Eğitim ve Basın Yozlaştırıldı

Dr. Fatoş Karahasan’ın yaptığı bir araştırmaya göre , 18-24 yaş arasındaki gençlerin , yüzde 80’i ülke ekonomisini takip etmiyor , yüzde 50’si ise enflasyon faiz gibi finansal kavramları bilmiyor.

Aynı araştırmaya göre bu yaştaki gençlerin yüzde 23’ü okumuyor. Okumayan gençler bilgi birikimi medya kanalıyla olur. Ne var ki hem eğitim sistemi , hem de medya yozlaştırıldı.

Üniversite eğitimi popülizm kurbanıdır.

Orta öğrenimde mesleğe yönlendirme olmadığı için 40 yıldır yükseköğrenimde birikme var. Geçmişte ve bugün bu sorun, açık öğretim, uzaktan eğitim gibi şark kurnazlığı ile çözülmek istendi.

2016/2017 ders yılında yükseköğrenimde kayıtlı öğrenci sayısı 7 milyon 107 bindir. Bunun yalnızca yüzde 40.6’sı örgün eğitimdedir. Açık öğretime kayıtlı öğrenci sayısı ise 3 milyon 306 bin 797’dir. Yani toplam kayıtlı öğrenci sayısının yüzde 46.5’idir ki bu da örgün eğitimden çok daha fazladır.

YÜKSEKÖĞRETİMDE ÖĞRENCİ DAĞILIMI 2016/2017 YILI

  SAYI YÜZDE
ÖRGÜN EĞİTİM 2.889.240 40.65
İKİNCİ ÖĞRETİM 819.803 11.53
UZAKTAN EĞİTİM 91.880 1.29
AÇIK ÖĞRETİM 3.306.797 46.52
TOPLAM 7.107.720 100.00

Kaynak: YÖK istatistiklerinden derlenmiştir.

Yine 2016-2017 yılında yükseköğrenime 1 milyon 316 bin 708 kişi kaydoldu. Bunların yarıdan azı 623 bin 904 öğrenci yani yüzde 47.75’i örgün eğitime kaydoldu.

Üniversite eğitimi kitabi bilgilerle sınıf geçmek değildir. Üniversite eğitimi süreklilik ister. Üniversite içinde öğrencinin bire bir öğretim üyesi ile ça- lışmasıdır. Üniversite içinde tartışmalara katılmaktır. Böylece öğrencinin asıl amaç olan analiz ve sentez yeteneği gelişecektir.

Dünyanın her tarafında açık öğretim var. Ancak bunlar ev hanımlarına, meslek sahiplerine genellikle işlerinde destek olacak bilgiler verir. Bazıları da çalışmayan hanımlarına yöneliktir.

Türkiye’de yanlış olan örgün eğitimin yerini ikame edilmek istenmesidir. Dahası diplomalarında daha önce yazan açık öğretim lafı da daha sonra kaldırıldı.

Dahası bu rehavet Türkiye’de siyasi iktidar örgün eğitimi planlama konusunda zorlamıyor.

Açık öğrenimde kayıtlı öğrenci sayısını çok olması, mezuniyet oranının düşük olmasından ileri geliyor. Birçok insan açık öğretime askerlik gibi belirli amaçlarla kayıt yaptırıyor. Siyasi iktidarlar da üniversite önünde birikimi azalttık diyorlar ve işlerine geliyor.

Yandaş basın yozlaştırıyor

Basın hizmeti kamusal bir hizmettir. Basın okuyucuyu haberdar eder ve fakat aynı zamanda bir toplumun bilinç düzeyini ve bilgi birikimini etkiler. Bu etki son on yıldır tersine çalışıyor.

Bazı medyada yalnızca din ve inanç tartışıyor. Bazıları yalnızca cinayet haberlerini veriyor. Bazılarında muhalefetin adı geçmiyor.

Dedikodu yazarları  var. Magazin yazarları var. Bunların kendi konularında yazması tartışılmaz. Ancak bunlar dışında bazı köşe yazarları hariç , genel olarak köşe yazarları köşelerinde haber yazıyor. Oysaki köşe yazarının işi  bir haber veya bir aktüel olay üstünde  tarafsız analiz ve yorum yaparak vermesidir.

Medyanın yandaş medya haline gelmesi ve yozlaşması , kamusal bir görevi kötüye kullanmaktır.  Negatif etkilerini de gençler arasında yapılan bu anket sonuçlarında görüyoruz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir