TÜİK YİNE ÇARPITTI

Ocak, şubat ve mart aylarını içine alan 2008 yılı ilk çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da büyüme oranı yüzde 6.6 oldu. ABD ve AB büyüme konusunda endişe yaşarken, gelişmekte olan ülkelerde ortalama büyüme oranı düşerken, bizim yüzde 6.6 oranında büyüme yakalamış olmamız çok önemlidir.
Sektörler içinde, en büyük büyüme yüzde 11.8 büyüme ile sağlık işleri ve sosyal hizmetlerde meydana gelmiş. İkinci sırada yüzde 9.9 büyüme ile toptan ve perakende ticaret geliyor.

Toptan ve perakende ticarette büyümenin yüksek olması, ekonominin canlı olduğunu gösterir. Oysaki Merkez Bankası (MB) ve Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), imalat sanayi yöneticileri nezdinde yaptıkları anketlerde yani Reel Kesim Güven Endeksi’nde bu dönemde özel sektör toplam mal siparişinin düştüğünü söylüyor… Toplam sipariş endeksi, 2007 temmuz ayında yüzde 91.8 iken 2008 ocak ve şubat aylarında 80.5’e gerilemiş. Toptan ve perakende ticaret yapanlar demek ki sattıkları malların önemli bir kısmını ithal ettiler.

TÜİK’in rakamlarına bakarsak, büyüme yüksek talebe bağlı olarak gerçekleşmiş. Yurt içi tüketim geçen senenin de üstüne çıkarak yüzde 7.3 oranında büyümüş.

Tüketiciler farklı konuşuyor

Tüketiciler MB ve TÜİK’in yaptığı Tüketici Güven Endeksi’nde böyle konuşmuyor. Bu endeks bu sene başından başlayarak hızla düşmeye başladı. Yıl sonunda 93.89 iken mart ayında 81.96’ya geriledi. Aynı endekste tüketici satın alma gücünün düştüğünü, iş bulma olanaklarının azaldığını söylüyor. Tüketimi artan tüketici neden böyle karamsar olsun? Satın alma gücünün düştüğünü söyleyen tüketici hangi saikle tüketimini artırdı? Hani anketteki tüketici ile toplam talebi artıran tüketici sanki aynı tüketici değil.

Yine TÜİK’in büyüme rakamlarına bakarsak, ilk çeyrekte özel sektör yatırımlarında da patlama olmuş. Geçen sene ilk çeyrekte özel sektör Sabit Sermaye Oluşumu yüzde 2 artmışken bu sene yüzde 11.3 artmış .
Ancak… Yatırımlar bu kadar arttı ise neden işsizlik azalmadı? Acaba işi olanlar anketlerde kasıtlı olarak mı işsizim diyor? TÜİK, yaptığı anketlerin doğruluğunu test etmiyor mu?

Herhalde özel sektör doğru konuşmuyor! Reel kesim güven endeksinde sabit sermaye miktarı endeksi, ağustos 2007’de 121.3 iken 2008’in ilk üç ayında, sırasıyla 107, 102 ve 103 olmuş.

Reel kesim, tüketiciler, halkın tamamını oluşturuyor… Bu durumda şu soru önem kazanıyor… Acaba halk mı yanlış konuşuyor? Yoksa TÜİK mi rakamları çarpıtıyor? Anketlere katılan binlerce kişinin aynı doğrultuda yalan söylemesi imkânsızdır. O halde TÜİK her zamanki gibi büyüme rakamlarını da çarpıttı.
İktidar için her yol meşru mu?

TÜİK, son üç yıldır rakamları saptırmaya başladı. İktidar da hep TÜİK’e çanak tutuyor. Bunun içindir ki, birçok faktör yanında rakamlara takla attırmak ta, güvenirliğimizi zedeliyor.

AKP iktidarının neden bu kadar iktidara asıldığı, kafalarda birçok soru işareti yaratıyor? Özellikle Başbakan, devlet borçları dahil, tüm ekonomik göstergeleri saptırarak konuşuyor… Acaba gemiler yakıldı mı? Neden?
Nedeni kapatma davasının altındaki gerçekler mi?

Atatürkçü ve ulusalcıların toplanması hangi telâştan ileri geliyor?

Ne olursa olsun, “korkunun ecele faydası yoktur”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir