TÜRKİYE FAKİRLEŞİYOR

2015 İkinci çeyrekte , (Nisan –Mayıs –Haziran ) Gayri Safi Yurt İçi Hasıla ( GSYH) yüzde 3.8 oranında büyüdü. Merkez Bankası anketlerinde ikinci çeyrek büyüme oranı yüzde 3.1 olarak bekleniyordu.  

Yılın ilk iki çeyreğinde, yani ilk 6 ayında ise GSYH yüzde 3,1 oranında büyüdü. 

1.Yüzde 3,8 ‘lik İkinci çeyrek büyüme ve yüzde 3,1 ‘lik ilk 6 aylık büyüme oranı, Dünya büyüme oranlarına göre düşüktür. IMF’ Dünya ekonomik görünüm raporunda, 2015 yılında bizim gibi gelişmekte olan ülkeler ortalama büyüme oranı yüzde 5 olarak tahmin edilmiştir.  

 

 

Sanayi üretim endeksinin düşmesi ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle bu yılın kalan çeyreklerinde büyüme oranlarının düşeceği anlaşılıyor. Düşmese bile yüzde 3,1’lik büyüme Türkiye’nin kalkınması ve dış borçlarını ödemesi için yeterli bir büyüme oranı değildir.  

Öte yandan, dolar kurları arttığı için dolar olarak hesap edilen GSYH ‘ da eksi büyüme var. İkinci çeyrekte dolar olarak hesap edilen büyüme -10.7 oldu. Başka bir ifade ile Dolar cinsinden GSYH yüzde 10,7 oranında küçüldü. GSYH’ nın dolar cinsinden küçülmesi, Türkiye’nin  G-20 dışında kalmasına neden olabilir. (Aşağıdaki grafikte çeyrekler itibariyle TL ve dolar cinsinden büyüme oranları yer alıyor.)  

 

2) Büyüme oranlarını seçim ekonomileri de etkiliyor. Seçim sırasında Devletin, adayların ve siyasi partilerin seçim harcamaları artıyor.  Maliye Bakanı ve Hükümetin tersini söylemesine rağmen, aşağıdaki grafikten AKP iktidarının seçimin yapılacağı çeyreklerde kamu harcamalarını birkaç kat artırdığını görebiliyoruz. 

Mamafih, Geçen sene 2014 Mart seçimleri sırasında, sabit fiyatlarla Devletin nihai tüketim harcamaları birinci çeyrekte yüzde 9,2 artmıştır… Marttan sonra ikinci çeyrekte yüzde 2,5’e düşmüştür. Bu sene ise, birinci çeyrekte yüzde 2.5 artmış.. Haziran seçimleri nedeniyle ikinci çeyrekte yüzde 7,2’ye çıkmıştır. Yani siyasi iktidar devlet bütçesini bir seçim aracı olarak kullanmıştır.   

3. Öteden beri, reel sektörün aleyhine ve finans sektörünün lehine bir büyüme yaşıyoruz. İkinci çeyrekte de, banka ve sigorta sektörü yüzde 9.1 büyürken, sanayi sektörü yüzde 4,1 büyüdü. (Aşağıdaki tablo ) 

Bankaların yüksek oranda büyümesine, mevduat sahibinden bankalara eksi reel faiz nedeniyle gelir transfer edilmesidir. 

TÜİK’in açıkladığı, Finansal yatırım araçları reel getiri oranlarına göre, Ağustostan ağustosa son bir yıl içinde, vergi hariç mevduatın yıllık reel getiri oranları, 2014 yılında -4.08 ve 2015 yılında ise – 2.03 oldu. Yani 2014 ağustos ayında 100 liralık ve bir yıllık mevduatı olanların satın alma gücü olarak ellerinde 95.lira 92 kuruş kaldı, 2015 yılı Ağustosunda ise yine bir yıl önce yatırdığı 100 liradan satın alma gücü olarak elinde 97lira 70 kuruşu kaldı.  

Aradaki fark, mevduat sahibinden bankalara yapılan dolaylı gelir transferidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir