Rusya’dan Dost Olmaz

Türkiye’nin tarihsel olarak Rusya ile inişli çıkışlı bir ilişkisi olmuştur. Osmanlı’nın çöküşünde de Rusya’nın payı bulunmakla birlikte sonradan sosyalist Bolşevik devrimi yapan Ruslar İstiklal Savaşı’nda Türkiye‘ye yardımcı oldu. Bir hedefleri vardı. Türkiye ‘yi kendi Sovyet  blokuna çekmek… Ama Atatürk buna gelmedi. Stalin döneminde ise ibre tekrar Türkiye aleyhine döndü.

Rusya İkinci Dünya Harbi’nde önce Hitler’e destek verdi. Timothy Snyder (Tiranlık Üzerine, (Çev: Zeynep Erez ) Olvido Kitap, İstanbul 2017 ) Rusya’nın Hitler’e desteğini şöyle anlatıyor;

“Sovyetler Birliği, 1939 yazında Nazi Almanya’sının Polonya’yı işgali sırasında Almanlarla ittifaka girerek Kızıl Ordu ile Wehrmact’ı (Almanya’nın silahlı kuvvetleri) birleştirdiler. Ancak Polonya Hükümeti onlarla mücadele etmeyi seçti ve Fransa ile Büyük Britanya ile anlaşmalar yaptı. Almanya Sovyetler Birliği’nden aldığı gıda ve yakıt yardımı sayesinde 1940 baharında saldırdığı Norveç, Hollanda, Belçika‘yı hızlıca işgal etti.Sovyetler Birliği de Kasım 1939’da Helsinki’yi bombaladı. Norveç’i işgal etti. Estonya, Letonya ve Litvanya’yı işgal etti.”

Almanya Sovyetleri de işgal etmek için 1941’de Sovyet müttefikine karşı harekete geçince, Sovyetlerin aklı başına geldi.

ABD ve İngiltere’nin II. Dünya Savaşı’nda Moskova ile yaptığı müzakerelerin tutanaklarında, Stalin’in 1945 yılında Türkiye’den Kars ve Ardahan’ı talep ettiğini ve yine Boğazlarda üs istediği yazılıdır. Aynı belgelerde Stalin’in dünyanın çeşitli ülkelerinden Ermenileri SSCB’ye getirttiğini ve onları, işgal etmek istediği Doğu Anadolu’ya yerleştirmeyi amaçladığını, Doğu Anadolu’ yu işgaline haklı zemin oluşturma çabası içerisinde SSCB’ye getirttiği Ermenileri kullanmaya çalıştığını gösteriyor.

Stalin’in ölümünden sonra 1953 yılında Rusya Türkiye’den toprak talebi olmadığını açıkladı.

Aslında Ruslar; komünist dikta kurdukları dönemde, diğer milletlere Hitler faşizmi kadar zarar vermişlerdir. Hitlerin beş yıl süren zulmünü Ruslar 70 yıl sürdürmüştür. İnsanlığın 70 yılını karanlığa gömmüştür. Bunun içindir ki komünist partilerin diktası sürdürülemez olmuş ve 1990 ve sonrasında müdahale olmadan, komünizm yönetimleri kendi kendini feshetmiştir.

Öte yandan, Marksist ideolojinin insan refahına hizmet etmesi için, önce demokratik karakterde olması gerekir. Bu mümkün değildir çünkü  tek partinin ve merkezi planlamanın olduğu bir sosyo-ekonomik sistemin özüne aykırıdır. Bunun içindir ki Sovyetlerde yaşandığı gibi insanlığın fakirlikte eşitleyen sistemler ortaya çıkmıştır.

Rusya 1990 piyasa ekonomisine geçiş sırasında demokrasiye de adım attı. Ancak komünist partiden gelen Putin demokrasinin yolunu kesti. Ayrıca Rusya geçmişte Sovyetlere dahil olan ve Rus etkisinde olan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ni de kendisine benzetti ve demokrasinin yolunu tıkadı.

Bağımsız Devletler Topluluğu, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Ermenistan, Kırgızistan, Moldova, olmak üzere 9 ülkeden oluşuyor. Fiili olarak bu topluluk Rusya’nın denetim ve gözetimi altındadır.

  • Freedom House 2018 İnsan Hakları Ve Demokratik Özgürlükler Endeksi’ne göre, Bağımsız Devletler Topluluğu’nun 9 üyesi içinde İnsan hakları ve siyasi özgürlükler açısından, özgür ülke yoktur.
  • Fert başına gelir seviyesi  olarak  bu 9 ülkede yüksek gelir gurubunda olan bir ülke de yoktur.

Bu gün Rusya  ; Suriye’de  Hafız Esat, Libya ‘da General Halife Hafter’ i ve Venezuela’da Madura’ yı destekliyor. Bunlar gösteriyor ki; Rusya ve Putin kendi statüsüne yakın olan bütün dikta rejimlerini destekliyor. Demokrasiyi kendisi için tehdit olarak kabul ediyor. Bunun içindir ki, Putin Rusya’sı dünya demokrasisi için bir risktir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir