ÜRETİM TIKANMA NOKTASINDA

Son göstergelere göre, gerek sanayide üretim kapasitesi ve gerekse üretim endeksi düştü.

Sanayide üretimin düşmesinin siyasi ve ekonomik nedenleri var. İç ve dış politikada belirsizlik, ekonomide kırılganlığı artırıyor. Yatırım ve üretimi olumsuz etkiliyor.

Uluslararası kurumların yayınladığı yolsuzluk endeksleri, IMF ve AB raporlarında Türk ekonomisi ve özellikle bankalar konusuna dikkat çekilmesi de aynı şekilde kırılganlığı artırıyor ve bu durum yerli ve yabancı sermaye için güvensizlik yaratıyor. Mamafih, reel sektör güven endeksi de düşüyor.


Bir diğer uluslararası sorun, Avrupa Birliğindeki ekonomik durgunluk ve ekonomik sorunlardır. Bu anlamda küresel büyümenin de düşmesi etkilidir.

İç sorunlara gelince…

1. İç ekonomik sorunların başında 2013 yılına kadar uygulanan düşük kur politikası geliyor. Düşük kur, AKP Hükümeti’nin, sıcak para gelsin diye bilerek ve özellikle uyguladığı bir politikadır. MB’ da enflasyonu frenlemek için düşük kura yapışmıştır.
Bu gün bile Kasım ayı itibariyle Merkez bankasına göre, ÜFE bazlı reel kur endeksi 112 ve TÜFE bazlı reel kur endeksi 114 tür. Yani TL yüzde 12 ve yüzde 14 daha değerli, kurlar aynı oranda düşüktür.

Düşük kur ihracatı daha pahalı, ithalatı daha ucuz kıldığı için, aramalı ithalatı içeride üretmekten daha ucuza geliyor. Bu şartlarda sanayiciler, KOBİ’ler daha ucuz olduğu için ara malını üretmek yerine ithal ettiler. Sonuçta iç üretim ve istihdam daraldı. İşsizlik arttı.
Rekabet gücü düştü


2)Elektrik üretimi, ithal doğalgaz ağırlıklıdır. Doğalgazda Türkiye dışa bağımlıdır. Bu durum enerjinin daha pahalı olmasına neden oluyor. Üretimde riski artırıyor. Uzun vadeli stratejik plan yapmayı ve yatırımları engelliyor.

3)İstihdam üzerindeki vergi ve prim yükü yüksektir. Asgari ücretli bir işçiden yapılan kesintiler toplamı yüzde 737.4 tür. Evli bir çocuklu işçi üstündeki istihdam yükü dünyanın en ağır yüküdür.

5)Türk bankacılık sisteminde yabancı sermayenin payı artmaktadır. Bu durum ulusal programlar yapmaya, uzun dönemli stratejiler yapmayı engelliyor.

6)Özelleştirmede de yabancı payı yüksektir. İslami sermayeye öncelik tanınıyor. Stratejik yatırımlar kamuda kalmalıdır… Diğerleri için ise ulusal sermayeye vadeli satış gibi teşvikler sağlanmalıdır.

7) Türkiye’de daha ucuz ve hızlı ulaşım yolları olan, tren yolu ve deniz yolu taşımacılığı yerine daha pahalı karayolu taşımacılığı yapılıyor. Bu nedenle üretim maliyetleri içinde, taşıma maliyetlerinin payı yüksektir.


8) Mevduat faizi ve MB gösterge faizi enflasyonun üstünde değil… Ancak kredi faizleri yüksektir. Kredilerde Yüksek reel faiz üretimde faiz maliyetini artırmıştır.
9)Reel sektör için vasıflı işgücü eğitimi yapılmıyor. Eğitimde insan gücü planlaması yapılmadığı için bazı mesleklerde işgücü fazlası, bazı mesleklerde ise işgücü eksiği var. Özel sektör, odaları aracılığı ile ihtiyaç duyduğu vasıflı işgücünü kendi yetiştirmeye başlamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir