İŞSİZLİĞE VADELİ BAKMALIYIZ

İşsizliğin getirdiği sorunları tartışmaya gerek kalmadı… Zira bu sorunları zaten yaşıyoruz…  Öte yandan  bugünkü şartlarda kısa vadeli önlemlerin alınması da mümkün görünmüyor.Gerek hükümet ve gerekse IMF’nin işsizlik kaygıları kağıt üstünde  kalmaya mahkumdur… Her ikisinin söyledikleri, yalnızca kamu oyu önünde söylenmiş olması için söylenmiş sözlerdir… Gerçekte ise işsizliğin önlenmesi, uygulanmakta olan kısa vadeli, faiz-kur politikasıyla, faiz dışı bütçe fazlası politikasıyla uyumlu değildir.

İşsizliğin önlenmesi için önce kur politikasını değiştirmek gerekir… Aksi halde kurlar yerlerde süründükçe içeride kimse yatırım yapmaz… Yerine ithalata yüklenir..İşsizlikte önlenmez.

Yine, Devlet altyapı yatırımlarını artırırsa, faiz dışı fazla oranını tutturamaz… IMF itiraz eder… IMF kredileri sorun olur.Yatırım yapılmazsa, istihdam da olmaz. 

 

Kaldı ki, fiilen de  bir uygulama yapılmıyor… Örneğin “istihdamın geliştirilmesi ve işsizliğin önlenmesi koordinasyon kurulu” kuruldu… Ancak yalnızca bir  defa toplantı yaptı… Herhangi bir şekilde sesi-soluğu da çıkmadı.

Aslında bugünü kaybettik.. Ancak öyle görünüyor ki eğer böyle giderse geleceği de kaybedeceğiz. Gelecek için bugünden uzun vadeli önlemleri almalıyız.. Bu çerçevede

1) Eğitimde işgücü planlaması yapılmalıdır.

Geçmiş yıllarda bir işgücü planlaması yapılmadığı için, şimdi Mühendis fazlası var… Buna karşılık doktor-Hemşire açığı var… Ara eleman ve Teknisyen açığı var.Bu durum işsizliği artırıyor aynı zamanda  verimliliği düşürüyor.

Eğitim kurumları, ihtiyaca göre açılmalı. Siyasi tavizlere araç olmaktan kurtulmalı ve işgücü ihtiyacına göre eğitim yapılmalıdır.

2) Nüfus artış hızını düşürmeliyiz

Nüfus artış hızı  yüzde 1.5’e  gerildi… Buna rağmen çok yüksektir…15 yaş ve yukarısı çalışabilir nüfus 50.5 milyona  yükseldi… Her nüfus artışı yeni iş alanı gerektiriyor… Nüfus artış hızını yüzde yarımlara çekmeliyiz.

3) Kırsal Kalkınma Programı Yapmalıyız.

Kırsal kalkınmanın iki önemli yanı var… Birisi bölgeler arası kullanılmışlık farkının azalmasına imkan hazırlar… İkincisi ise, kırsal alanlarda iş sahalarının açılmasına ve sonuçta işsizliğin azalması ile kent’e göçün durmasına yardımcı olur.

Kırsal kalkınma, göstermelik teşviklerle olmaz… Kamunun altyapı yapması ve Siyasi iktidarların sivil toplum örgütlerini teşvik ederek onları harekete geçirmesi ile mümkün olur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.