YABANCIYA SATIŞ RİSK SINIRINI GEÇTİ

CHP’nin Pusula 2007 Seçim Bildirgesi’nde, “Ulusal bankacılık sisteminin sağlıklı gelişmesi, ulusal bankacılıkta yabancı payının belirli bir oranı geçmemesi hedef alınmıştır” deniliyor.

Acaba neden diğer sektörlerde yabancı yatırım sermayesine itiraz eden yok da, bankacılık sektörü için var?

Bu soruya cevap vermeden önce diğer ülkelerin ne yaptığına bakmak gerekir…      

1.) Sanayileşmiş ülkelerde yabancının payı düşüktür. Buna karşılık IMF reçetelerini uygulayan, IMF’ye çıpa olarak kullanan ülkelerde yabancı payı daha yüksektir.

                             BANKALARDA YABANCI PAYI
                                                            Yüzde Payı

                             Avrupa Birliği                20
                              Almanya                         5
                              İtalya                              8
                              İspanya                        10
                              Hollanda                       11
                              Fransa                          19
                              Yunanistan                   20
                              Polonya                        80
AB’de bankalarda yabancı payı ortalaması yüzde 20’dir. Ancak, bu ortalama IMF’nin kontrol ettiği Doğu Avrupa ülkelerindeki yüksek paydan ileri geliyor.

Şimdi Oyakbank’ın 2.7 milyar dolarla yabancıya satılmasından sonra, Türkiye’de bankalarda yabancı payı yüzde 40’ı geçti. Aslında özel finans kurumlarını da katarsak bu payın yüzde 50’yi geçtiği ifade ediliyor.

NEDEN İZİN VERİLDİ ?
2)Bankaların yabancıya satışının yanlış olduğunu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı da açıkladı.

Banka satışları diğer şirket satışları gibi serbest değil. BDDK iznine tabidir. Geçen sene BDDK Başkanı yabancıya satışa üzülerek izin verdiğini söyledi.

 

Neden üzülerek ?

Çünkü bankaları yabancıya satmanın topluma getirdiği olumsuz maliyetler var.

Neden izin verdi?

Çünkü, AKP Hükümeti, toplumu, ekonomiyi düşünmüyor. Yalnızca, “para gelsin de nasıl gelirse gelsin” zihniyeti ile hareket ediliyor. BDDK Başkanı da bu nedenle satışlara izin veriyor.

RİSKİ ARTIRIYOR

3.) Küreselleşme sürecinde sermaye hareketlerinin önü açıldı. Sermayeyi artık kimse kontrol edemiyor. 2001 krizinden önce Arjantin’deki yabancı bankalar devalüasyon kokusunu alınca dışarıya 30 milyar dolar transfer ettiler. Bu transfer krizi hızlandırdı…

Bir işletmenin fabrikası varsa, kriz tehlikesinde bu fabrikayı söküp götüremez. Ancak, bankası varsa, banka elindeki mevduatı dövize çevirip dışarıya transfer eder. Bu durumda dövize olan talep artar… Devalüasyon hızlanır… Kriz hızlanır…

KAZANDIĞINI GÖTÜRECEK …

Türkiye de en yüksek faizi yabancı bankalar alıyor.. Örneğin yabancı bankaların tamamı  Banka ve kredi kartları için , yasal faiz olarak yüzde 96 ve gecikme faizi olarak yüzde 106 faiz uyguluyor.  Ziraat bankası ise  bu faizin yarısı kadar faiz alıyor.

Yabancı  bankalar kazandıklarını dövize çevirerek yurt dışına transfer edecekler.. Bu yolla yurt dışına kaynak çıkışı olacak.. Zaten dış borç faizi için kaynak çıkıyor.. Şimdi ayrıca bankaların karları da çıkacak .. Başka bir ifade ile kaynak çıkışı olacak.

Bankalar lobi oluşturmakta etkin işletmelerdir..  Çoğunun  televizyonu var..  Piyasa koşullarını , beklentilerini kendilerine göre oluşturuyorlar. Bu aynı zamanda Türkiye’nin iç ve dış politikasında etkin olmaları demektir. Başka bir ifade ile Türkiye’nin iç ve dış politikasını etkiyeceklerdir.

Bankaların yabancıya satılmasında , yanlış yapan hükümettir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir