SOSYAL GÜVENLİK DEVLETİN İŞİDİR

Küreselleşmenin zarar verdiği kesimlerin başında, çalışanlar geliyor. Zira, kürselleşme de sermaye hareketleri tamamıyla serbest bırakıldı… Mal hareketleri kısmen serbest bırakıldı. Tersine emek hareketi daha çok kısıtlandı.

 

Yetmedi … Küreselleşme  çalışanların sosyal güvenliğini de riske soktu. Bir kamu hizmeti olan sosyal güvenliğin özel sektör de vermeye başladı.

 

Türkiye de AKP İktidarı da sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerinin daha çok özel sektör tarafından yapılmasını öngören bir yaklaşım içindedir.  Bu durum uygulamada çok net görünüyor.

 

Meseleye Türkiye açısından bakarsak, sosyal güvenliği özelleştirmenin, zaman içinde telafi edilmeyecek sakıncaları ortaya çıkacaktır:

 

 

 

1-) Gelişmekte olan ülkelerde, ekonomik istikrar bıçak sırtındadır… Son küresel krizde gösterdi ki, gelişmekte olan ülkelerde ekonomi daha da kırılgandır… Türkiye’de eğer sosyal güvenlik sistemi özel sektöre devredilirse, ekonomik krizler, küresel krizler, özel sektörü zora düşürebilir. Bu durumda, özel sosyal güvenlik sistemi çöker.

 

2-) Krizlerde devletin yükü daha da artar… 2001 banka krizinde olduğu gibi büyük zararlar ortaya çıkıyor… Bu zararları devlet ödemek zorunda kalıyor… Fatura topluma çıkıyor.

 

Türkiye’de ekonomi aşırı kırılgan olduğu için uzun vadeli fon yönetmek çok risklidir. Özel sektör iyi niyetli de olsa, uzun vadeli plan-program yapamıyor. Sonuçta krizlerde bu gibi fonların çoğu iflas ediyor.

 

3-) Türkiye’de güçlü, istikrarlı ve şeffaf piyasa yoktur. Sermaye piyasasının araçları yetersizdir. Ayrıca yine son yaşanan dünya krizi de  sermaye piyasasının manipülasyon tehdidi altında olduğunu gösterdi. Bu nedenle özel sektörün sosyal güvenlik fonlarını istikrarlı bir şekilde nemalandırması mümkün değildir.

 

4-) Özel emeklilik fonlarına yönelik, uzun süreli bir emeklilik sistemi geleneğimiz yoktur.

 

5-) Sosyal güvenlikte özel sistemler devletin toplumdaki etkinliğini azaltır. Zira çalışanların geleceğini garanti altına almak bir kamusal görevdir… Özel sistemler devlet-fert ilişkisinin ve devlet imajının zayıflamasına neden olur. Sosyal devlet anlayışını ortadan kaldırır.

 

6-) Özel emeklilik sistemleri çalışanların yüzde 100’üne güvence sağlamakta yetersiz kalıyor… En başarılı uygulama olarak gösterilen Şili’de halen iş gücünün yüzde 65’i sisteme dahildir.

 

7-) Özel sosyal güvenlik sistemleri çalışanlar arasında eşitsizlik yaratmaktadır… İmkanı daha çok olanlar, daha yüksek dereceden yararlanmaktadır… Yani çalışmayı, verimi ve işte verimi dışlayan bir sistemdir.

 

😎 Özel sistemde prim ödeme daha çok aksıyor. Şili’de 6 milyon kişi olan özel emeklilik sisteminde, üyelerin yalnızca yarısı, primlerini düzenli ödemektedir.

 

9-) Sağlık ve emeklilik hizmetlerini özel sektöre yaptırmak, hizmetin daha pahalı görülmesine neden olacaktır. Çünkü özel sektör doğası gereği bu işten en yüksek kâr sağlamaya yönelik çalışacaktır.

 

10-) Siyasi iktidarlar bu çerçevede, sosyal güvenlik, eğitim ve sağlık hizmetlerini yandaşlarına veya radikal guruplara yaptırarak belirli kesimlere kaynak aktarmak isteyeceklerdir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir