Macar Seçimleri ve Biz

3 Nisan 2022 Pazar günü Macaristan’da yapılan genel seçimi halihazırda hükümette yer alan Fidesz (Macar Yurttaş Birliği) ve Hristiyan Demokratik Halk Partisi (KDNP) koalisyonu; oyların yüzde 53’ünü alarak kazandı.

Demokratik Koalisyonu olan (DK), Jobbik, Momentum, Macaristan Sosyalist Partisi (MSZP), Macaristan Yeşiller Partisi (LMP) ve Macaristan için Diyalog Partisi’nin (PM) oluşturduğu çatı oluşumu “Macaristan için Birlik” oyların yüzde 35’ini, aşırı sağcı Bizim Ülkemiz (Mi Hazank) ise oyların yüzde 6’sını alarak mecliste temsil hakkı kazandı.

Siyasi iktidar yandaşları ve yandaş medya Macar seçimlerini kendi zaferi gibi yorumladı. Yandaş medyadan bir gazete seçim sonucunu ‘’ Altılı Hezimet ‘’ diye manşete çıkardı. Bir diğeri ‘’Altılı ittifak sandığa gömüldü ‘’ diye başlık attı.

Macaristan’daki demokrat cepheyi oluşturan 6 parti ile, Türkiye de Millet ittifakını aynı kefeye koyarak birtakım sonuçlar çıkarmak akla yakın değildir.

1- Her şeyden önce, seçim öncesi anketlerde zaten Victor Orban’ın oy oranı beş puan daha yüksek görünüyordu. Seçim Öncesi Kamuoyu yoklamalarında, Orbanın oyu yüzde 41 muhalefetin oyu yüzde 36 olarak tahmin edilmişti.  Türkiye de en son anketler ortalaması Cumhur ittifakı yüzde 39,6, Millet ittifakı yüzde 46,6 ve HDP yüzde 10.dur.

2- Macaristan’da ekonomik sorunlar vardı ve fakat kriz yoktu. Otokrasi ve popülizm sorunu vardı. Türkiye ise giderek artan ağır bir ekonomik istikrar sorunu yaşıyor.

3- İnsani ve evrensel değerler açısından Victor Urban’ın Macaristan’a göçe ve sığınmacılara karşı aldığı katı önlemler yanlış olmasına rağmen, halk tarafından onaylandı. Türkiye’de ise savaştan kaçan Suriyeli ve Afganlı gençlerin kendi gençlerimizden daha fazla korunması, halk arasında tedirginlik yaratmaktadır.

Bu farklılar yanında, bizim iktidar ile Victor Orban’ın iktidarının fazlaca benzer yanları var.

1- Otokraside tam benzeşiyorlar. Doğuya açılım politikasında seve seve ilişki kurduğu ülkelerin tümü de otoriter yönetimlere sahip ülkelerdir. 

2- Orban’ın Medya alnında da yaptıkları birebir AKP iktidarının yaptıklarına uyuyor.  Dora Diseri, DW Macarca Yayınlar sorumlusu, Victor Orban’ın medya kuşatması olayını şöyle açıklıyor;

“Orban; İlk etapta devlet medyasında kendine engel olabileceğini düşündüğü gazetecileri, yorumcuları işten çıkarmaya başladı. Medyada ciddi bir temizlik hareketi yaşandı. Devlet televizyonu iktidarın söylediklerini yayınlayan “Sözcü” bir kurum haline geldi. Gazeteler ve diğer medya yayın organları arasında muhalefetin sesini duyurabileceği yayın organları vardı. Süreç içerisinde bu kurumlar da tasfiye edildi. Bir kısmı mali olarak zor durumda bırakıldı.  Önemli kurumlar bir gece içerisinde bir takım medya grupları tarafından satın alındı. Sonra anlaşıldı ki bu gruplar Orban’ın partisi Fidesz yanlısı gruplar. Gazete ve dergilerin tasfiyesinin ardından internet sitelerine de aynı yöntem uygulandı. Tek muhalif radyo olan Clubradio da seçim öncesinde frekans izni verilmeyerek tasfiye edildi.” 

Macar Halkı, yargı bağımsızlığına açıkça karşı olan ve demokrasiyi aşındıran Orban’ı neden yeniden seçti? Çünkü sosyalizmde Macar halkını ndemokrasi kültürü aşındı. Bu nedenle Macar Halkında demokrasi talebi düşüktür. Sovyetlerin Buda-Peşteyi işgal etmesi de Halkın şövenist duygularını artırdı.

Bu günkü koşullarda; Macaristan ya AB içinde kalmayacaktır veya AB içinde kalırsa, demokrasi ve hukuka uymayan iktidarlar mutlak gidecektir.

AKP ve AKP yandaşlarının Türkiyede ki Millet İttifakını, Macarsitandaki “Macar Yurttaş Birliği” ne benzetmelerinin temel nedeni yaşadıkları panikten ileri geliyor.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir