Ekonomide Görünmeyen Tehlike

SİYASİ iktidar bütün gücünü, Anayasa’ya türbanı sokmaya ve laikliği delmeye yöneltti. Kamuoyu tartışmaları da aynı doğrultuda yoğunlaştı. Ekonomik sorunlar ikinci planda kaldı.

Gerçekte, ABD, İngiltere ve Almanya’da, mortgage sistemindeki sorunlar bazı bankaları ve fonları sıkıntıya soktu. Gerek hükümetler ve gerekse merkez bankaları, daha önce savundukları piyasa kurallarına ters olarak müdahalede bulundu. İngiltere hazinesi mevduatın devlet güvencesinde olduğunu açıkladı.
Türkiye’de mesele biraz daha derin ve daha sorunlu… En büyük sorun dış cari işlemleri açığının büyümesi… Eğer döviz kurları bu kadar düşük devam ederse, bu sene cari açık rekor kıracak ve 37 milyar dolara yükselecektir.

ABD’nin de cari açığı var. Ancak milli gelire oranı bizden daha küçük. Kaldı ki, cari açık veren ülkelerin parası değer kaybediyor. ABD doları da değer kaybetti. Bizde ise tersine YTL Euro karşısında da değer kazandı.

Nedeni, sıcak para stokunun yüksek olmasıdır. Sıcak para kırılganlığı ve riski artıran, kurun düşük ve faizin yüksek seyretmesine yol açan nedenlerin başında gelmektedir.

Aslında sıcak para da cari açığın getirdiği bir sonuçtur.

Ekonomide kan kaybı

CARİ açığın ekonomiye ve topluma getirdiği maliyetler görünmeyen ve fakat yıkıcı sonuçları olan maliyetlerdir.

1) Cari açık bir ülkenin kazandığı dövizlerle kaybettiği dövizler arasında ortaya çıkan farktır. Yani bir ülke için bu kayıp, kan kaybıdır.

2) Cari açık, düşük kurun getirdiği bir sonuçtur. Düşük kur ithalatı ucuzlatıyor. İhracatta rekabet gücümüzü zayıflatıyor. Sonuçta ithalat, ihracattan daha hızlı arttığı için dış ticaret açığı artıyor. Bu çığın bir kısmı turizm geliri gibi gelirlerle karşılanıyor. Geriye daha iki -üç yıldır 30 milyar doları aşan cari açık kalıyor. Böylece turizm gelirimizi de dış ticaret açığımızı kapamak için kullanmış oluyoruz.

3) Cari açığın maliyetini toplum karşılıyor. Cari açığın finansmanı sıcak para, dış borç veya varlık satışları ile kapatılıyor. Sonuçta kırılganlık artıyor. Dış borç için dışarıya faiz çıkıyor. Ödendiğinde de kaynak çıkışı olacak ve ekonomide büyüme oranı olumsuz etkilenmiş olacaktır.

Yabancılara yapılan özelleştirme gelirleri ile de yatırım yapılmıyor. Açıklar kapatılıyor. Özel sektörün satılan işletmeleri yerine de aynı özel sektör yeni yatırım yapmıyor. Bu paraların çoğu yurt dışında tutuluyor. Türkiye’ye sıcak para olarak giriyor. Sermaye piyasasında işlem yapan fonların kime ait olduğunu tespit etmek imkânsızdır.

Fakirden zengine transfer

4) Cari açık gelir dağılımını bozuyor… Fakirden zengine gelir transferine neden oluyor.

Bu transfer düşük kur yoluyla oluyor… Sistem şöyle çalışıyor:

Kur üzerinde sıcak para baskısı olmasaydı, basit olarak örneğin Euro kuru, Euro’nun dışarıdaki değer değişikliği ile bizim içerideki enflasyon oranı kadar artacaktı. Yani MB reel kur endeksine göre bugün Euro kurunun 3 YTL dolayında olması gerekirdi.

Şimdi bir Mercedes alan, bu araba için 50 bin Euro döviz ödemektedir. 50 bin dolar karşılığı, 1.74 kur hesabıyla 87 bin YTL ödemektedir. Oysa kur gerçek değerinde olsaydı bu araba için 150 bin YTL ödeyecekti. Arada 63 bin fark var. Bu fark büyük ölçüde cari açık olarak ortaya çıkıyor. Cari açığın finansmanı sıcak para, dış borç veya varlık satışının maliyetini tüm toplum çekiyor. Halk vergilerle bu maliyetleri finanse ediyor.

Bu demektir ki, yalnızca düşük kur politikası nedeniyle halktan ithal araba kullananlara bir gelir transferi oluyor.

Siyasi iktidar neden düşük kur peşinde koşuyor… Çünkü düşük kur suni bir rahatlık oluşturuyor. Ancak kalıcı olmayacağı ve sürdürülemeyeceği de çok açıktır.

5. Cari açık eğer doğrudan yabancı yatırım sermayesi ile finanse edilmiş olsaydı, zararları asgariye inmiş olurdu. Hatta yararlı da olurdu. Yabancı sermayenin yeni yatırım yapması istihdam yaratacaktı. Teknoloji gelecekti. Verimlilik artacaktı.

Oysa ki şimdi sıcak para var diye doğrudan yabancı yatırım sermayesi gelmiyor. Gelen doğrudan yabancı sermaye, hazır ve kârlı işletmeleri alan sermayedir. Bu sermaye hemen kâr transfer edeceğinden cari açığı artıracaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir