SİYASETTE FIRSATÇILIK KİMSEYE YARAR SAĞLAMAZ

Ekonomik krizin sonucunu  dört kelimeyle özetleyebiliriz: ‘’ Fakir millet.. Zengin Devlet.. ‘’

Millet neden fakirleşti? Toplam talebi kısıcı politikalar nedeniyle ekonomideki  büyüme halka yansımadı.. İşsizlik arttı.. Bölgeler arası gelir dağılımı bozuldu.. İç borçlar nedeniyle kamu yatırımları yapılmadı. Batık bankaların maliyeti topluma vergi olarak yayıldı.

Devlet neden zenginleşti? Özelleştirme yapılmadı.. Tersine belediyeler yeni ‘’BİT’’ler kurdular. Bankalar fona devredildi.  Yeni vergiler geldi.. Vergi yükü arttı. Devlet her yıl daha çok vergi almaya başladı.

IMF ‘li politikalar fakirden alıp  zengine akıtan  bir köprü görevi gördü..Görmeye devam ediyor.

Bu şartlarda, iktisat politikaları için yeni bir anlayış gerekiyor.. Yeni bir uygulama gerekiyor. Zengin devlet değil, sosyal devlet.. Refah devleti değil .. Refah toplumu .. Fakir millet değil  değil , zengin millet olmanın yolu ancak böyle açılabilir.

Ne yazık ki ,’’ politika fırsatçıları bu yolun önünü tıkıyorlar.. ‘’ Hatta sanki bunu planlı yapıyorlar..

Örnek olarak , CHP ‘ye  karşı yapılanları gösterebiliriz..

Halk partisinde daha seçim sonuçları alınmadan , bir takım organizasyonlar başladı.. Bazı partililer ‘’Baykalı’ düşürmek için başka partiye oy verin ‘’diyorlar.. Bazıları da ,anketleri kendi siyasi hırsları ve kişisel siyasi çıkarları için bir fırsat olarak şimdiden kullanıyor.

Bir partide yönetimi beğenmek veya tersi  , insanların kendi tercihleridir.. Parti üyeleri arasında ve hatta yönetimin içinde  Farklı düşünce ve yaklaşımda da olanlar  olabilirler..Ancak bu  gibileri mücadeleyi fikir düzeyinde ve parti içinde yapmaları gerekir.  Yaklaşımlarını savunurken veya Tercihlerini kullanırken birinci prensip, partiye zarar  ermekten kaçınmaktır. ‘’Kol kırılır , yen içinde ‘’ sözü , topluma mal olmuştur.. Türk toplumunun prensibini yansıtmaktadır. 

Bir parti içinde, yönetime talip olmak ta herkesin hakkıdır.. Ancak bu hakkı kullanırken demokratik  yöntemlerin ve parti kurallarının dışına çıkmak , hem partiye hem de kendilerine zarar getirir.

Halkımız bu konularda hassastır.. Fırsatçılığı hoş görmez.. Partiyi zor duruma düşürüp , arkasında’’ ben kurtarırım  ‘’demek , tam anlamıyla ‘’Fırsat düşkünlüğü ‘’ dür..  Fırsat düşkünlüğü , siyasi ahlaka terstir.

Bir siyasi partide daha başarılı olmanın yolu her şartta , daha fazla çalışmaktır..  Alternatif çözümler ve yaklaşımları getirmektir.  Başarılı insanları eninde sonunda her parti ve her toplum takdir eder.. Mükafatlandırır .. Aksi halde bir  genel başkanın ve bir partinin ‘’kuyusunu kazmak ‘’, ‘’ bindiği dalı kesmek ‘’ demektir. Böyle davrananlar  sonunda gemiyi batırırlar ..  Kendileri de batan gemide  boğulurlar.

Seçmenimiz ne yapacağını iyi bilir.. Şimdiye kadar , birçok siyasi partiyi silmesini bildi.. Elbette ki şimdiden sonra da fırsat düşkünlerini dinleyecek ve bunları silecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir