SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİNİ DOĞRU OKUYALIM

TÜİK, önceki gün, Mayıs ayı sanayi üretim endeksini açıkladı. 2005 yılı ortalaması 100 olan endeks, Mayıs 2009 da 102.3 oldu. Bir önceki aya göre yüzde 5 arttı. Ancak geçen sene Mayıs ayına göre yüzde 17.4 düştü.

 

Eğer aylık sanayi üretim endeksini iyi okuyamazsan veya keyfi tercüme edersen, bu iki artış ve azalışı hem  istediğin gibi yorumlarsın. Hem de bu soruna çözüm bulamazsın.

 

Yıl içinde sanayi üretim endeksi aylar itibariyle değişir. Yıl içinde endeksin en düşük olduğu ay Ocak ayıdır… En yüksek olduğu ay ise Mayıs ayıdır.

 

Örneğin 2007 Mayıs ayında sanayi üretim endeksi, 120.0 olmuştu… 2008 de ise 123.9 idi. Bu sene Mayıs ayında ise 102.3 oldu.

 

 

 

Bu sene bir önceki ay olan Nisan ayına göre Mayıs ayında sanayi üretim endeksi, yüzde 5 arttı. Ancak her sene aynı artış var. 2007 yılında da Mayıs ayındaki artış yüzde 7.4 idi. 2008 yılında da 3.7 idi.

 

Kaldı ki, krizin ölçüsü üretim artışını mevsimsel etkiler taşıyan bir önceki aya göre değil, bir önceki yılın Mayıs ayına değerlendirmektir. Önceki Mayısa göre, bu endeks yüzde 17.4 düşmüştür.

 

Önceki yıllara göre düşüşü görmeyip, bir önceki aya göre artışı görmek, olayın bütünlüğünü ve kriz gerçeğini  engeller. Bu gerçeği ilgili bakanların daha doğru okuması gerekir. Akis halde önlem almak imkanı olmaz.

 

Sanayi Bakanı, istatistikleri kendi kafasına göre çarpıtmada başta geliyor. Nisana göre aylık artışa bakarak, çarkların dönmeye başladığını söylüyor.

 

Ekonominin iç dinamikleri uzun süreli resesyona karşı her zaman başkaldırır. Önemli olan bu iç dinamikleri, iktisat politikaları ile desteklemektir. Bu anlamda Hükümet hem adım atmıyor… Hem de attığı adımı doğru hesap edemiyor. Kelime oyunları ile beklentileri yöneteceğini sanıyor… Gerçekte ise siyaha beyaz demek, beklentileri yanlış yönetmek demektir.

 

AKP bu nedenledir ki krize karşı etkili önlemler de alamıyor. Örneğin, otomobilde KDV ve ÖTV indirimi, yalnızca ithalatı artırdı. Otomobil üretimi artmadı. Tersine Mayıs ayında motorlu kara taşıtı otomobil üretim endeksi yüzde 41.9 düştü.

 

Pazarda geçen seneye göre daha çok araba satıldı. Ancak motorlu taşıtlar üretimi yüzde 41.9 düştü… Bu ne demektir? Şirketler stoklarını bitirdi… Yeni ithalat yaptılar. Ancak yerli üretim artmadı. İstihdam artmadı. İşsizlik azalmadı. Yani bizim yaptığımız indirim, araba ithal ettiğimiz ülkelerin üretimini artırdı.

 

İşin doğrusu, vergi indirimlerini yalnızca yerli araba için yapmaktı. İthal arabayı dışarıda tutmak idi.

 

Öte yandan, Mayıs ayında yeni yatırım da yapılmadı. Sermaye malı üretim endeksi geçen yıla göre yüzde 35.8 oranında düştü. 2009 önceki aylarda bu düşme yüzde 40’ın üstünde idi.  Ancak Mayıs ayı üretimin yüksek olduğu bir aydır. buna rağmen sermaye malı üretim endeksinin – 35.8 olması, yatırım yapılmadığını gösteriyor.

 

Sanayide sürükleyici sektör olan imalat sanayi üretimi daha yüksek, yüzde 19 oranında düştü.

 

Bu şartlarda sanayi üretimi, 4 yıl geriye gitti. Önceki, 2005 seviyesine geriledi.

 

Yine sanayi üretimindeki düşme krizin gerçek nedeni olan sektörel dengeyi daha çok bozdu.

 

2009 ilk çeyreğindeki büyüme farkları bu durumu daha iyi yansıtıyor. İlk çeyrekte Bankacılık yüzde 10.8 büyüdü… İmalat sanayi tersine dördüncü çeyreğe göre daha fazla, yüzde 18.5 küçüldü. Arada 29.3 puan fark var.

 

Resesyonda sektörel dengenin daha çok bozulması, krizin derinleştiğini göstermektedir.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir