TURİZMDE HİZMET KALİTESİ DÜŞTÜ

Turizm için öteden beri ‘’altın yumurtlayan tavuk ‘’ sözü kullanılır. Turizm politikası , yalnızca tanıtım demek değildir…

Sektör Tanıtımla birlikte  , yatırım , eğitim , pazarlama ve bunlar dışında uygulanmakta olan diğer iktisat politikalarından da etkilenir. Ayrıca doğla olarak Turizm ve turizmle ilgili mevzuattan da  etkilenir.

 

Uygulanmakta olan iktisat politikaları içinde turizm  sektörünü  en fazla etkiliyen  politika kur politikası olmuştur. 

 

YTL’nin aşırı değer kazanması , Turizm sektörünü zora sokmuştur. Rekabet gücümüzü düşürmüştür. 

Kasım 2002 ayındaki, 1995 bazlı MB reel kur endeksini 100 olarak alırsak, Eylül 2007 itibarıyla reel kur endeksi 144.6 olur.

Bu  endeks  aradan geçen 5 yıl içinde döviz sepeti karşısında YTL yüzde 44.6 oranında değer kazandığını göstermektedir.  O gün 1 dolar 0.77 Euro’dan oluşan döviz sepetinin değeri 2.981 YTL idi. Eylül 2007’de aynı sepetin MB reel kur endeksine göre  değerinin  4.310 YTL olması gerekirdi. Oysaki bu günkü değeri 2.670 YTL ‘dir.

 

İŞLETMELER ZORA GİRDİ


Bu durum turizm sektörünün YTL cinsinden gelirini düşürdü. Turizm işletmecisinin , 2002 yılındaki karlılığını korumuş olması için , verdiği hizmet karşılığı eline geçen  bir döviz sepeti karşılığı dövizi 4.310 YTL ‘ye bozdurması gerekirdi. Oysaki bu sepeti şimdi 2.670 YTL’ye bozduruyor.  Yani dövizini bozdurduğunda eline 100 yerine 62 lira geçiyor.

 

Bir Turizm işletmesinin giderleri YTL cinsinden olduğu için , giderleri enflasyon kadar artıyor. Ancak geliri döviz olduğu için geliri azalmış oluyor.

 

KALİTE DÜŞTÜ

 

Bu şartlarda işletme  yaşamak için , işçiden kesecektir… Kaliteden kesecektir. Hizmetten kesecektir.  Zaten Turizm tesislerimiz yatırım açısından dünyada ön sırada , hizmet açısından son sırada görünüyor.

 

İşletmelerin maliyetleri düşürmek telaşı, sektörde hizmet kalitesini düşüren faktörlerin başında geliyor.

 

Zaten gelen turist başına ortalama  harcama da  düşürüyor. Yani gelen paralı turist sayısı azalıyor.  Bunun bir neden değerli YTL , bir nedeni de hizmette kalitenin düşmesidir.

 

TURİZM DE  İMAR ANARŞİSİ VAR

 

İmar uygulamaları Turizm sektöründe yatırımları engelliyor.    Bazı alanlarda imar izni   özel çevre koruma kuruluna bağlıdır… Bazı alanlar Turizm alanıdır… İmarı  Turizm bakanlığı veriyor. İmar konusunda  Mücavir alanlarda  belediyeler… Köylerde bayındırlık bakanlığı yetkilidir.

 

Turizm yatırımların da , Turizm bakanlığı dışında , Çevre ve Orman Bakanlığı , Milli emlak , Milli savunma , özel çevre koruma kurulu , denizcilik müsteşarlığı ve şimdi son olarak ta AKP döneminde içki ruhsatı konusunda İç İşleri Bakanlığı işin içine girmektedir.

 

Bu bürokrasi kargaşası , turizm yatırımlarını olumsuz etkiliyor.

 

Yatırım yapacak olanlar , tek bir yetkili kamu kurumu ile muhatap olmalıdır.  Bu anlamda Turizm yatırımları için gerekli izinler ve planlama yetkisi  , koordinasyon ve etkinlik açısından tek bakanlıkta , Turizm bakanlığında olması gerekir. Ancak kültür ve turizm bakanlığında da , bürokrasi özellikle zaman açısından yeniden organize edilmelidir. Zira işletmelerden aldığımız şikayetlerden anlaşılıyor ki  bakanlıkta bazı işlemler bir -iki yıl içinde tamamlanmıyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir