SEÇİMİN ETKİSİ BİR AYDA BİTTİ

Türkiye İstatistik Enstitüsü ve Merkez Bankasının işbirliği ile yaptıkları, Tüketici Güven Endeksi,  tüketicilerin maddi durumunu, harcama ve tasarruflarını, mevcut durum itibariyle ve beklenti olarak gösteren ve ayrıca tüketicilerin genel ekonomik duruma ilişkin tahminlerini veren anketlerdir. Özetle bu anketler Tüketici duyarlılığını ve eğilimlerini ölçmektedir.

Bu endekste 100 güven sınırıdır. 100 altı güvensizliği, 100 üstü ise güveni gösterir.

Tüketici güven endeksi, Kasım seçimleri öncesi siyasi belirsizlik nedeni ile en düşük düzeyi olan yüzde 58.5’e gerilemişti. Kasım seçimleri ile belirsizlik kalktı ve bu endekste Aralık ayında yüzde 77.1’e yükseldi.

2014 yılı Ocak ayında yüzde 72.4’idi. 2015 Aralık ayında bu seviyeden 1.2 puan daha yüksek, 73.6 oldu.

 

 

Tüketici güven endeksi bir anlamda tüketicinin moralinin bozuk olduğunu gösteriyor. Güven endeksi uzun süre negatifte kaldığı zaman tüketici çıkış yolu arıyor. Bu çıkış yolu için siyasi belirsizlik içinde seçimleri bir umut olarak gördü. Bu nedenle Kasım ayında seçim sonuçları etkili oldu ve endeks yüzde 77.1’ e yükseldi.

Ancak tüketici yine umduğunu bulamadı ve Aralık ayında yeniden güveni yüzde 73.6’ya geriledi. (Aşağıdaki tablo)  

 

  

 

Tabloda yer alan diğer göstergeler önümüzdeki sene, tüketici güveninin daha da düşeceğini gösteriyor. Anketlerde;

·         Genel ekonomik durumda, iki yıl öncesine göre, Tüketici bu günkü ekonomik durumun dünden daha kötü olduğunu belirtiyor. Endeks değeri 72.4’ten 73.6’ya gerilemiş. 

·         Yine, Dayanıklı tüketim malı almak için bu gün ortamın dünden kötü olduğunu,

·         Konut alma ihtimalinin azaldığını,

·         Otomobil alma olasılığının da yine azaldığını,

·         Tasarruf etme ihtimalinin de düştüğünü söylemiş.

Tüketici güven göstergelerine bakarsak, 2016 yılında tüketimin daralacağına ve büyüme de aynı şekilde düşecektir.

Tüketici güven endeksi, yatırım yapacaklar için bir göstergedir. Ayrıca tüketici davranışları, tüketim harcamalarının ve büyümenin yanı sıra emtia fiyatları, döviz kurları, sanayi üretimi ve enflasyon gibi ekonomik göstergeyi etkiler. Kendisi de tüm bu göstergelerden etkilenir.

2016 yılı için en önemli sorun durgunluktur. Böyle giderse durgunluk devam eder. Zira Talep artışının büyümeye katkısı yüksektir.

 2015 yılı seçim yılı olduğu için, hem bütçeden car harcamalar ve yatırım harcamaları arttı, hem de özel seçim harcamaları yapıldı.    Bu anlamda 2016 da tüketici morali düşük devam ederse, özel yatırımlarda artış olmaz. Sanayi üretim kapasitesi düşer. 2016 yılı Büyüme oranı yine düşük kalır.

İhracat artışından da büyüme için fayda olmayacak gibi görünüyor. Çünkü Rusya, Suriye ve Ortadoğu sorunları, İhracatta da büyümeyi engelliyor. Buna karşılık üretim ithal aramalı ve hammaddeye bağımlı olduğu için, ithalat devam eder. İthalatın hatırı sayılır oranda düşmesi için, aramalı ve hammaddeyi içerde üretmemiz gerekir. Maalesef yatırım ortamı olmadığı için içerde yatırım yapılmıyor. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir