SENDİKALI İŞÇİDE AZALMA VAR

2001 krizi sanki işçinin başında patladı. Hem işçinin Reel geliri geriledi… Hem işsizlik arttı… Hem de sendikalaşma oranı düştü…

Sendikalaşma oranı sendikalı işçi sayısının, toplam işçi sayısı içindeki payını gösteriyor… Örneğin 1999 yılında 100 işçinin 69’u sendikalı iken, bugün 58’i sendikalı işçidir.

Aslında sendikalaşma oranı tüm gelişmiş ülkelerde düştü. Ancak  Türkiye’de IMF’li politikalar ve krizden sonra daha hızlı düştü.

 

                          SENDİKALAŞMA ORANI

 

YILLAR     İşçi Sayısı(bin)    Sendikalı Sayısı(bin)        Oran

                                                                                             (Yüzde)

 

  1996               3.973                        2.695                         68.0

  2004               4.916                        2.854                         58.0

 

1996′daki yüzde 68 sendikalaşma oranı 1999’da bir puan artarak yüzde 69’a yükseldi… Ancak IMF’li politikalar ve krizden sonra tekrar düştü ve yüzde 58’e geriledi.

Sendikalaşma oranı neden geriledi?

1) IMF ile yapılan Stand-by düzenlemeleri ve 2001 krizinden sonraki programlar reel ücretlerin düşürülmesi üzerine kurulmuştur. Bu gün CHP için bitti diyen Ecevit, işçinin ve çiftçinin reel gelirini düşürmede IMF ile işbirliği yapmıştır… 1960’lı yıllarda getirdiği işçi haklarını 1999’dan sonra yine kendi eliyle boğazlamıştır.

2) İşçi haklarının Marksist yöntemlerle savunulması,dünyada tutmadı.İşçi haklarının hala “işçi sınıfının burjuva sınıfına karşı mücadelesi olarak tarif edenler var. Aynı şekilde şimdiye kadar meseleyi sürekli yeni liberal politikaları” suçlayarak savunmak  ve alternatif çözüm önermemekte işçi haklarının çözümünü engellemiştir.

Çünkü bu ideolojik tavırlar, halkın tepkisini çekmiş ve toplum işçisine sahip çıkmamıştır. Gerçekte ise işçi hakları radikal militanlara bırakılmayacak kadar önemli bir sorundur.

İşçi sorununu ideolojik bir sorun haline getirmekten en çok iş veren yararlanmıştır. Aslında işçi kesimi işverenin istediği bu tuzağa düşmüştür. İş verenler işçi haklarını istismar etmiştir.

Radikal düşünenlerin işçiyi kullanmaları sonucu, işçi dağılmıştır. Siyasi güç olmaktan çıkmıştır. Bugün 3 konfederasyonun olması da bu bölünmenin  bir sonucudur.

3) İşçiler,  bazı sendika ağalarının da tuzağına düşmüş. Bu konuda işçi kendi sorununa sahip çıkamamıştır. Sendikalaşma bilinci zarar görmüştür. İşçinin sendikalar olan güveni azalmıştır.

4) Bilgi çağında madencilik, demir-çelik gibi iş kollarında işçi sayısı azalmıştır. Bilgi teknolojisi daha az işçi çalıştıran çok sayıda firma olarak devam etmektedir. Çok dağınık olduğu için bu sektör sendikalaşmaya uygun bir sektör değildir.

5) İşsizlik arttığı için, işçinin pazarlık gücü düşmüştür. Sendikalarda firmalar işçi çıkaracak diye toplu sözleşmelerde ve grevlerde başarısız kalınmaktadır.

Sonuç olarak hükümet bilinçli olursa, sendikalaşmayı teşvik eden yeni yasal düzenlemeler yapar. İşveren bilinçli olursa sendikalaşmayı destekler… Çünkü gerçek anlamda sendikalaşma işçi verimliliğini arttırır. İş yerinde istikrar getirir

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir