İŞSİZLİK VE İŞSİZLİĞİN ÖNLENMESİ

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
23. Dönem 3. Yasama Yılı
79. Birleşim 21/Nisan /2009 Salı

  

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 79’uncu Birleşimini açıyorum. Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı üçüncü söz, işsizlik ve işsizliğin önlenmesi hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz’ a aittir.

Buyurunuz Sayın Korkmaz. (CHP sıralarından alkışlar)


ESFENDER KORKMAZ (İstanbul)
– Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; saygılar sunuyorum. İşsizlik ve işsizliğin çözülmesiyle ilgili birkaç öneride bulunmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bir durum tespiti yapacak olursak, kısaca, bugün, toplam, ocak ayı itibarıyla işsiz sayısı, fiilî ve gerçek işsiz sayısı 6 milyon 44 bin kişiye ulaşmıştır. Bu sayı maalesef daha da artacak şubat, mart aylarında. Bunun göstergeleri şunlardır: Bir defa, son çeyrekte eksi 6,2 büyümesi ekonominin, yani bu kadar daralması, küçülmesi işsizliğin artacağının bir göstergesidir. Sanayi ocak ayında yüzde 21,3; şubat ayında 23,7 küçüldü. Bugüne kadar, cumhuriyet döneminin sanayi üretimindeki en büyük düşmesi yaşanmıştır. Bu da işsizliğin artacağını göstermektedir ve nihayet özel yatırımlar 2008’in son çeyreğinde eksi 23,7 olmuştur. Yatırım olmayınca istihdam da olmaz. Bu da ocaktan sonra, şubat ve mart aylarında işsizliğin daha fazla artacağını göstermektedir.

 

 

 

Ben, muhalefet milletvekili olarak uyarıyorum, bizim görevimiz. Eğer işsizlikle ilgili acil önlem alınmazsa işsizlik bir sosyal risk hâline gelmiştir, bir sosyal patlama riski hâline gelmiştir. Daha önce ne söyledik de gerçekleşmedi? İnşallah, bu gerçekleşmez ama bu uyarıyı bu Meclis kürsüsünde yapmak gereğini duyuyorum.

Değerli arkadaşlar, bizim, Cumhuriyet Halk Partisinin daima işsizlikle ilgili önerileri olmuştur. Örneğin, İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu ve 19 milletvekilinin işsizlik sorunu ve İşsizlik Sigortası Fonu’nun daha etkin kullanılmasının araştırılarak gündeme alınması konusunda bir önergesi olmuştur.

Değerli arkadaşlar, bu önerge bugüne kadar görüşülmemiştir. Ayrıca, krizle mücadele için, işsizlikle mücadele için önce krizle mücadele etmek lazım. Bugüne kadar krizle mücadele için bir program yapılmamıştır. Avrupa Birliği Katılım Öncesi Ekonomik Programı bir durum tespitidir, bir politika değildir, bir politika aracı olarak kullanılmamıştır ama bugüne kadar, dikkat ederseniz 1980’de 24 Ocak kararları alınmıştır, 1994 krizinde 5 Nisan kararları alınmıştır, 2001 krizinde Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı yapılmıştır.

Değerli arkadaşlar, Hükûmete soruyorum, bu kriz varken, bu kadar fabrikalar kapanırken, bu kadar işsiz sayısı riskli hâle gelmişken neden bir ekonomik program Hükûmet Yapmıyor? Godot’yu bekler gibi neden İMF’yi bekliyor? Arkadaşlar, İMF’yle zaten ikili anlaşma yaparak 10,6 milyar dolar alabiliriz, ille politikaları İMF’ye mi yaptırmamız lazım?

Değerli arkadaşlar, ikincisi; böyle bir program yapılırsa ancak güven gelir topluma, reel sektöre ve ancak krizle mücadele bu takdirde yapabilirsiniz.

Öte yandan, yıllardır söylüyoruz istihdam yükü çok yüksek. Arkadaşlar, eğer istihdam yükünü yüzde 25 düzeyine, Avrupa Birliği, OECD ortalaması düzeyine indirirseniz, bakın: 9 milyon kayıt dışı istihdam 4 milyona iner, 5 milyon kayıt altına alınır ve devletin geliri artar, neden indirmiyorsunuz? Neden bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisinin ısrarlarına rağmen, istihdam yükünü indirmiyorsunuz? Bu, gelir azalması değil, devlete gelir artışı yaratacaktır, lütfen bunu yapın.

Arkadaşlar, üçüncüsü; yatırımların önünü açmamız lazım. Bir ekonomide yatırımların önü açılmazsa işsizlik azalmaz. Neden teşvik politikasını bugün tam anlamıyla uygulamıyorsunuz? (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız, buyurunuz.

ESFENDER KORKMAZ (Devamla) – Bugün eğer yatırımların önünü açmak istiyorsanız, bütün yatırımlara konjonktürel etki yapması için, ekonomide canlanma yaratması için, bütün yatırımları teşvik etmeniz lazım, teşviklerin önünün açılması lazım.

Değerli arkadaşlar, faiz oranlarını Merkez Bankası yüzde 12,5’e indirdi, bankaların kullandığı kredilerin faiz oranı, mevduat faizi yüzde 11-12’ye düştü ama yatırım faizleri hâlen yüzde 25.

Arkadaşlar, hükûmet ne demektir? Devlet ne demektir? Piyasaya düzen getiren, istikrar getiren unsurlardır bunlar. Neden siz yüzde 11,5-yüzde 12’yle vatandaştan faiz alan bankaların, yatırımlara yüzde 25-30’la kredi vermesini engellemiyorsunuz? Bunu siz engellemeyeceksiniz de bu devlet, bu Hükûmet engellemeyecek de kim engelleyecek? Onun için, yatırımların önünün açılması için, yatırım kredilerine bankaların ödedikleri, vatandaştan aldığı faizlerin mutlaka indirilmesi ve bu yönde katı kuralların getirilmesi gerekiyor. (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Korkmaz, lütfen sözlerinizi bitiriniz.

ESFENDER KORKMAZ (Devamla) – Bitiriyorum efendim. Değerli arkadaşlar, yatırımların önünün açılmasından öte İşsizlik Fonu’nu mutlaka işsizler için kullanın. Bizim bu konuda yasa tasarımız var, bunları gündeme getirin ve eğer bunları yapmazsak, söylediğim gibi, biz muhalefet olarak bu uyarıları yapmazsak biz de sorumluluk altında kalacağız ama biz devamlı uyarıyoruz, size yapmak kalıyor.

Saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Korkmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir