SOSYAL SORUNLAR NEDEN TIRMANDI?

Şimdiye kadar gerek Hükümet programında ve gerekse  IMF ile yapılan Standby düzenlemelerinde, gelir dağılımı ve sosyal sorunlar, ikinci derecede yer aldı.

Hükümet tarafından memura verilen zam bu durumu açıkça gösteriyor… Ayrıca örneğin İşsizliğin önlenmesi için tek  bir proje çalışması da yok… Sorun yuvarlak laflarla geçiştiriliyor.

Avrupa Birliği hedefi ve 3 ekim müzakere süreci  işsizlik ve yoksulluk gibi sorunları ertelemek için bir araç olarak kullanıyor…

Muhalefet partilerinden CHP’nin  bu sorunlara eğilmesine fırsat verilmiyor… CHP’yi engelleyenler  bilerek veya bilmeyerek  yalnızca CHP’ye değil, tüm  topluma kötülük ediyorlar… Toplumsal sorunların gündeme gelmesini ve tartışılmasını engellemiş oluyorlar…

Adaylık görüşmeleri için mücadele verdiğimiz Avrupa  Birliğinde, “İstihdam Seviyesinin yükseltilmesi ve işsizliğin önlenmesi” öncelikli hedef olduğu halde, işsiz sayısı 9 milyona ulaşan,kayıt dışı istihdamın yarı yarıya tırmandığı bizde, böyle bir hedef yoktur.. 

İstihdam konusu, bir ülkenin refah seviyesi kadar sosyal gelişmenin ulaştığı aşamayı, insanların mutluluğunu ve toplumsal dengeleri belirleyen en ciddi konudur. İşsiz kitlelerin topluma verdiği zarar, politik alanda demokratik rejimleri tehdit edebilen ciddi bir tehlike haline gelebilmektedir.

Türkiye’de kapkaç olaylarının, anarşi ve terörün temel nedeni de bu sosyal sorunlardır.

Sosyal anarşinin yıkıcı etkisi bir günde ortaya çıkmaz..Ancak sinsi bir kurt gibi toplumu içten kemirir…

Kaldı ki İstihdam sorunlarının ve bağlı olarak ortaya çıkan sosyal sorunların çözümsüz kalması aynı zamanda    Avrupa Birliği yolunda  önemli bir engel oluşturacaktır…

Kuşkusuz bu sorunların çözümü için önce niyet etmek, proje geliştirmek ve istihdam hedefi tespit etmekten geçer…

Son aylarda bu  gibi olayların ne kadar tırmandığı yetkililer tarafından  rakamlarla açıklanıyor…

Aslında yetkilerin yeni öğrendiklerini vatandaş yıllardır yaşıyor. Ve vatandaş şunu soruyor: “Madem bu gibi sosyal sorunlar tırmandı, neden önlemiyorsunuz” Dünyada ve Türkiye ‘de  yönetmekte   yetersiz kalmanın müeyyideleri  bellidir…

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir