Çıkış Yolu Çok Zor ve Zahmetlidir (III)

Önceki gün ve dün bu köşede krizden çıkış için , kurumsal  ve yapısal sorunların çözümü için önerilerde bulunmuştum. 

Kısa ve orta vadede yapılacaklara gelince ; 

1-Kısa ve orta dönemde para , kur ve dış ticaret politikası değişmelidir. Dalgalı kur politikası, cari açıkları ve dolarizasyonu tırmandırmıştır. Merkez Bankası bağımsızlığı zedelendi. MB prestij kaybetti. Dalgalı kur politikasını, iki veya üç yılık geçici bir zaman içinde değiştirmek ve Çin’deki gibi yarı-sabit kur sistemine geçmek; aynı zamanda da MB yasasını değiştirerek bankanın TL yanında kuru da gözetmesini ve bankanın tam bağımsızlığını sağlamak gerekiyor. ( İktisatta Marcus Fleming ve Robert A.Mundel tarafından 1960 başlarında geliştirilen , sabit döviz kuru , serbest sermaye hareketleri ve bağımsız para politikası imkansız üçlemesi , Türkiye şartlarında geçerli değil.)

2-Aynı paralelde sıcak para haraketlerini kontrol etmek gerekir.Sıcak paranın, spekülatif sermayenin cirit attığı ekonomilere, yeni yatırımlar için doğrudan yabancı yatırım sermayesi girmez. Spekülatif sıcak para hareketlerini, vergi dışında Merkez Bankası’na binde bir karşılık alarak kontrol etmek gerekiyor.

3.Doğrudan yabancı yatırım sermayesi teşvik edilmelidir. Doğrudan yabancı sermaye çekmenin önündeki bürokrasi ve bürokrasinin finansmanı ortadan kaldırılmalıdır.

Örnek vermek gerekirse: Volkswagen Türkiye’de yatırım yapmak istedi ama vazgeçti. Manisa’da kurulması planlanan fabrikanın yıllık 300 bin araç üretim kapasitesine sahip olması ve yaklaşık 4 bin kişilik istihdam yaratması öngörülüyordu. 2020 yılı sonunda yapımına başlanması planlanan fabrikanın 2022’de üretime geçmesi bekleniyordu.

Volkswagen’in yatırımdan vazgeçmesinin, pandemi gibi açıklanan nedenleri akla yakın değil. Zaten yatırımın tamamlanması pandemi sonrasına kalıyordu. Ben nedenini bürokrasinin ağır maliyetine bağlıyorum. Başımdan geçtiği için biliyorum. Yatırım projeleri, imar planları için devlete, özellikle çevre ve şehircilik bakanlığına yüksek harçlar ve paralar ödeniyor.

4-Kamu kaynakları etkin kullanılmalıdır. Bütçeye yeniden Meclis ve Sayıştay denetimi getirilmelidir. Meclis denetimi dışındaki fonlar ve uygulamalar kaldırılmalı; tüm kamu sektörünü kapsayacak, “global bütçe” uygulamasına gidilmelidir.

5-Varlık Fonu kaldırılmalıdır. Bütçeden yapılan popülist harcamalar ve şatafat giderleri, her şehirde bir fabrika yapmak ve halka iş dağıtmak için kullanılmalıdır.

6-Dolaylı vergiler düşürülmeli, asgari ücretin tamamı vergi dışı tutularak, halkın satın alma gücü artırılmalıdır.

7-Kamuda yolsuzluklar için ağır müeyyide getirilmelidir. Zira yolsuzluklar kamuda mal ve hizmet maliyetlerinde verimliliğin düşmesine ve maliyetlerin artmasına neden olur.
8-Kamu-Özel İşbirliği Kanunu tamamıyla kaldırılmalıdır. Bu yolla yapılan yatırımların halka maliyeti yüksektir. Talep garantisi dünyanın hiçbir ülkesinde ve hiçbir uygulamada yoktur. Talep garantisinin altında halkın aleyhine yanlışlar yatıyor. Bu yolla yapılan, köprü, tünel, yol, hastaneler, cari yatırım değeri ile devletleştirilmelidir. Devletleştirme ödemeleri, bu kapsamda yapılan yatırım gelirleri ile karşılanmalıdır.

9-Tarımsal destekler AB seviyesine çıkarılmalıdır. Milli gelirin en az %1’i alt sınır olmalıdır. Organik tarıma daha yüksek teşvikler verilmelidir. Tarım sektörüne spesifik ve acil müdahaleler yapılmalı; tarımsal destekler artırılmalıdır.

10-Elbette bütün reformlar, siyasi, sosyal ve ekonomik iyileştirmeler, yeni bir kalkınma planı içinde yapılmalıdır.

Netice olarak ; Çıkış çok zordur ve zaman alır.

Bilmek  gerekir ki otokrasi yoluna giren hiçbir iktidar, ben yapamadım diye çekilmez .  Ama 20 yıllık negatif birikimin devam etmesi toplumu daha da zor duruma sokacaktır. Bunun içinde Halkın tepkisi artmıştır. Erken seçim çözümü hızlandırır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir