi risk primi ‘’ ülkeler arasında riskleri ölçmek için kullanılıyor. CDS, bir kişi ya da kuruluşun, kredi sahibinin karşılaşabileceği alacağın ödenmemesi riskinin bir nevi sigorta edilmesi karşılığıdır. Dün itibariyle Brezilyanın risk primi en yüksek (281.94) idi ve arkasından Türkiye (267.05 ) geliyordu.

Cari açığın GSYH ‘ ya oranı olarak ta bu üç ülke içinde bizde daha yüksektir.

 

Her üç ülke de, yabancı yatırım sermayesi, spekülatif sermaye ve sıcak para girişine bağlı olarak büyüdü… Türkiye üstelik ithal girdiye bağlı bir üretim yapısı geliştirdi. Şimdi yabancı sermaye çıkışı, bu ülkeleri daha çok etkileyecektir.

 

Yabancı sermaye çıkışı yalnızca, FED kararları, ülkelerin iç sorunlarına bağlı değil, aynı zamanda küresel konjonktürün inişe geçmesine bağlıdır.   Dünya 1990 ‘lı yıllardan önceye dönmekte, finansal sektörün etkisi zayıflamaktadır.

 

Aşağıdaki tabloda üç ülkenin ekonomik göstergeleri yer almaktadır.

 

 

Türkiye bozulan ekonomik istikrarı, derli toplu bir çıkış programı ile değil de garip şekilde günübirlik hesaplarla sağlamaya çalışıyor. Başbakan yardımcısı Şimşek, sorunun yapısal olduğunu söylüyor, oysaki açıklanan önlemler ya faizi düşük tutmak veya teşvikler yoluyla para dağıtmak veya Sicil affı gibi marjinal önlemler almak şeklinde oluyor.

Öte yandan, hükümet ve ekonomi yönetimi, batı basınında Türkiye ekonomisi için çıkan yorumların haksız olduğunu söylüyor. Muhtemelen ML’ raporu içinde aynı tepkiyi gösterecektir.

 Ancak unutmayalım ki Türkiye ye yatırım yapmak isteyen veya Türkiye ‘de yatırımı olan yabancı sermaye bu kurum ve kuruluşların raporlarını dikkate alıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.