Yeni Faizin Etkileri Ne Olur ?

Merkez Bankası yüzde 14 olan gösterge faizini yüzde 12’ ye düşürdü.

Dünya ekonomik konjonktürü faiz düşürmeye müsaittir. Herşeyden önce Avrupa Merkez Bankasının faizleri ekside tutması ve  ABD’ de FED’in faizleri düşürmesi , MB ‘nın faizleri düşürmesi konusunda elini güçlendirmiştir.

İç sorunlara gelince … MB Faiz düşürmesini iki önemeli gerekçeye bağlıyor.  Bu gerekçelerinden  Birisi enflasyondaki iyileşmedir.

1. MB anketine göre bir yıl sonrası Aralık ayı İçin TÜFE beklentisi yüzde 10.07 dir. Bu şartlarda MB’ nın  gösterge faizinde , reel faiz oranı yüzde 1.17 demektir.

Enflasyon oranı yüksek olduğu için Türkiye için nominal faiz değil ,

reel faiz önemlidir. Kaldı ki mevduat faizi bununda altında kalacaktır ; Çünkü stopajı’da düşmek gerekir.

Bu şartlarda mevcut riskleri de katarsak tasarruf sahibinin mevduatta kalması zordur.  TL kuru halen yüzde 22 dolayında düşüktür. Ancak bir yıl öncesine göre TL  yüzde 5 kadar değer kazandı. Bundan sonra TL ‘nin değer kazanması ve riskleri de içeren yaklaşık denge kuru olan beş liraya düşmesi olası değildir. Kurların artma olasılığı  daha fazladır. Bunun için faizlerin düşmesi , döviz mevduat hesaplarının artmasına neden olacaktır.

2. İkinci gerekçe , cari dengenin düzelmesidir. Ekim ayı itibariyle yıllıklandırılmış ödemeler dengesi hesaplarına göre , 2019 yılında 4 milyar 336 milyon dolar cari fazla verdik. Aynı dönemde 15 milyar 367 milyon dolar da dış ticaret açığı verdik.

Cari fazla vermemizin temel nedeni , GSYH’ da küçülmedir. Çünkü üretimde ithal aramalı’nın payı yüksektir. Üretim düşünce aramalı ithalatı da azaldı. İthal aramallarına olan ihtiyaç azalmadı. Zira içerde bu aramallarını üretecek yatırım yapılmadı.

Aslında düşük reel faiz veya eksi faiz yatırımların artmasına neden olur. Ne var ki , bu günkü hukuki ve demokratik altyapı buna izin vermiyor. Bu alanda reform yapılmalıdır.

Bundan sonra büyüme başlayınca cari açıkta başlayacaktır.

Cari fazlanın bir diğer nedeni de  bu sene turizm gelirlerinde artıştır. Türkiye’nin Turizm gelirlerini artırma potansiyeli yüksektir. Aklımızı başımıza alıp Turizmimizi korumalıyız.

Büyüme ile cari açık artacağından, döviz talebi de artacaktır. TL’ de düşük reel faiz , dövize yönelmeyi engelleyemez.

3. Türkiye ‘nin riski yüksektir. Bu riski uluslar arası piyasalarda oluşan Beş yıllık tahvillerimizin iflas risk sigorta pirimi (CDS) gösteriyor. 11 Aralık ta bu risk pirimi 308 baz puan idi. Kısaca Türkiye de reel faiz hesabı yaparken en az üç puan reel faiz ilave etmek gerekir.

Aksi takdirde kısa vadeli sermaye çıkışı olur.

TÜİK’   Ekim ayında  mevduatta TÜFE bazlı yıllık reel getiri oranı  yüzde 13.63 olarak açıkladı. Bu reel faiz yüksek bir orandır. Buna rağmen yıllıklandırılmış olarak bakarsak portföy yatırımlarında bir yıl öncesine göre gerileme var.  yüzde 1 veya 2 reel faiz çıkışı hızlandırır.

Netice olarak reel faizlerin düşmesi , yeni bir kur hareketini tetikleyecektir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir