BU BORÇLARI KİM ÖDEYECEK?

2013 yılında, Gayri Safi yurt içi Hasıla (GSYH) , kabaca milli gelirimiz yüzde 4 büyüdü. Bu büyümeyi talep artışı sağladı. Toplam talebin büyümeye katkısı 3.1 puan oldu. Buna karşılık yatırımların etkisi sıfıra yakın yüzde 0.1 oldu. Yani Türkiye yatırımsız büyüdü .

Toplam talep nasıl artar? Halk tasarrufundan veya servetinden harcama yapar.. Geliri artar, harcaması da artar. Yada borçlanır harcar. Türkiye de Halk borçlandı harcadı ve toplam talep arttı. Toplam tüketici kredileri 2012 yılı sonunda 194.3 milyar lira iken 2013 yılı sonunda 248.3 milyar liraya yükseldi.


Bu borçları halk geri ödeyecek. Halk aldığı borçtan daha fazlasını geri ödemeye başlayınca bu defa harcamaları da düşecek. Toplam talep azalacak ve büyüme de düşecek. Türkiye düşük büyüme oranı ile mevcut dış borçlarını çevirmekte zorlanır.

Öte yandan Türkiye’nin dış borçları da 2002 yılında 129 milyar dolar iken 2013 sonunda 388.2 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin dış borçları söz konusu olduğunda , kamu ve özel ayırımı yapılmaz. Çünkü her iki borçta ödenince hem dövizle ödenecek ve döviz ihtiyacını etkileyecek … Hem de net geri ödeme sırasında Türkiye’den kaynak çıkacak ve büyümeyi olumsuz etkileyecek.


 

Yukarıdaki tabloda yer alan dış borç stoku , dış borçlarda bazı sorunlar olabileceğini gösteriyor:

Kısa vadeli dış borç stoku , 11.5 milyar dolardır. Dış borçlarda riski artıran bu kısa vadeli dış borçlardır. Kısa vadeli borçlar bir yıl ve bir yıldan daha kısa vadeli olan dış borçlardır. Bu borçlar yeni dış borç alınarak çevriliyor .

Türkiye de siyasi ve ekonomik riskler arttıkça , demokraside aksamalar oldukça , Türkiye’nin riski artıyor. Borç verenler bu kısa vadeli borcu ya vermiyor veya daha yüksek faizle veriyorlar. Bunun içindir ki uluslararası piyasalarda dolar faizi en fazla yüzde 3 olduğu halde bir banka yüzde 6 faizle ancak dış borç alabildi.

Kaldı ki ,kısa vadeli dış borçları çevirmek yanında ayrıca cari açığın finansmanı içinde yeni dış kaynak bulmak zorundayız. 2014 te bulması gerek dış finansman ihtiyacı 230 milyar dolara çıkıyor.

Bu dış kaynağı bulmak giderek zorlaşıyor. İki nedenle zorlaşıyor… Birisi dünyada FED kararından sonra likidite daralması başladı ve dış finansman koşulları daha ağırlaştı. İkincisi ise AB müzakerelerinde tıkanma , dış politikada sertleşme , içerde yasaklar ve siyasi gerilim ve düşük büyüme , dış kaynak bulmayı zorlaştırdı.

Dış borçlanma sürdürülebilir mi ? Şartlar elverdiği ölçüde Dış borcu yeni dış borç alarak ödeyebilirsiniz .. Yine de risk arttığı için , yeni borçları daha yüksek faizle çevirebilirsiniz… Ülkenin kırılganlığı artar. Fiziki yatırım yapacak yabancı sermaye yatırımları gelmez. İçerde de yatırımları olumsuz etkiler.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir